‘Sivil toplum’ sordu: İzmir’in Çernobil’ine ne oldu?

Çernobil Nükleer Faciasının 33’üncü yıl dönümünde çeşitli sivil toplum örgütleri Gaziemir’deki Kurşun Fabrikası bahçesinde bulunan ve radyoaktif madde içerdiği belirlenen atıkların akıbetini sordu.

Nükleer Karşıtı Platform İzmir bileşenleri, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, Ege Çevre Platformu, Gaziemir Çevre Platformu, İzmir Yaşam Alanları Girişimi, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve partiler Çernobil faciasının yıldönümünde Gaziemir’de bulunan Eski Kurşun Fabrikası yakınında bir basın açıklaması düzenledi. TMMOB Dönem Sözcüsü ve Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Helil Kınay’ın yaptığı açıklamada, 2007’den bu yana İzmir halkının nükleer atıklarla yaşamaya mahkum edildiğini dile getirildi.

  ‘Nükleer atıklar nerden alındı, kurşun külçeleri nereye satıldı?’

Jinnews’in haberine göre Kınay, 1986 yılında meydana gelen Çernobil felaketinin etkileri hala giderilmemişken, Türkiye’de nükleer santral inşaatlarının hukuksuz ve çevre yıkımları ile devam ettiğini vurguladı. Kınay, Gaziemir İlçesi’nde etrafı konut alanları, okul ve ticarethanelerle çevrili bulunan; atık akümülatörden ve tıp endüstrisi de dahil endüstriyel atıklara kurşun külçe üretimi yapan Aslan Avcı Döküm San. Tic. Aş’nin bahçesinde 2007 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kül ve cüruf depolandığının tespit edildiğini hatırlattı. Malzemelerin Europium-152 ile bulaşmış olduğunun tespit edildiğini ve bu maddenin nükleer santrallerde kullanıldığını söyleyen Helil, maddenin Türkiye’ye nasıl geldiği ve külçe kurşun haline getirilerek nerelere satıldığının bulunamadığını belirtti.

‘Manisa ve Aydın’da da önlem alınmadı’

2007’den bu yana İzmir halkının nükleer atıklarla yaşamaya mahkum edildiğini dile getiren Kınay şunları söyledi: “Manisa Köprübaşı, Aydın Kısır’daki terk edilmiş uranyum madenlerinin saçtığı tehlikeye yıllardır önlem alınmamıştır. Bu tesisler ve sahalarda önlem alınmaması endişelerimizi doğrulamaktadır.”

Kınay, sorumlular hakkında yürütülen hukuki sürecin takipçisi olacaklarının altını çizerek, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’den Seferihisar Belediye Başkanlığı döneminde yürüttüğü çevre ve yaşam mücadelesini Gaziemir için de yürütmesini istedi.

Yetkili kurumlara da seslenen Kınay, şu soruların cevaplandırılmasını istedi:

*Gaziemir’de depolandığı anlaşılan radyoaktif ve zehirli maddelerin bölgeden uzaklaştırılması konusunda neler yapılmıştır?

*Ülkemize girişi yasak olan nükleer atıkların bölgeye nasıl girdiği hakkında çalışmalar nelerdir?

*Bölgede uzaklaştırılacak atık miktarı nedir nerede bertaraf edilecektir?

*Firmaya kesilen çevre cezası ile ilgili süreç nedir?

*Bölgede sağlık taraması ve izleme çalışması yapılmış mıdır?”