EkolojiGünün ManşetiManşet

Radikal yeşil hareketin öncüsü İbrahim Eren hayatını kaybetti

Türkiye’de radikal yeşil hareketin öncülerinden arkeolog İbrahim Eren, dün İstanbul’da hayatını kaybetti. Ayasofya Müzesi’nde geçirdiği kalp krizi sonucu ölen İbrahim Eren 69 yaşındaydı.

Eren’in bugün akşam saatlerinde Taksim meydanında buluşan dostları tarafından İstanbul’dan uğurlanacağı ve memleketi olan Kastamonu’nun Cide ilçesinde yarın toprağa verileceği öğrenildi.

İbrahim Eren (1950-2019)

İbrahim Eren kimdir?

İbrahim Eren, 80’lerin ortasında filizlenen Radikal Demokrat Yeşil Hareketin kurucusu ve lideriydi. Yeşil, antimilitarist, feminist, eşcinsel ve ateist grupların bir koalisyonu olan hareket 1980 darbesi sonrasında gelişen birçok farklı akıma kaynaklık etmişti. Hareketin teorik altyapısının oluşturulmasında, Avrupa’da ve Türkiye’deki benzer hareket ve partilerle ilişki kurulmasında, yayın faaliyetlerinin örgütlenmesinde, eylemlerinin şekillenmesinde Eren’in ağırlığı vardı.

İbrahim Eren Akçimento protestosunda
(Salt Galata’da 03 Eylül-29 Kasım 2015 tarihlerinde Merve Elveren küratörlüğünde  düzenlenen  “Nerden Geldik Buraya” sergisi için İbrahim Eren’in kişisel arşivinden alınmıştır.)

Eren’in yurtdışında farklı ülkelerde yaşadığı siyasal ve toplumsal hareket deneyimleri Radikal Demokrat Yeşil Hareketin şekillenmesinde rol oynamıştı. İbrahim Eren 1980 öncesi İzmir’de kurulan Ege Çevre Sağlık Derneği tecrübesi vardır. Üniversite eğitimi için İtalya’ya giden Eren oradaki siyasi ve toplumsal faaliyetlerini şöyle anlatmıştı:

“İtalya’da bulunduğum dönemde İtalyan Hıristyan İşçi Hareketi’nin kongrelerini izliyordum. Sol Hıristyan Demokrat Parti’nin de çalışmalarını takip ediyordum. Papazların da bulunduğu Katolik bir hareket. Manifesto dergisi dağıtıyordum. Torino’da ilk kez gay hareketinin yürüyüşüne katıldım. Komünist Eşcinsel Birleşik Hareketi’ni tanıdım.”*

Tarlabaşı yıkımlarından
(Salt Galata’da 03 Eylül-29 Kasım 2015 tarihlerinde Merve Elveren küratörlüğünde  düzenlenen  “Nerden Geldik Buraya” sergisi için İbrahim Eren’in kişisel arşivinden alınmıştır.)

1972-73 yıllarını Almanya’da geçiren Eren, kendisinin her zaman anaakım kuramsal partilerin dışındaki partilere ve hareketlere ilgi duyduğunu ise şöyle anlatmıştı:

“1972-73 yıllarında Almanya’da bulundum. Franfurkt’ta işgal deneyimlerini yaşadım. Komünler kurulmaya başlamıştı. Kentsel hareketler, nükleer karşıtı hareket ve Frankfurt havaalanına karşı direnişler vardı o dönemde. Frankurt Okulu’nun tartışmalarını takip ettim. Herbert Marcuse’ün bir makalesini Türkçe’ye çevirdim.”*

Bilsak konuşmasından
(Salt Galata’da 03 Eylül-29 Kasım 2015 tarihlerinde Merve Elveren küratörlüğünde  düzenlenen  “Nerden Geldik Buraya” sergisi için İbrahim Eren’in kişisel arşivinden alınmıştır.)

İbrahim Eren, Almanya’da bulunduğu dönemde Kürt grupların toplantılarına katıldığını, Kürtçe’nin özgür olması gerektiğini, Kürt kültürünün özgürce gelişmesi için önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini savunuyordu.

