Günün ManşetiManşet

AKP İstanbul’da seçimlerin yenilenmesini isteyecek

İstanbul’da İmamoğlu ile Yıldırım arasındaki oy farkının 14 binlerde olduğunu söyleyen AKP Genel Başkan Yardımcısı Yavuz, ‘Bugün olağanüstü itiraz başvurularını yapacağız. İstanbul’da seçimin yenilenmesini istiyoruz’ dedi. YSK’nin verdiği kararın herkesi bağlayacağına vurgu yapan Yavuz kurumu da uyardı: Ama şaibeli hale gelir, hukuki meşruiyet 3 yıl boyunca konuşulur


AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, olağanüstü itiraz yoluna giderek İstanbul’da seçimin yenilenmesini isteyeceklerini açıkladı. Resmi olmayan sonuçlara göre, AKP’nin adayı Binali Yıldırım ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu arasındaki farkın 29 binlerden 14 binlere indiğini söyleyen Yavuz, istanbul Büyükçekmece’ye ilişkin itirazlarını da geri çekmediklerini duyurdu, ilçeyle ilgili de olağanüstü itiraz başvurusu yapmaya hazırlandıklarını söyledi.

AKP Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı yapan Yavuz’un açıklamasında öne çıkanlar şöyle:

Taleplerimiz sürüyor: Geçersiz oyların sayımına ilişkin talebimiz vardı. Şu anda birçok ilçede devam ediyor. Yeniden sayımın gerçekleştirilmesine ilişkin talebimiz 5 ilçenin haricinde tamamen kabul edilmiş değil. Oyların tamamının sayımına ilişkin yüzde 6 sayılmışken geldiğimiz noktada fark 29 binlerden 14 binlere indi. Faik Öztrak Bey ‘Bu insanları sandık başkanlığına getiren sizin idari amirleriniz’ diyor. Yasa diyor ki o ilçede, mesela Büyükçekmece sınırları içinde ne kadar kamu görevlisi varsa mülki idare onu seçim kuruluna teslim eder. Seçim kurulu başkanı bu listeden kura çekimi ile sandık sayısının 2 katı oranında ismi belirler, engeli olanları çıkartmak suretiyle kalanları sandık başına yerleştirir. 16 bin kişi yuvarlak söylüyorum o listenin içinden yerleştirilmişken, 5 bin kişi de o listenin dışından yerleştirilmiş.

İktidarız ama yargı bağımsız: CHP Sözcüsü’ne şunu söylemek istiyorum hem kendileri hem biz demokrasiye tarafız, güvenli biçimde seçimlerin yapılmasına tarafız. Rakip partiler olabiliriz. ‘Siz iktidar değil misiniz?’ diyorlar. Evet biz iktidarız ama yargı bağımsız. İktidar partisinin yetkililerinden daha fazla CHP yetkilileri daha fazla bunun takipçisi olmalıdır. Sandık kurulu başkanları bu listenin dışına çıkmış. Kamu görevlisi olmayanlardan da var. İlçe dışına çıkmış, bu görevleri almış il dışına çıkmış, kamu görevlileri dışına çıkmış. Bir kısım akrabalar özellikle yerleştirilmiş.

Olağanüstü itirazımızı yapıyoruz: Bunları zamanında niye itiraza konu etmediniz diyor. Seçim kurulları sandık başkanlarının listesini kimseye vermez. Parti üyeleriyle ilgili olsaydı iş değişirdi. Seçim kurulu başkanının gözetiminde yapılıyor o listeler. Bugün ortaya çıkıyor. Mülki idare amirlerinin de teslim ettiği listeleri görüyoruz, bakıyoruz ki bu işte bir şey var. Büyükçekmece’de talebimizi geri çektiğimizi söylüyor Sayın Öztrak, yok öyle bir şey. Bugün olağanüstü itirazımızı yapıyoruz.  

51 sandığı saymanın anlamı yok: YSK, ‘İstanbul’da oyların tamamının sayılmasına gerek yoktur’ şeklinde karar verdi. 51 sandıkta oylar yeniden sayılsın diye bir kararı da var. Anlamış değilim. 51 sandığı, dedik ki ‘şurada tutanak yapılmamış, çizelge boş bırakılmış… Örnekler bunlar’ dedik. Böyle yüzlercesi, binlercesi var dedik. 51 sandığı saymanın hiçbir anlamı yoktur.

İstanbul yeniden: Şimdi elimizde yeniden kullanabileceğimiz bir imkan var. onu kullanacağız. O imkan, biliyorsunuz 298 sayılını kanunun 130’uncu maddesi, olağanüstü itirazı öngörüyor. Maddede, ‘seçimin sonucuna müessir olaylar ve haller sebebiyle’ diyor. Biz de bu yolu kullanarak ve anlattıklarımızı dilekçemize işlemek suretiyle diyeceğiz ki, seçimin sonucunu çok net etkileyecek, seçimin sonucuna net müessir olacak olaylar ve haller var, onun için olağanüstü itirazımızı kullanıyoruz ve İstanbul’da seçimin yenilenmesini istiyoruz diyeceğiz.

YSK’ye uyarı:: YSK’nın verdiği kararlar kesindir ve hepimizi bağlar. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti. Son kararı da YSK verecek. Verdiği anda bu hepimizi bağlar. Ama şüphe ortadan kalkmamış olur. Bütün bunlara ilişkin de net bir karşılık ortaya konmamış olur. Beş yıl boyunca bu şaibe konuşulur. Siyasal, sayısal, hukuksal meşruiyeti 5 yıl boyunca konuşulur. Buna kimsenin müsaade etmemesi gerektiğini düşünüyorum.