Kanada yunus ve balina esaretini yasakladı

Kanada’da federal hükümet, deniz parkları ve tematik akvaryumlarlada balina ve yunusların esaret altında tutulmasını yasaklayan yasayı onayladı. Yunuslara Özgürlük Platformu, aynı adımı Türkiye hükümetinden de bekliyor.

Kanada, dört yıllık mücadelenin ardından, Pazartesi günü federal hükümet tarafından onaylanan yasal düzenlemeyle ülke çapındaki deniz parklarında ve tematik akvaryumlarda balina ve yunusların esaret altında tutulmasını yasakladı. Senatodan geçtikten sonra federal hükümet tarafından onaylanan yasal düzenleme, yunus ve balinaların doğal yaşam ortamlarından koparılmasını, doğal yaşam ortamlarından canlı yakalanmasını, esaret altında tutulmasını ve esaret altında “üretim” programlarını yasaklıyor. Ancak bu yasak, karaya canlı vuran deniz memelilerinin kurtarılmasını ve deniz memelilerinin tekrar doğaya dönmesini sağlayacak bilimsel rehabilitasyon programlarını kapsamıyor.

“Özgür Willy” olarak da bilinen S-203 no’lu düzenleme, aynı zamanda Ceza Kanunu’nda hayvanlara yönelik zulüm içeren fiillerin kapsamını genişleterek belirli değişiklikleri beraberinde getiriyor. Hayvan ticaretinin engellenmesi amacıyla, yunus ve balinaların ithal ve ihraç edilmesi de, istisnai şartlar dışında tamamen yasaklanıyor.

Halihazırda ülkede yunusları, belugaları (beyaz balina) ve katil balinaları (orka) esaret altında tutan iki tesis var: Marineland ve Vancouver akvaryumu. Her iki tesis de 2015’ten bu yana tasarıya karşı çıkmış, geçtiğimiz yıllarda pek çok hayvanın ölümüne ve hak ihlaline sahne oldukları için pek çok kez davalık olmuştu. Yeni düzenlemeyle birlikte bu tesislere yeni hayvanların getirilmesi yasaklanarak faaliyetlerinin sona ermesi bekleniyor.

Yasayı ihlal eden tesislere ise 200 bin dolara kadar para cezası getiriliyor.

İlk kez 11 Haziran 2015 tarihinde senatoya sunulan tasarı, dünya çapında Jane Goodall Enstitüsü, Animal Justice, Humane Society International, Zoocheck Canada ve üç kişinin ölümüyle ilgisi olan Seaworld‘deki katil balina hakkındaki belgesel Blackfish’in yönetmeni Gabriela Cowperthwaite’in da desteğini kazanmıştı.

‘Türkiye’den de benzer bir karar bekliyoruz’

Dünya çapındaki hayvan hakları aktivistleri ve Kanadalı siyasetçiler, bu adımı hayvan haklarında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirirken, geçtiğimiz günlerde TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nda yunus parklarının ve hayvanlı sirklerin yasaklanması taleplerini bir kez daha dile getiren Yunuslara Özgürlük Platformu ise, milletvekillerine seslenerek, Türkiye’nin de aynı kararı alarak dünyaya örnek bir adım atması gerektiğini belirtti.

Kara ve deniz sirklerinin yasaklanması için 2010’dan bu yana mücadele veren Yunuslara Özgürlük Platformu sözcüsü Öykü Yağcı Tonay, son dört yıldır Kanada’daki süreci yakından takip ettiklerini belirterek şunları söyledi: “Bu yasal düzenleme, tasarı aşamasındayken liberallerden demokratlara kadar farklı partilere mensup milletvekillerinden, bilim insanlarından, hayvan hakları örgütlerinden ve en önemlisi Kanada vatandaşlarından da büyük destek görmüştü. Hatta Kanadalılar, tasarının gündemden düşmesini engellemek ve bazı senatörlerin mevcut deniz parklarının açık kalması için yürüttükleri lobi çalışmalarını etkisiz hale getirmek için senatonun e-mail sistemini kilitleyecek kadar tepki mesajı atmıştı.

Ve nihayet Kanada, hayvanların özgürce yaşama hakkı temelinde yükselen bir yasayla Türkiye’ye örnek olacak bir karar aldı. Şu anda Türkiye, hayvan sevgisi, sosyal sorumluluk, eğitim kisvesi altında ve bilimsel etkinliği kabul edilmemiş olan yunus terapisi aldatmacasıyla, deniz memelerini ve farklı hayvan türlerini Antalya, İstanbul, Muğla ve Aydın‘daki 10 farklı ticari işletmede sergilemeye, gösteriye zorlamaya ve tutsak etmeye devam ediyor. Oysa yıllardır yerel ve uluslararası düzeyde sivil toplum kuruluşlarının ve ünlü isimlerin de katılımıyla farklı mecralarda devam eden eylemler, kampanyalar, boykotlar ve yasal başvurular sonucunda, artık hayvan sömürüsünden beslenen bu tür tesislerin istenmediğini kabul etmemiz ve hem hayvanlar hem de insanlar, özellikle de gelecek nesiller için daha iyisini yapabileceğimizi kanıtlamamız gerekiyor.

TBMM ve Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, tıpkı Kanada, İsviçre, İngiltere, Avusturya, Yunanistan, Hollanda, Peru, Bolivya, Hindistan, Nikaragua ve Slovenya gibi hayvanlı sirk ve gösterileri ve/veya deniz memelisi ticaretini yasaklayan ülkeler arasında yerini almalı; hayvan haklarını ve gittikçe büyüyen kamuoyu tepkisini göz önünde bulundurarak deniz parkları ve tematik akvaryumlarda hayvan esaretine en yakın zamanda son vermeli. TBMM’nin, ticari ve ekonomik çıkarların gölgesinde değil, etik, bilim ve temel haklar ışığında dünyaya örnek olacak benzer bir yasal düzenlemeyi, bunca yıllık farkındalık ve mücadele sonunda çıkartacağına inanıyoruz.”