Cennete termik santral inadı

Amasra’ya termik santral yapmak isteyen Hattat Enerji, Danıştay’dan dönen ÇED olumlu raporunu alabilmek için yeniden başvurdu. Bu, firmanın 2009’dan bu yana beşinci girişimi.

 

Bartın’ın Amasra ilçesine termik santral yapmayı isteyen Hattat Enerji ve Maden Ticaret A.Ş. (HEMA), ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne yeniden başvurdu. Bölge halkı, sivil toplum kuruluşları ve ilgili devlet kurumlarından temsilcilerin katılacağı ÇED toplantısı, 10 Mayıs’ta yapılacak. Ancak toplantının nerede yapılacağı belirsiz. Amasralılar ve avukatları, halkın toplantıyı engellemesi olasılığına karşı yer bilgisinin paylaşılmadığını söylüyor.

Amasra ilçe merkezine kuş uçuşu 500 metre uzaklığa inşa edilmek istenen termik santralin yanı sıra, kül depolama sahası, kömür hazırlama tesisleri ve dolgu alanı ile rıhtım entegre projesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci, defalarca dava açılıp alınan ÇED raporları Danıştay’dan dönmesine karşın, yeniden başlatıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü konuya ilişkin bir açıklama yaparak şu bilgileri paylaştı:

“Proje ile ilgili Çevresel Etki Değerlendirme süreci başlamış ve Çevresel Etki Değerlendirmesi başvuru dosyası halkın görüşüne açılmıştır. Söz konusu projeye ilişkin, halkı proje hakkında bilgilendirmek, görüş ve önerilerini almak amacıyla, ÇED Yönetmeliği’nin 9. Maddesi gereğince 10 Mayıs tarihinde halkın katılım toplantısı düzenlenecektir.”

10 yıllık mücadele

HEMA, Bartın’ın tarihi ve turistik ilçesi Amasra’da kurmayı planladığı termik santral için 2009’dan bu yana defalarca girişimde bulundu. Her başvuruda ya firmanın ya da projenin adı değiştirildi veya projede küçük değişiklikler yapıldı. Sonunda 2016’da bakanlıktan ‘ÇED olumlu’ kararı çıkması sağlandı, ancak karar Danıştay’dan döndü. Şimdi, her şey sil baştan başlayacak. Davayı ve süreci başından sonuna Amasralılar adına takip eden, Amasra Barosu’ndan avukat Engin Uzun yaşananları Yeşil Gazete’ye şöyle anlattı:

“2009’dan bu yana Hattat Holding ve ona bağlı şirketler eliyle termik santral müraacatları yapılıyor. 2009’dan önce 2640 megavatlık bir santral için müracaat edildi ancak bu dosya bakanlıktan döndü. 2010’da projeyi ikiye bölüp 1320 megavatlık iki termik santral için başvurdular. Dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı, “Amasra ilçesine çevre düzeni planında yüklenen kimliğin turizm, tarih ve yerleşim yeri olması” nedeniyle firmadan Filyos havzasından bir yer beğenmesini istedi. Bunu kabul etmeyen firma, 2013’te santralin adını değiştirerek ve sadece birini, aynı yere yapmak üzere yeniden başvurdu.  2014’te halkın görüşüne açılan ÇED dosyasına karşı Bartın ve Amasra halkı 42 bin bireysel itiraz dilekçesi verdi. Bakanlık ise normalde 10 gün içinde karar vermesi gerekirken, 2016 Ekim’ine kadar dosyayı bekletti. Ekim’de Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin isteğiyle ÇED olumlu kararı çıktı. İptali için Zonguldak İdare Mahkemesi’ne açtığımız dava kapsamında, hem yapılan keşifte hem de bilirkişi raporlarında, bakanlığın verdiği ‘olur’un hukuka aykırılığı tespit edildi.  Ancak 15 Temmuz’dan sonra ülkede oluşan hava nedeniyle mahkemeden olumlu bir karar çıkmadı. Temyize gittiğimiz Danıştay 14. Dairesi ise ‘ÇED olumlu’ kararının hukuka aykırılığını tespit edip iptali yönünde hüküm verdi. Şimdi yeniden başa dönmüş durumdayız. Aynı süreçleri, en baştan yine yaşayacağız.”

