Sinoplular Çernobil felaketinin 33. yılında bir ağızdan seslendi: Nükleere hayır!

Çernobil nükleer felaketinin 33. yılında İstanbul, Mersin, Sinop ve Kıbrıs’ta çevreciler ve nükleer karşıtları bir araya geldi. Kurbanları anan kalabalıkların sloganı ortaktı: Nükleer santral istemiyoruz

Nükleer santraller hakkında dünya kamuoyunun farkındalığını yükselten  Çernobil Nükleer Felaketi, 33.yılında  İstanbul, Mersin ve Kıbrıs’ta iki milletli toplum tarafından gerçekleştirilen eylemlerle anıldı. Sinop’ta da Sinop Nükleer Karşıtı Platform(NKP) alanlardaydı. Çevrecilerin yoğun ilgi ve katılımıyla gerçekleştirilen miting, sabah 11:00’da başladı. Belediye Kamyon Garajı önünde çeşitli illerden gelen çevre örgütleri tarafından oluşturulan kortej pankart, döviz ve sloganlar eşliğinde Sinop İskele Meydanı’nda hazırlanan miting alanına gelindi.

Fotoğraf: Sinop NKP

Kamu Emekçileri Sendikası(KESK),TEMA, Nükleer Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri, Yeşil Gerze Platformu(YEGEP), TEMA, Kuzey Kültür Derneği, Ayancık Çevre Koruma Derneği, Karadeniz İsyandadır, Yeşil Gerze Dağcılık ve Doğa Kulübü (GEDAK), Devrimci İşçi Sendikaları(DİSK)’in pankartlarla katıldığı mitingde bin kişi hep bir ağızdan “Nükleere hayır” dedi. Çevre illerden otobüsle gelenlerin katılımı düşük olduğu için toplam sayı önceki yıllara göre düşükse de bu kez Sinop içinden yoğun katılım olduğu gözlendi. “AKP elini Sinop’tan çek ; Sinop nükleer santral istemiyor, nükleere inat yaşasın hayat ” sloganları atılırken, “Aşk olsun sana çocuk” şarkısı büyük beğeni topladı.

Karataş: Sinop, nükleer santral istemiyor

Sunumu NKP miting komitesinden Mine Batur  tarafından gerçekleştirilen miting konuşmaları Sinop NKP Dönem Sözcüsü Zeki Karataş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Çernobil’den Fukuşima’ya, Üç Mil Adası’ndan İstanbul İkitelli kazası ve diğer elim nükleer olaylardaki kayıpları anan  Karataş, nükleer santral konusunda siyasi yöneticilerin ısrarına ve Nükleer Düzenleme Kurulu’nun son dönemde görev ve yetkilerinde yapılan değişikliklere dikkat çekti. Ayrıca Sinop İnceburun Yarımadası’nı ilgilendiren 15 Ocak tarihli yüz binlik çevre planında atık alanlarının işaretlenmesini kabul edilemez bulduklarını, dilekçe vererek atık alanı tahsisinin söz konusu olma ihtimaline karşı SNKP adına itirazlarını iletmiş olduklarını paylaştı. Karataş, yetkililere “Nükleer Sizin olsun Sinop bizimdir. Sinop nükleer santral istemiyor” mesajını gönderdi.

