Hafta SonuKöşe YazılarıYazarlar

Plastik ambalajda çözüm vergide değil, depozitoda

‘Tek kullanımlık ambalajların geri dönüştürülebilir olduğu iddia edilse de aslında geri dönüştürülmediği ve başka ülkelere pazarlandığını görüyoruz. Bunlar ve diğer plastiklerin çok kullanımlık ürünlerle değiştirilmesi gerekiyor.’

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı  “Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi Genel Tebliği” ile plastik poşetler için ödenecek geri kazanım katılım payına ait usul ve esasları açıklamıştı. Dünyadaki benzerleri ile toplanan paranın akıbeti dışında paralellik gösteren bu uygulamanın yaklaşım olarak makul bir uygulama olduğunu daha önce belirtmiştim. Ancak bu uygulamanın tek başına ve bu sınırlılıkla plastik kirliliğine çözüm olamayacağını da eklemiştim. Hatta orada diğer plastik ambalaj ve tek kullanımlık plastikler için de depozito ve yasaklama/üretimi sınırlama uygulamalarının, plastik kirliliği için daha etkili sonuçlar yaratacağını etraflıca yazmıştım.

Nitekim yine bakanlığın 30 Haziran 2019 tarihinde yürürlüğe sokmayı planladığı benzer bir uygulamayla, plastik poşetler dışında kalan; koli, şişe, ilaç kutusu, elektronik eşya, beyaz eşya ambalajları, pil vb. diğer ürünler için de bir sınırlamaya gideceğini duyduğumda başta heyecanlanmış olsam da sonradan içeriği okuyunca umutsuzluğa kapıldığımı belirtmem gerekiyor. Çünkü önerilen taslak, çevre için hiçbir faydası olmayan bir “komşular pazarda görsün” ve “yeni para kaynağı” uygulaması niteliğinde.

Vergiyle ancak poşet azalır

Neden mi? Çünkü insanların almak zorunda oldukları ürünlerin ambalaj ya da şişe/kutusuna vergi koyunca bu ambalajların doğaya atılmasını engelleyemezsiniz. Belki plastik poşet için etkili bir yöntem olabilir ancak diğer ambalajlar için hiçbir etkisi olmaz. Plastik poşet tekrar kullanımı çok düşük olan, bir şekilde kullanımının azaltılması gereken ve yerine ikamesi mümkün olan bir ürün. Bu ürün için uygulanacak kısıtlama ve vergilendirme uzun vadede plastik poşet kullanımını şüphesiz azaltacaktır. Çünkü insanlar bez torba ya da file ile plastik poşet kullanmaktan zamanla vazgeçecektir. En azından dünyadaki uygulamalar bunu destekler nitelikte.

Ancak gıda ambalajları, plastik kaplar/şişeler, vb diğer ürünler çoğunlukla yerine ikamesi çok da olmayan, ya da ikame ürünlerin çevreye etkisi daha fazla olabilen ürünlerdir. Bunların bir şekilde pazara süren ya da üreten tarafından geri alınması ve çöpe gitmeden uygun yöntemlerle yeniden kullanıma sokulması gerekir. Bu da ancak depozito sistemiyle mümkündür. Depozitolu ürünü alan vatandaş onu –bir değeri olduğu için- çok fazla zarar vermeden geri iade etme eğilimi gösterecektir. Bu da zamanla davranış değişikliği meydana getirecek ve insanlardaki farkındalığı arttıracaktır. Ayrıca üretici ve satıcının da bu konuda farklı alternatiflere yönelmesi zorunluluğu da doğacaktır. Ancak, bu işin vergi toplayarak gerçekleştireceğini zannetmek gerçekten bir akıl tutulmasının işaretidir.

‘Tek kullanımlık kültür’ değişmeli

Aslında bu bahsettiğimiz olguyu şöyle bir örnekle açıklamak, meseleyi daha da anlaşılır kılacaktır. Yoğurt almak için markete gittiğinizde neredeyse bütün yoğurtların plastik kutularda olduğunu göreceksiniz. Depozito uygulamasından önce aldığınız yoğurt bittiğinde kabını çok lazım değilse direkt olarak çöpe atacaktınız. Ancak depozitolu olduğunu ve depozito ücretinin de makul ve caydırıcı olduğunu gördüğünüzde yoğurt kabını çöpe atmak yerine tekrar geri vermek üzere markete götürürsünüz. Damacana su şişeleri üzerinden bu bahsettiğim şeyin ne derece doğru bir uygulama olduğunu anlayacaksınız. Herhangi bir yerde başıboş şekilde depozitolu su damacanası bulmanız pek olası değil. Burada bir anekdot paylaşmakta fayda var. Bu tür uygulamaların çevre açısından faydalı olması ancak ve ancak geri kullanılmasıyla mümkündür. Aksi durumda yapılan düzenlemeler, tek kullanımlık kültürün değişmesine pek katkı sağlayamayabilir.

Geri dönüştürülecek diye dünyanın bir yerinde toplanan plastik çöpler, dünyanın başka ülkelerine satılıyor ve orada başına ne geldiğini de bilmiyoruz. Yani tek kullanımlık ambalajların geri dönüştürülebilir olduğu her ne kadar iddia edilse de aslında geri dönüştürülmediği ve başka ülkelere pazarlandığını görüyoruz. O sebeple tek kullanımlık ambalajlar ya da diğer plastiklerin çok kullanımlık ürünlerle değiştirilmesi gerekiyor. Bu da bu konudaki araştırma geliştirme faaliyetlerinin arttırılması, yurttaşların tek kullanımlık kültürden vazgeçmesini sağlayacak farkındalık çalışmalarının yapılması ve tek kullanımlık her türlü plastiğin sınırlandırılmasından geçiyor. Bunların hepsi birbirleriyle bağlantılı şeyler.

Sonuç olarak vergilendirme uygulaması plastik poşet için düzgün ve yeterli şekilde uygulanırsa faydalı olabilir ancak ambalaja depozito yerine vergi koymak hiçbir yarar getirmez aksine vatandaşın çevre sorunlarına olan farkındalığının da zarar görmesine neden olabilir.

Doğayla kalın.

(Yeşil Gazete)

 

Kategori: Hafta Sonu