Tüm çevre davalarında aynı hikaye

Danıştay’da açtıkları iptal davasını kazanalı iki ay bile olmadan, firmanın sıfırdan bir dosya hazırlayıp bakanlığa sunduğunu vurgulayan Uzun, “Bu defalarca başlatılan süreç, Zonguldak, Bartın ve Karabük çevre düzeni planına da aykırı. Hukuk bunu tespit ediyor, ancak bu sefer de çevre düzenleme planlarını değiştiriyorlar“ dedi. Değiştirilen çevre planlarına karşı da bir dava açtıklarını ve dosyanın Danıştay 6. Dairesi’nin önünde olduğunu belirten avukat Uzun, bakanlık bürokratlarını halkın 10 yıllık direnişine kulak vermeye çağırdı: “Elinizi vicdanınıza koyun. Amasra’ya haksızlık ediyorsunuz. Hukuka aykırı davranmaya artık bir son verin.”

Toplantının tarihinin belirlenip yerinin açıklanmamasını ‘kanuna karşı hile’ olarak değerlendiren Uzun, “Bu toplantıları ilgili herkesin katılımıyla yapmak zorundalar.  Ama yerini açıklamayarak, santrale karşı halkın ve yerel örgütlerin katılımını engelleyebileceklerini zannediyorlar” diye konuştu.

Davanın bir diğer avukatı Yakup Okumuşoğlu da, Amasra ‘da yaşananların tüm çevre davaları için geçerli olduğunu söyledi: “Bu, Türkiye’deki hukuğun halini gösteriyor. Cerattepe de aynısı oldu, başka yerlerde de. Her seferinde dava açıyoruz, ama şirketler kazanana kadar devam ediyor. 2009/7 sayılı genelge, ‘şirketler eksiklerini tamamlayıp yeni bir ÇED isteyebilirler’ diyor. Firmalar da buna dayanıyor.”

Termik santral planları içinde kalan Gömü köyünde firma 200’e yakın zeytin ağacını budayarak başka bir alana taşıdı. 

Kömür madeni ve liman da kanuna aykırı

Okumuşoğlu, HEMA’nın santralde kullanılacak gerekçesiyle bölgede bir kömür madeni açtığına (kömür hazırlama tesisi) da dikkat çekerek şunları kaydetti: “Galeri açıyoruz, madenin içini düzenliyoruz vs. diyerek sürekli bir faaliyet içinde firma. Bakıyoruz çıkarılan 1 kg. Kömür yok. Oysa santralde yerli kömür kullanacağız diyerek maden rödovans sözleşmesi yapmışlardı. Her bakımdan kanuna aykırı durumdalar.”

Kömür tesisi için verilen ‘ÇED gerekli deği’ kararını da yargıya taşıdıklarını ve İdare Mahkemesi’nin kendilerini haklı bulduğunu anlatan avukat Uzun da santral yapılması planlanan bölgenin hemen kıyısına yapılmak istenen liman tesisi için de ÇED sürecinin yürütüldüğünü hatırlattı. Uzun “Bütün termik santrallerin kömür ithal etmek için bir limanı vardır. Bu santrali kurabilirlerse dışarıdan kömür getirmek için limanı kullanmayı planlıyorlar. İthal kömürle çalışacaklar” dedi.

Her iki avukatın da bundan sonra olacaklar konusunda görüşü ortak: “ÇED toplantısı yapılacak, itirazlar bir daha dile getirilecek ama firmanın sahibi Hattat ailesiyle eski bakan Özhaseki’nin Kayserililik üzerinden yakın hukukunun da etkisiyle, ÇED olumlu kararı bakanlıktan yine çıkacak. Biz yine dava açacağız. İdare Mahkemesi’nden değilse de Danıştay’dan dönecek. Onlar inatçıysa biz de öyleyiz. Amasra’nın haritasından termik santrali sileceğiz.”