Fotoğraf: Sinop NKP

Ayhan: Olası kaza, nüfus cüzdanı seçmez

31 Mart 2019 yerel seçiminde Sinop Merkez Belediye Başkanı seçilen Barış Ayhan ise miting alanındakileri “Bir belediye başkanının en asli görevi, o kentte yaşayan insanların, mutluluğu, huzuru ve refahıdır. O kentte yaşayan insanların, sağlıklı bir çevrede yaşamlarını sürdürebilmeleri ve bu sağlıklı çevreyi bozulmadan gelecek nesillere aktarmaktır. Bu anlamda, Sinop gibi nükleer santral tehlikesi ile karşı karşıya kalan bir kentin belediye başkanının, bu mücadeleye omuz vermemesi mümkün değildir” sözleriyle karşıladı ve bugüne dek verdikleri mücadeleye aynen devam edeceklerini söyledi. Ayhan şöyle devam etti:
“Geçtiğimiz yıl Ukrayna’daydım, Çernobil’deydim. Bölgede yaşanan vahşeti kendi gözlerimle gördüm. O vahşeti görmeden önce birçok kitapta okumuştum. Ama maalesef orada gördüklerime hiçbir edebiyatçının kaleminin yeterli kalmadığına şahit oldum. O vahşeti gördüğümde, aslında okuduklarımın gördüklerimin çok küçük bir kısmı olduğunu anladım. Unutmayın, nükleer santraller patladığında ölecek insanlar, nüfus cüzdanlarına bakılarak seçilmeyecek. Son siyasi seçimlerde hangi partiye oy vermiş olduğuna da bakılmayacak. Çevremizdeki katliamla birlikte hep beraber vahşi bir şekilde öleceğiz. Biz burada bu mücadeleyi verirken sadece kendi çocuklarımız için değil, sizin çocuklarınız için de bu mücadeleyi veriyoruz”.

Geçen sene Belediye Başkanı Ayhan ile beraber Çernobil gezisine katılan CHP Belediye Meclis üyesi Aydın Hakan Sönmez de gözlemlerini paylaşarak en çok Pripyat kasabasına gittiklerinde gördükleri çocuk parkından etkilendiğini anlattı. Lise öğrencilerinin katkılarıyla yer verdiği Çernobil’den Sesler tiyatro oyunu ise Çernobil’de yaşanmış olayların, gerçek hikayelerin gönül gözüyle görülmesini sağladı.

Sinop CHP Milletvekili Barış Karadeniz de Belediye Başkanı Ayhan’ı destekleyerek miting alanındakileri nükleer santral kurulmasına asla müsaade etmeyeceklerini vurguladı.

Gezen: Doğayla başka bir ilişki mümkün

Konuşmacılardan KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen de sözlerine “Doğasına, ormanına , deresine yaylasına sahip çıkan yağmacıların talanı gerçekleştirenlerin karşısına geçip biz halkız diye dikilenler hepinize KESK adına bir kez daha merhaba diyorum, selam olsun bu mücadeleyi yükseltenlere” diyerek başladı. Gezen, doğayı tüm ögeleriyle metalaştıran satın alınan bir şeye dönüştüren kapitalist sistemi eleştirerek “Bu sistemde ülkeyi yönetmeye çalışanlar da bizim doğamızı toprağımızı elimizden alarak sermayedarların peşkeşine açarak yaşamın her alanını zehir edip yaşamı yok eden nükleeri dayatmaya çalışıyor. Bizler bu mücadelenin bir parçasıyız. Doğayla başka bir ilişki mümkün” dedi. Demokratik laik bir ülkede barışın geleceğini ve bu barışın sadece etnik köken ve milletlerle sağlanan bir barış olmadığını kaydeden Gezen, bunun doğayla da barış anlamına geldiğini söyledi.

