ManşetTürkiyeUncategorized

Ahmet Şık için iki fezleke: Dokunulmazlığı kaldırılsın

İlk fezlekede Şık’ın Cumhuriyet davasında yaptığı savunma kanıt gösterilirken Euro 2004 hakkındaki ifadeleri de ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçu sayıldı.

 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP Milletvekili Ahmet Şık’ın dokunulmazlığının kaldırılması istemiyle iki ayrı fezleke düzenleyerek TBMM’ye gönderdi. Devleti, hükümeti ve yargıyı aşağılayarak TCK’nın 301. Maddesindeki suçu işlediği iddia edilen ilk fezlekede, Şık’ın, tutuklu yargılandığı Cumhuriyet davasındaki savunmasında dile getirdiği sözler kanıt sayıldı. İkinci fezlekede ise iki ayrı kişinin Şık’ın bir Alman kanalında yayınlanan ve Avrupa ülkelerini eleştirerek Türkiye’ye Euro 2024’ün verilmemesi gerektiği şeklindeki sözleriyle ilgili CİMER’e yaptıkları ihbarlar dayanak alındı. Savcılık, Şık’ın cumhurbaşkanına hakaret suçundan dokunulmazlığının kaldırılması talebinde bulundu.

İlk fezleke 301’den

İlk fezlekede, Şık’ın yargılanıp hapis cezasına mahkum edildiği ve halen Yargıtay’da temyizde bulunan Cumuhuriyet davasında yaptığı savunmaya yer verildi: Şık şunları söylemişti: “Türkiye’yi beraber dönüştüren iki güç olan AKP ile Gülen cemaatinin birlikteliği ve yancı desteği ile sürdürülen adına iktidar denilen kanalizasyon patladı. 2007’deki Ergenekon soruşturmasıyla başlayan sahte bir tarih yazım sürecinin iktidar ve suç ortaklarının devletin ve ülkenin yağmalanmasında kimin daha çok pay alacağı ile ilgili savaş bir darbe kalkışmasına kadar uzandı. 15 Temmuz 2016’da 250 insanın katledildiği kanlı bir kalkışma yaşandı. Tek failinin Gülen cemaati olduğuna inanmamız istenen bu kalkışmanın hükümet tarafından bilindiğine yönelik ciddi kuşkular var.” Savcılık fezlekesinde bu ifadelerin TCK’nin 301. Maddesinde geçen suçu oluşturduğu öne sürüldü ve 301/4. Madde uyarınca soruşturma izni talebinde bulunuldu. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, tarafından verilen izin sonrası Şık hakkında fezleke hazırlanarak dokunulmazlığının kaldırılması istenildi.

Muhbir vatandaşa hakaret serbest  

Savcılık, bir Alman televizyonuna verdiği röportajda EURO 2024’ün Türkiye’de düzenlenmemesi gerektiğini savunan Ahmet Şık hakkında CİMER’e yapılan başvuruyu da soruşturmaya dönüştürdü. Derviş Kahya tarafından yapılan ihbarda, “Euro 2024’ün ev sahipliğinin Türkiye’ye verilmesinin yanlışlığından bahsediyor ve ülkemizi kötüleyen beyanlarda bulunuyor. Bu adamın benim Meclisimde vekil sıfatıyla bulunup ülkemi kötülemesini hazmedemiyorum” ifadeleri kullanılmıştı. Polat Bitiren adlı kişinin ihbarında ise “Ülkenin ve milletin refahını arttıracak bu etkinliğin önüne hiçbir ahlaki ve hukuki dayanağa dayanmadan engellenmesi için çalışma yürüten bu vekilden şikayetçiyim. Kendisinin terör sevici olduğu ortadadır. Adalet neden tecelli etmemektedir” deniliyordu.

Bu kişilerin şikayetinden yola çıkan savcılık, Şık’ın “Türkiye gibi temel özgürlüklerin ayaklar altına alındığı, demokrasinin her geçen gün zedelendiği, adalet sisteminin çöktüğü, hukukun üstünlüğüne olan inancın yok olduğu, basın özgürlüğünün olmadığı, her şeyin gözü kör bir biat kültürüyle işlendiği, tek adam tarafından yönetilen bir ülkeye verilmesi, bir dikta rejiminin uluslararası onaylanması anlamına geliyor. Ben de onlara soruyorum. Bir mafya ile nasıl aynı masaya oturuyorlar? Kendi nezdinde otokratik bulduğunuz bir rejim ile nasıl olur da anlaşmalarda bulunabilirsiniz. Çünkü sermayenin ahlakı yok. Bu şampiyonayı düzenleyenlere bunu soruyorum”  sözleriyle cumhurbaşkanına hakaret ettiğini öne sürerek, dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle ikinci bir soruşturma açtı.

 

 

Kategori: Manşet