EkolojiManşetUncategorized

‘Cüruftan yol olmaz’

Foça’da ormanların arasında depolanan ‘tehlikeli atık’ cürufun, asfalt altı dolgu malzemesi olarak kullanılması köylüleri ayağa kaldırdı. Çalışmalar engellendi ancak cüruflar yol üzerinde, açıkta kaldı. Yöre halkı, belediye ve çevre il müdürlüğünün bir an önce müdahale etmesini istiyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı taşeron İzbeton firmasının, tehlikeli atık niteliğindeki cürufu, Foça’da astfalt dolgusu olarak kullanma girişimini yöre halkı ve çevre aktivistleri engelledi. Şirkete bağlı iş makinaları, geçtiğimiz hafta, Foça’ya bağlı Kozbeyli Köyü’ne gelerek, yapılacak asfalt yolun alt dolgu malzemesi olarak, bölgede depolanan cürufu kullanmak istedi. Ancak kamyonların bölgeye girişi, Yenifoça Forum aktivistleri ve Kozbeyli köylülerince engellendi ve kamyonlar geri gönderildi. Yaşanan tartışmalar üzerine köye gelen polisin yolu kontrol altına almasının ardından,  cürufun halk sağlığını tehdit edici, “tehlikeli atık” olduğunu belgeleyen TÜBİTAK raporu İzbeton’a gönderildi, yetkili kurumlar bir kez daha uyarıldı.

Eyleme, Foça’nın yeni seçilen belediye başkanı Fatih Gürbüz ve CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç da katıldı. Burada bir açıklama yapan Gürbüz, büyükşehir belediyesindeki yetkililer ile görüştüklerini kaydetti, yola cüruf dökülmeyeceğini, önceden dökülen bölgenin de kazılıp, asfaltlamanın doğru dolgu malzemesi ile tamamlanacağını söyledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’de telefonla görüştüğü Kozbeyli köylülerine, durumu araştıracağını ve bölgeyi ziyaret edeceğini belirtti.

Bölgedeki cüruf sorununun yeni olmadığını, yıllardır devam ettiğini anlatan Yenifoça Forum’dan Özgür Küçüktülü, artık halkın canına tak ettiğini ve fiili bir direniş göstermeye başladıklarını söyledi:  “Aliağa’daki fabrikaların kendi atık depolama sahaları var aslında ama sınırlı. Bunu aşmak için belediyeden bir depolama sahası istemişler, belediye de Foça’da, Kozbeyli Köyü’nün Gölyüzü mevkiinde bir saha verdi. Eskiden burada bir göl vardı, orayı kurutup açık depolama alanı haline getirdiler. Burada toplanan cürufu da belediye, taşeron şirket eliyle yıllardır asfalt altına dolgu malzemesi olarak, kaldırım taşlarında kullanıyor. Üstelik atığı geri dönüştüyoruz diye bununla öğünüyorlar da.”

TÜBİTAK raporunu da değiştirmişler

Cürufun açıkta depolanmasına itiraz eden bölge halkının açtığı dava sırasında TÜBİTAK’tan rapor istendiğini belirten Küçüktülü, dava sürecini de şöyle anlattı: “2013’te TÜBİTAK cürufun tehlikeli atık olduğuna ve halk sağlığını tehdit ettiğine ilişkin bir rapor düzenledi. Ancak atanan bilirkişiler raporda oynama yaparak, cürufun ‘tehlikesiz atık’ olduğu yolunda mahkemeye düzmece bir rapor sundu. Bununla ilgili de ‘evrakta sahtecilik’ suçlamasıyla suç duyurusunda bulunduk.  Fakat, mahkeme heyeti bütün bunları bilmesine rağmen bilirkişi raporunu kabul etti ve kayıtlara ‘tehlikesiz atık’ olarak geçirdi. Hemen ardından da belediye bu atıkları açıkta depolamaya ve yol ve kaldırımlarda kullanmaya başladı.”

Foçalılar cüruf alanına atık yakma tesisi yapılmak istenmesine tepki göstermiş, konuyu yargıya taşımıştı.

‘Kar onlara fatura bize’

Küçüktülü, Aliağa’daki fabrikaların atıklarını kendi kapalı depolarında tutmayıp bölgelerine atmasının fabrika sahipleri açısından ucuz ve kolay olduğunu, ancak bütün Türkiye olarak fabrikaların yükünü kendilerinin çektiğine de dikkat çekti: “Kar onlara kalıyor, faturayı ise biz ödüyoruz.”