Demircan: Nükleer santral iklime de zarar

Mitinge katılarak konuşma yapan bir diğer isim de gazetemizin nükleer içerikler editörü Pınar Demircan oldu. Sözlerine İstanbul’daki nükleer karşıtlarından ve İstanbul Nükleer Karşıtı Platform’dan selam getirdiğini söyleyerek başlayan Demircan, Çernobil’den Fukuşima’ dan öğrenilenlerle nükleer santrallere hayır demeyi gerektiren yüzlerce neden olduğunu ancak gelecekteki belirsizlik şartlarının düşünülmesi gerektiğini söyledi. Nükleer santrallerin niteliği gereği iklim değişikliği koşulları açısından  uygun bir teknoloji olarak tanıtılmasına rağmen bunun doğru olmadığını söyleyen Demircan, karbon salmayan teknoloji şeklinde lanse edilen nükleer santrallerin gerek inşaat gerek uranyum madeninin çıkarılması gerekse atıkların istiflenmesi için toplumsal ve ekolojik bir çok maliyetin yanı sıra karbon salan başka bir çok faaliyeti olduğunu ifade etti. Demircan, iklim değişikliği şartlarının da nükleer santrallerin operasyon koşullarını daha  tehditkar duruma getireceğini, iklimin de nükleer santralin dostu olmadığını kaydetti; fırtına, sel ve hava olaylarının radyasyonu oradan oraya taşıdığına değindi. Sinop’ta kurulmak istenen nükleer santralin maliyetinin 700 milyar dolara varması nedeniyle maliyet artışı yapılarak nükleer santral kurulum fiyatının iki katına çıktığına fakat hala projenin akıbetine dair halka açıklama yapılmadığına da değinen Demircan,  şunları söyledi: “Ya yükselen maliyet gelecekte elektrik faturalarımıza yansıtılacak, ya başka bir ülkenin nükleer santral projesine dönüşecek ya da Japonlar için nükleer santral yerine bir termik santral kurulacak”. Soma maden kazasının sorumlusu maden İşletmecisinin serbest bırakılmasını, Adapazarı Pamukova, Eskişehir ve Çorlu tren kazalarını hatırlatan Demircan, yetkililerin istifa değil istifade ettiğini, Sinop’u nükleer santral projesinden kurtaracak olanın ise çevrecilerin direnişi olacağını belirtti.

Sinop NKP’nin Belediye Meclis salonunda Çernobil’den Fukuşima’ya başlığıyla düzenlediği panel kapsamında, ödüllü Sinoplu karikatürist Seyit Saatçi’nin işlerinin de yer aldığı Homur sanatçılarının eserlerinin sergilendiği “Nükleersiz yaşam için karikatür sergisi” açıldı.

Sinop NKP’nin Belediye Meclis salonunda Çernobil’den Fukuşima’ya başlığıyla düzenlediği panel kapsamında, ödüllü Sinoplu karikatürist Seyit Saatçi’nin işlerinin de yer aldığı Homur sanatçılarının eserlerinin sergilendiği “Nükleersiz yaşam için karikatür sergisi” açıldı.

İstanbul EMO’dan Gazi İpek ile Şehir Plancıları Odası ‘ndan Orhan Sarıaltun’un konuşmacı olduğu, moderatörlüğünü Prof. Dr.  Aziz Konukman’ın gerçekleştirdiği, Çernobil’den Fukuşima’ya Sinop Nükleer Güç Santralleri Paneli’ne de katılan Pınar Demircan etkinliği konuların çok boyutlu şekilde ve ilgiyle tartışılmasının Sinop’taki nükleer karşıtı farkındalığın yükseldiğini gösterdiğini, Sinop’luların bu proje dayatması karşısında çözümsüzlük içinde bırakılmaktan rahatsız olduklarını aktardı. Sinop’ta nükleer santral kurulmasının gündeme geldiği 2000’li yıllardan bugüne dek Sinop’a doğru düzgün yatırım yapılmamış olmasını, iş imkanı yaratılmamış oluşunu insanları nükleer santrale mecbur bırakılmaları için planlandığını söyleyen Demircan, “bu durum Sinopluları incitiyor” dedi. Demircan, özellikle son dönemde Sinop İnceburun yarımadasında atık alanları yaratıldığı yönünde bir eğilimin olmasını bölge halkının hayal kırıklığıyla karşıladığına dikkat çekti; Sinop’ta ne nükleer santralin ne atıkların istendiğinin altını çizdi.

Fotoğraf: Sinop NKP

Çernobil anmaları vesilesiyle yapılacak diğer nükleer karşıtı etkinlikler, Samsun Kuzey Kültür Derneği tarafından 4 Mayıs Cumartesi günü,  Ayancık Çevre Derneği’nce de 6 Mayıs Pazartesi günü yapılacak. Pınar Demircan bu etkinliklerde Fukuşima’nın toplumsal ve ekolojik boyutlarını anlatarak nükleer santrallerin riskleriyle Türkiye’deki projeleri  gelecekteki belirsizlikler bağlamında değerlendirecek.