Üç Mil Adası Nükleer Santrali kapatılıyor

Nükleer santral bugün devreden çıkarılsa bile reaktör içindeki yakıt çubuklarının 10 -20 yıl aralığında havuzda tutulmak zorunda olduğu göz önüne alınırsa nükleer riskler tamamen ortadan kalkmış olmayacak.

ABD’nin Pensilvanya Eyaletine bağlı 3 Mil Adası’nda işletilmekte olan ve adını 28 Mart 1979 tarihinde 2 numaralı reaktördeki arıza nedeniyle meydana gelen nükleer felaketle tüm dünyaya duyuran tesisteki reaktörlerden sonuncusu da 40 yıl sonra, yani bu yılın eylül ayında kapatılıyor. Nükleer santral, işletmecisi olan Exelon Generation tarafından yapılan açıklamaya göre 30 Eylül 2019’da  devreden çıkarılacak.

Santralin kapatılmasına temel teşkil eden neden yüksek maliyetler. Zira dünya genelinde nükleer santrallerin risklerine dair farkındalık 33 yıl önce meydana gelen Çernobil ve en son 8 yıl önce meydana gelen Fukuşima nükleer felaketiyle arttı. Nükleer santrallerin zaten yüksek olan maliyetlere bir de risklerin bertarafı için alınması gereken önlemler eklenince durum nükleer endüstri aleyhine değişti. Sonuç olarak 15 yıl çalıştırılacak gibi lisans sahibi olan Üç Mil Adası’nın yegane reaktörünün bakım onarım masraflarıyla uğraşılmasındansa kapatılmasına karar verildi. Santralin kapatma maliyetinin ise 1,2 milyar dolar civarında olacağı tahmin ediliyor.

‘Dünyanın Çernobil’den önceki en büyük nükleer felaketi’

Haber, Santrali 40 yıl önce sahiplenen işletmeci Exelon’un kıdemli başkan yardımcısı ve nükleer uzmanı Bryan Hanson tarafından yaptığı açıklama ile ortaya çıktı. Hanson açıklamasında “Hükümetin yenilenebilir enerji için verdiği destek ve teşviği karbon salmayan nükleer endüstri için de vermesi gerekirdi” diyerek işini kaybeden 700 civarında santral çalışanı için üzüldüğünü ifade etti.

Pensilvanya eyaletine bağlı Harrisburg’un Üç Mil Adası’nda bulunan reaktörler en yakın yerleşim yerinden yalnızca 16 km mesafede ve iki milyondan fazla insanın yaşadığı merkeze de 80 kilometre uzaklıkta yer alıyor.

1978 yılında devreye alınan santralin soğutma sisteminde 28 Mart 1979 tarihinde meydana gelen bir arıza, Çernobil’den önceki dünyanın en büyük nükleer felaketine neden olmuş, acil durum vanalarından birinin basıncı hafifletmek için açılması büyük miktarda soğutma suyunun  boşaltılmasına yol açmıştı. Soğutma suyu sisteminin arızalanması da  reaktörün kalbinin aşırı ısınmasına ve çekirdek kısmi erimesi de denen radyoaktif yakıt çubuklarında kısmi erimeye neden olmuştu. 

Arıza yüzünden yaşanan toplumsal panik ve güvensizlik, halka bilgi verilmediği için artmış ve insanlara olması gerektiği gibi açıklama yapılarak korunma sağlanmamıştı. Üç Mil Adası Felaketi’nin temizleme ve radyasyondan arındırma çalışmaları yaklaşık 14 yıl sürdü ve parasal maliyeti vergi ödeyen Amerikalılar için 1 milyar Dolar oldu. Beş günlük erime süresince açığa çıkan radyoaktivitenin sağlık üzerindeki etkilerine yönelik kapsamlı çalışmalar ise günümüzde bile oldukça sınırlı sayıda. Nükleer endüstrisinin lobicilik faaliyetleri  neticesinde birkaç çalışma,  felaketin halk sağlığı üzerindeki etkilerinin çok az hatta hiç olduğu yönünde bilgi yaydı. Öte yandan, Atom Bilimcileri Bülteni’nden Joseph Mangan gibi bilim insanları, santralden 16 kilometre yarıçaplı alanın dışında yaşayanlarla, yeni doğan bebek ölümleri veya radyoaktif gazların etkileri üzerine herhangi bir detaylı araştırmanın yapılmamış olmasını eleştirdi. 

Sökümüne 2074’te başlanacak

Üç Mil Adası nükleer felaketinde ölüm ya da yaralanma meydana gelmemekle beraber yaşanan olayın uzun dönem sağlık etkileri takip edilmedi. Tek gerçek; kazanın nükleer santralin güvenli olduğu söyleminin yalandan ibaret olduğunu göstermesiydi. Kısmi erimenin meydana geldiği reaktör hiç bir zaman çalıştırılmadı.

Üç Mil Adası’ndaki reaktörler devreden çıkarılınca Pensilvanya’da aktif durumda 4 reaktör kalmış olacak. Ancak nükleer santral bugün devreden çıkarılsa bile reaktör içindeki yakıt çubuklarının 10 -20 yıl aralığında havuzda tutulmak zorunda olduğu göz önüne alınırsa nükleer riskler tamamen ortadan kalkmış olmayacak. Nitekim santralin söküm işlemlerine ancak bu yakıt çubuklarının tesisten çıkarılmasından sonra 2074 yılında başlanabileceği öngörülüyor.

(Nytimes, Nükleersiz.org)

Yeşil Gazete