Dış Köşe

Bence alnımıza bir damga vurulması daha doğru olur! -Murat Sevinç

Bitemeyen seçim sürecinde olduğumuz için Diken yazılarına bir süre ara vermiştim ama bugün iktidar partisi genel başkan yardımcısı bıyıklı kişinin olağanüstü güzellikte bir açıklamasını okuyunca, “Nayır nayır nayır, bunu yazmadan olmaz artık” sözleri döküldü dudaklarımdan. Mutlaka bir yazı olarak kalmalı bir köşede. Mutlaka.

Oysa ne kadar çok yazacak şey birikti. Asgari ücreti övmek için ‘çay simit’ güzellemesi; avukat döven cumhurbaşkanlığı korumaları; Diyarbakır’da ‘yanlışlıkla’ öldürülen genç; ‘Pek delil yok ama öyle hissediyoruz ki büyük bir oyun var bu seçimde’açıklamaları…

İşte özellikle bu sonuncusu, değerli Ali Duran Topuz’un ‘anti-hukuk’ dediği şeye şahane bir örnek; ‘his yoluyla hukuk yaratmak.’ Yasaya aykırılık olmayabilir, ama aykırılık olduğu yolunda güçlü his varsa… Eh hassas, daha doğrusu hassasiyetleri olan bir milletiz nihayetinde!

Yazacak (bazen de gülüp eğlenecek) çok şey var da, bugünkü açıklama gibisi uzun süredir yapılmamıştı sanki.

Genel başkan yardımcısı bıyıklı kişi demiş ki; “KHK ile kamu hizmetinden atılanlar bence oy da kullanamamalı. Bunun illa mahkeme kararıyla alınması gerekmiyor. Bence KHK’lılar oy kullanmamalı.”

Hahayt… Şahane. Hatta nefis. Bülent Ersoy’un özlü sözleriyle, ‘fevkaladenin fevkinde!’

Yok vallahi değerli okur, bu kez yazıyı hiç uzatmayacağım. Eskiden sinirleniyordum böyle açıklamalara, bir süredir büyük memnuniyet duymaya başladım. Yüz yıl çabalasak, kütüphanelerce yazılıp çizilse, bu ideolojiyi böyle güzel anlatmak mümkün olmazdı. Sağolsunlar, varolsunlar.

Diyor ki, “Bence KHK’liler oy kullanmamalı.” Üyesi olduğu TBMM’de KHK’li milletvekilleriyle yan yana oturan bıyıklı kişi, söylüyor bunu. “Bence” diyor. Benim açımdan en etkileyici olan bu sözcük. Ekliyor, “Bunun için illa mahkeme kararına gerek yok.” Nefis. Şahane. Fevkaladenin fevkinde. ‘Bence’ çok yerinde tespitler bunlar. ‘Bence’ müthiş bir birikimden, medeniyet tasavvurundan süzülüyor. ‘Bence’ yani. Siz katılmayabilirsiniz. ‘Bence’ öyle.

Fakat KHK’lileri oy hakkından da mahrum edeceklerse, öyle sıradan bir düzenleme yetmez. Bence, yetmez. Bence, onların araya kaynamaması için bir ‘işaret’ bulunması çok önemli. Kıyafetleri özel olabilir, misal. Hani şu cezaevleri için düşünülen tek tip tulum var ya, onun gibi. Tabii kesinlikle aynı renk olmak zorunda değil, bence daha açık, ferah bir renk düşünülebilir.

Ya da, garanti olsun, gidip çaktırmadan oy kullanmasınlar deniyorsa; en doğrusu bedenlerinin görünen bir yerine işaret konulabilir. Örneğin, benin kelim giderek enseme doğru yol alıyor. Geniş bir alında belirgin bir işaret bütün sorunu çözer bence. Bence çözer, siz katılmayabilirsiniz.

Bence bu konu TV’lerde tartışmaya açılmalı, parlak takım elbiseli ve yakası mendilli birbirinden değerli hukukçuların, yandaş düşünürlerin görüşlerine başvurmalı. Ay harika, heyecanlandım vallahi.

Öyle önüme gelene, yeni tanıştıklarıma, işimi soranlara ya da ‘‘Neden yurt dışına çıkamıyorsun?’’ sorusunu yöneltenlere, KHK’lilik hâlini açıklamak zor, zahmetli oluyordu. Şimdi alnımdaki bir işaret bütün sorunu çözecek. Sağolasın AKP, hakikaten çözüm odaklı olmak, sorunlara pratik yaklaşım bu işte. Hayaller değil, hayal dahi edilemeyenler gerçek olsun. Hadi inşallah!

Son seçimde oy verirken, sandık kurulundaki görevli Boğaziçi’nden öğrencim çıktı. Sağolsun hâl hatır sordu, karşılıklı teşekkürleştik. Eve yürürken, ‘‘Ulan inşallah çocuğun başı derde girmez; KHK’li olmamakla birlikte bir KHK’lıya hâl hatır sorma yoluyla iltisaklı durumuna düşer mi acep’’ diye düşündüm. Oysa alnımda bir işaret olsaydı ve oy hakkım bulunmasaydı, böyle bir endişe yaşamayacaktım. Değil mi ama? Bence öyle.

Büyük bir zevkle, ibretle, kahkahalar eşliğinde seyrediyorum gelinen yeri, ‘geldikleri’ durumu. Bence ileri demokrasi, ileri hukuk devleti, ileri yargı bağımsızlığı tam da bu işte. Bence. Ha gayret…

(diken.com.tr’den alınmıştır)

Kategori: Dış Köşe