İklim grevcilerinden mektup: G7 Çevre Zirvesi örnek oluştursun

‘Eyleme geçilmediği takdirde, daha az tehlike altında olan ülkelerde barınma ihtiyaçlarını gidermek isteyen 143 milyon iklim mültecisi olabilir’

Öğrenci İklim Boykotçuları bir mektup yayımlayarak, G7 çevre buluşmasında en büyük ekonomilere sahip ülkelerin bakanlarının iklim değişikliğini durdurmak adına liderlik etmesini istedi. Mektup şöyle:

“G7 çevre buluşmasının değerli bakanları,

Sizlere sadece geleceğimiz adına savaşan bir grup genç iklim aktivisti olarak değil, ülkelerimizin iyiliği adına savaşan vatandaşlar olarak yazıyoruz. Geleceğimiz şu anda, çevreyi yok etme pahasına liderlerin durmaksızın ekonomik büyümeye ihtiyaç duyması nedeniyle belirsiz bir durumda.

Birleşmiş Milletler (BM) ve Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) raporları oldukça açık bir şekilde belirtiyor ki, gezegenimizi yok olmaktan kurtarmak için değişmek zorundayız. Ancak hiçbir şey değişmiyor. Biz, genç nesil, görmezden gelindik ve unutulduk.

Zaman geçiyor, sular yükseliyor ve insanlar ölüyor

Bu yüzden sizlere sesleniyoruz. G7 ülkeleri, iklim değişikliğine en büyük katkı yapan ülkelerin bazılarından oluşuyor. Bunlar uluslararası ölçekte de en etkili ülkeler; ancak iklim değişikliğini yavaşlatmak adına neredeyse hiçbir eylemde bulunmuyorlar. Bu krizin bir sorun olarak ele alınmasını talep ediyoruz. Artık sonuca bağlanmayan tartışmalar için vaktimiz kalmadı. Zaman geçiyor, sular yükseliyor ve insanlar ölüyor.

Kanada Kuzey Kutup Bölgesi, küresel ortalamanın üç katı hızla ısınıyor. Küresel sıcaklıkların 2 dereceden fazla yükselmesi sebebiyle permafrost tabakası (toprağın alt katmanındaki donmuş toprak parçaları) eriyor. Permafrostun erimesi evlerin çökmesine, avlanmanın daha tehlikeli hale gelmesi sebebiyle gıda güvensizliğine ve kutup ayılarının açlıktan ölmesine sebep oluyor. Küresel ısınma, Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Hakları Bildirisi (UNDRIP) kapsamında olan Eskimo halklarının yaşam haklarını ihlal ediyor. Bu durum, yaşamları ve kültürleri bu bölgeye bağlı olan Eskimoların yok olmasına sebep olacaktır. Eskimo Sheila-Watt Cloutier gibi Eskimo aktivistler onlarca yıldır yardım istiyor ancak sesleri duyulmuyor.

Japonya hala kömürlü santral planlıyor

Japonya’da Temmuz 2018’deki rekor yağışlar sellere ve toprak kaymalarına neden olarak 200 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Ardından da özellikle yaşlı nüfusu tehdit eden ekstrem sıcak hava dalgaları yaşandı. Kansai Havaalanı’nda Jebi tayfunu sonucunda yaşanan sel, Japonya’nın bir ada ülkesi olarak iklim değişikliğine karşı ne kadar korunmasız olduğunu hatırlattı. Küresel ısınma daha da kötüye giderse anormal hava olayları daha çok yaşanacak ve Japonya gelecekte daha fazla zorluk yaşayacak.

Doğadan gelen oldukça belirgin işaretlere rağmen Japonya iklim değişikliğiyle mücadelede yeterince çaba göstermiyor. Japonya hâlâ yeni kömürlü santral planlayan tek G7 ülkesi ve Paris Anlaşması’ndan bu yana Japonya’nın en büyük bankaları fosil yakıtlara 186 milyar dolar yatırım yaptı. Bu bankalar değişimi reddediyor ve sadece kâr amacı güdüyor; ancak kârları, onlardan sonra gelen nesil olan bizlerin zararına olacak.

Ancak iklim değişikliğinin etkileri sadece G7 ülkelerinde görülmüyor. Afrika ülkeleri, karbon emisyonlarının çok düşük bir kısmından sorumlu olsa da, çoğunda ardı ardına yaşanan kuraklıklar çok fazla zarara yol açıyor.

Bizim Batılı yaşam tarzımızın dünyaya verdiği bunca zararın sonuçlarını neden onlar yaşamak zorunda? Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerde meydana gelen felaketler G7 ülkelerini de etkileyecektir. Eyleme geçilmediği takdirde, daha az tehlike altında olan ülkelerde barınma ihtiyaçlarını gidermek isteyen 143 milyon iklim mültecisi olabilir.”

Çeviri: Gülce Demirer (İklim Haber)