Kazdağları’nda yöre halkından RES türbini kaçırmaca

Eybek Dağı’nda yapımı tasarlanan 40 RES türbinine karşı yöre halkı ve aktivistler öfkeli. Kazdağlarında RES’e hayır Dayanışması, imza kampanyası başlattı. Proje gerçekleşirse, 25 kilometrelik yeni bir yol açılacak, 11 kilometrelik eski yol ise genişletilecek. Türbinlerin yerleştirileceği yerde 139 bin dönüm tarım ve ormanlık alan etkilenecek.

Balıkesir’in Havran ilçesinde Kazdağı silsilesinin bir parçası olan Eybek Dağı’nda yapımı tasarlanan 40 adet RES türbiniyle ilgili 17 Haziran’da Ankara’da yapılacak İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısı, ekoloji aktivistleri ve yöre halkını yeniden harekete geçirdi.

Edremit’e bağlı Yaşyer Mahallesine üç, Hacıarslanlar Mahallesine dört kilometre mesafede yapımı planlanan RES türbinlerinin yedi tanesi tarım alanında, 33 tanesi ise ormanlık alanda yer alıyor. Doğa gönüllüleri ve yöre halkı, ekosisteme vereceği zararlar dışında Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunda birçok çelişki bulunan projenin iptalini istiyor.

Gerçekleştiğinde yılda 524 bin kilovatsaat enerji üretmesi planlanan, içinde tarım alanları ve ormanların bulunduğu 138 bin dönüm arazinin tahsis edildiği projede ne kadar ağaç kesileceği ise bilinmiyor.

Ömrü 49 yıl

Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü’nün gen koruma alanına 30 metre mesafede olduğu belirtilerek itiraz ettiği proje için bölgeye 8 metre genişliğinde 25 kilometrelik yeni bir yol açılacak, 11 kilometrelik eski yol ise genişletilecek. 10 ayda tamamlanması planlanan projenin işletme ömrü ise 49 yıl olacak. Polat Enerji’ye ait görünen, yüzde 90’ı Kanada ve Fransız sermayeli Duygu RES adlı proje için geçtiğimiz Ekim ayında Edremit’te yapılmak istenen “Halkı Bilgilendirme Toplantısı”, projeye karşı çıkan yöre halkı bilgilenmek istemediği için yaptırılmamıştı.

İmza kampanyası düzenlendi

Kazdağları’nda RES’e Hayır Dayanışması, proje hakkında halkı bilgilendirmek amacıyla Edremit Cumhuriyet Meydanı’nda imza kampanyası düzenledi. Yapılan basın açıklamasında da  “Projenin gerçekleştirileceği Eybek Dağı ve çevresi Edremit Körfezi’nin akciğeridir. Proje alanı yer seçimi yanlıştır. Projenin burada gerçekleştirilmesi, bölgede ciddi tepkilere yol açacaktır” denildi.

Açıklamada özetle şu görüşlere yer verildi.

“Yollar ve türbinlerin kurulum alanlarında yapılacak kesim ve inşaat faaliyetleri nedeniyle bölgenin eşsiz ekosistemi etkilenecektir. Ayrıca proje alanında tarım alanı ve meralar da vardır. Köylülerin tarım alanlarının kamulaştırılması ve meraların tahsisi durumunda, köylüler tarım yapamaz, hayvan yetiştiremez hale gelecektir.”

‘Yerel yönetimler ve halk da sürece katılmalı’

Yenilenebilir enerji üretimini kendilerinin de destekliği belirtilen açıklamada, “Ancak uygulamanın ve yer seçiminin doğru olması enerji yatırımlarının doğayı tahrip etmemesi ve rant odaklı olmaması gerekir. Enerjinin Almanya, Danimarka gibi ülkelerde olduğu gibi yerel yönetimlerin ve halkın katılacağı kooperatifler aracılığıyla üretilmesi en doğru yoldur. Ne yazık ki ülkemizde yenilenebilir enerji yatırımları da özellikle yabancı sermayeli şirketler aracılığıyla ranta ve talana dönüştürülmüştür” ifadelerine yer verildi. Edremit Belediye Başkan Yardımcısı Metin Tuncer de Eybek Dağı’na RES istemediklerini belirtti.

ÇED raporunun çelişkilerle dolu olduğunu belirten Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan ise “Proje ile ilgili Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün görüş yazısında, türbin sayısı 146 adet olarak belirtilmiştir. Oysa ÇED dosyasında 40 adet türbin yer almakta. Burada DHMİ’ye farklı bir proje mi sunuldu, sorusu akla geliyor” dedi.

Yarasa ve Memeli Değerlendirme raporlarında kasım ayında 10 gün süre ile yapıldığı belirtilen kuş gözlemlerinin en az iki yıl yapılması gerektiği ifade edildiğine dikkat çeken Doğan, “Ayrıca türbin montajından sonra 2 yıl daha gözlem önerilmekte. Türbinler monte edildikten sonra gözleme devam etmek sonucu nasıl etkileyecektir? Kuşlara, yarasalara ve memelilere zarar verildiği saptanırsa türbinler sökülecek midir? Raporda, kesilen ağaçların Orman idaresi tarafından ekonomiye kazandırılacağı belirtilmekte, ağaçlara emtia gözüyle bakılmaktadır” diye konuştu.

Halka rağmen proje yapılmaz

Kopyala-yapıştır olduğu anlaşılan raporun Eybek Dağı’nı İzmir’de gösteren bir tuhaflığa düştüğünü de anlatan Doğan, yöre halkının, RES projesini istemediğini, nitekim raporda “Halkın Katılımı Toplantısı” başlığında, “Balıkesir’de halk projeye karşı olduğunu beyan ederek bilgilenmek istememiştir” denildiğini belirtti. Doğan, “Halkın istemediği proje halka rağmen yapılmamalıdır” dedi.

Yöredeki STK’lar olarak İDK toplantısına katılarak itirazlarıyla birlikte bu çelişkileri de dile getireceklerini belirten Doğan şunları söyledi: “Türkiye’nin kurulu elektrik gücü 87 bin MWe, 2018’de kullanılan enerji ise 47 bin MWe’dir. 2028 yılı için bile fazla kurucu gücümüz vardır. Bu nedenle Dünyanın ender ekosistemlerinden biri olan Kazdağları ekosistemine zarar verecek olan Duygu Rüzgar Enerjisi Santrali için ÇED sürecinin sonlandırılarak projenin iptal edilmesini istiyoruz.”

Basın açıklamasına, Ayvalık Tabiat Platformu, Burhaniye Çevre Platformu ve Edremit Çevre Sağlığı Derneği gibi doğa koruma örgütlerinin yanı sıra bölgedeki sendikalar ve siyasi partiler de destek verdi.

Yenilenebilir olması yanında “temiz enerji” olarak da adlandırılan RES’ler yerleşim yerlerine yakın bölgelere kurulduğunda baş ağrısı, depresyon, uykusuzluk, tansiyon yüksekliği, anksiyete ve dolaşım sistemi hastalıklarına neden oluyor. Kuş göç yolları, meralar, tarım alanları ve ormanlık bölgelere kurulduğunda ise tozlaşmayı sağlayan arı vb. canlılara zarar veriyor; klima etkisi yapması nedeniyle tarım, hayvancılık ve biyoçeşitlilik olumsuz etkileniyor, orman ekosistemi bozuluyor.