Önceki büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarının, meseleye halk sağlığı gözlüğüyle bakmadıklarını ve fabrika sahipleriyle de yakın ilişkide olduklarını öne süren Özgür Küçüktülü, yeni seçilen başkanlardan umutlu olduklarını söyledi ancak henüz bir değişim de olmadığını ekledi: “Tunç Soyer’le telefonda konuştuk, Fatih Gürbüz de gelip gördü ve bizi yöreden çıkarmak isteyen jandarmayı engelledi. Belediye yekilileri, ‘haklısınız, doğru malzemeyle yapacağız’ deyip gittiler. Şu anda kamyonlar durduruldu, içeride olanlar da çıkarıldı, ancak cüruflar hala yol üzerinde, açıkta duruyor. Yol da öylece kaldı. Bu şekilde köylüler cezalandırıldıklarını hissediyor.”

Küçüktülü, belediyenin yanı sıra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve çevre il müdürlüklerinin de müdahil olup sorunun çözülmesine katkı sunmaları gerektiğini belirterek, “Öncelikle belediyelerin verdiği sözlerin tutulmasını bekliyoruz. Onlarla çalışmak, her türlü desteği de vermek isteriz. Ancak cürufun yaşam alanlarımıza dökülmediğinden emin olana kadar da Kozbeyli’de nöbette kalacağız. Cürufların kullanımını tüm İzmir’de engellemek için attığımız bu adım bizler için büyük bir kazanç olacak ve Foça’dan tüm İzmir’e örnek olacaktır” diye konuştu.

Bölgedeki cüruf depolama alanında sık sık yangın çıkıyor. Son yangın geçtiğimiz ay, ormanlık alanda bulunan Egedemir Demir Geri Kazanım Madencilik Tesisi’nin sınırları içindeki cüruf ve termik santral kül depolama alanında çıkmıştı.

30 yıllık mücadele

Aliağa ve Foça, son 30 yıldır başta termik santral projeleri olmak üzere fosil yakıt kullanımına ve ağır sanayi tesislerine karşı mücadele veriyor. Havayı, suyu ve toprağı zehirleyen kirleticilerin atıkları da sorunun bir başka ayağını oluşturuyor. Foça ormanlarının ortasında, Aliağa’da bulunan sanayi tesislerinin demir-çelik, kömür ve diğer atıkları depolanıyor, şirketler ormanı daha da katlederek cüruf alanını genişletmek istiyor. Aynı zamanda hem su havzası hem de birinci sınıf tarım arazileri üzerine kurulu depolama alanı,  yangınlara da sebep oluyor. Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz ay, ormanın ortasında çıkan yangına karşı Foçalılar “Artık Yeter” diyerek suç duyurusunda bulunmuştu.

Daha önce çok sayıda eylem ve davaya konu olana cüruf depolama alanına bir biyokütle (tehlikesiz atık) yakma tesisi de yapılmak istenmişti. İzmir İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün günde 90 ton biyokütle yakma ve elektrik enerjisi üretim tesisi projesine ‘ÇED gerekli değildir’ kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle de 2017’de dava açılmıştı. Dava halen sürüyor.

 Cüruf nedir, neden tehlikeli?  

TDK cüruf’u, “erime durumundaki madenlerin yüzeyinde toplanan madde, demir boku, dışık” diye tanımlıyor. Foça’daki cüruf en çok bölgedeki demir çelik fabrikalarının atıklarından oluşuyor. İçinde yine bölgede yer alan termik santrallerin küllerini de barındırıyor. Aliağa’daki fabrikalar, geri dönüşümden gelen malzemeleri de kullanıyor. Hurda demir çeliği eritip kullandıkları için, bu hurdaların içindeki radyasyon, metal toksik malzeme de Foça ormanlarına dökülüyor. Özgür Küçüktülü TÜBİTAK raporundaki bir noktaya dikkat çekiyor: “Atık maddenin risklerini anlayabilmek için fareleri üzerinde deney yapmışlar. Fareleri cüruf suyunda bekletmişler. Hayvanlar hemen ölmemiş. Bu kez onları öldürüp otopsi yapmışlar; karaciğer küçülmesi, mide, kalp ve gözlerde tahribat, deride tahriş, akciğerlerde yıkım tespit etmişler. Rapor şunu söylüyor: ‘Bu; suyla teması olmaması gereken, alt ve üst sızdırmazlığının yapılarak, ancak o şekilde depolanması gereken bir malzemedir.’ Şu anda açıkta milyonlarca ton cüruf öylece depolanıyor, bir de yollara döküyorlar.”

 

 

Kategori: Ekoloji