1978’de yurtdışına çıkan Eren, 12 Eylül 1980 darbesi sırasında İspanya’daydı. 1981 yılında İspanya’da başarısızlıkla sonuçlanan askeri darbe girişimine şahit oldu. 1983’te Türkiye’ye dönen Eren, SODEP’te (Sosyal Demokrasi Partisi) faaliyet göstermeye başladı. Beraber hareket ettiği grupla birlikte partinin genel merkezine daha etkin bir demokrasi mücadelesi için taleplerini iletmeleri, ancak herhangi bir karşılık bulamamaları üzerine bir manifesto yayınlayıp SODEP’ten ayrılıdılar. Çağrılarına cevap veren sol-sosyal demokrat 15 kişilik bir grup oldu.*

1985’de İbrahim Eren’in öncülüğünde Radikal Demokrat Yeşiller adı altında farklı gruplar toplantılar yapmaya başladı. Yeşiller, feministler, ateistler ve antimilitaristlerin yanında eşcinseller ve translar da bu girişim içinde örgütlenmeye başladı. Radikal Demokratik Yeşil Parti adında bir parti kurmak için çalışan grup, Yeşil Barış gazetesini çıkardı

Radikal Yeşiller tarafından çıkartılan Yeşil Barış gazetesinin ilk sayısının kapağı

1987 yılında güvenlik güçlerinin gayler ve travestiler üzerindeki baskılarını artırdığı bir yıldı. 27 Nisan 1987 günü Gezi Parkı’nda ilk defa kamuya açık bir alanda açlık grevi yapmaya başladılar. Polisin uyarısıyla açlık grevi parktan İbrahim Eren’in Taksim Lamartine caddesindeki evine taşındı. Medyadan, aydınlardan ve farklı toplumsal gruplardan destek gören eyleme. Rıfat Ilgaz, Türkan Şoray, Hale Soygazi ve Barış Pirhasan destek verdi.

Şerif Gören’in 1987 yılında çektiği ve Türkan Şoray’ın başrolünü oynadığı “10 Kadın” adlı filmde erkek egemen dünyada yaşamlarını devam ettirmeye çalışan dokuz kadının öyküsü anlatılıyordu Dokuz kadını da Türkan Şoray canlandırıyordu. Dördüncü kadın çevreci Deniz’di. Bölümün tamamı bugünün TOKİ’sine benzeyen o dönemde uydu kent olarak adlandırılabilecek beton blokların arasındaki bir inşaat alanında çekilmişti. İbrahim Eren filmin bu bölümünde yeşil bir aktivisti canlandırıyordu.

Radikal Demokrat Yeşiller, 1985-1990 yılları arasında bir çok mücadeleye öncülük etti. Tarlabaşı’ndaki tarihi evlerin ve Nurosmaniye’deki Bizans sarnıcının yıkılmasına, Nişantaşı’ndaki Cide Parkı’nın altının otoparka dönüştürülmesine, Hasankeyf’in sular altında kalmasına, zorunlu askerliğe, İzmit körfezinin kirlenmesine, kadına karşı şiddete, Emirgan’da tarihi çınarların kesilmesine, üçüncü köprüye, İTÜ Taşkışla binasının otele dönüştürülmesine karşı protestolar, basın açıklamaları ve açlık grevleri yaptılar. 1980 darbesinden sonra sahneye çıkması yasaklanan Bülent Ersoy’un durumunu Avrupa Parlamentosu’na taşıyan da Radikaller ve İbrahim Eren olmuştu.

Bir ağaç kesimi protestosundan. Yer belli değil.
(Salt Galata’da 03 Eylül-29 Kasım 2015 tarihlerinde Merve Elveren küratörlüğünde  düzenlenen  “Nerden Geldik Buraya” sergisi için İbrahim Eren’in kişisel arşivinden alınmıştır.)

7 Aralık 1989 günü Bizans Kültür ve Sanat Evi’nde travesti ve transseksüeller üzerindeki baskılar konusunda toplantı düzenlemek ve bildiri dağıtmakla suçlanan İbrahim Eren, Aydın Menteş ve Ahmet Oğuz’un, dönemin Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’na aykırı davranmaktan 1 ila 3 yıl hapisleri istendi. Bir aydan fazla bir süre cezaevinde kalan Eren, emniyette ve cezaevinde gördüğü baskı ve işkenceleri protesto etti.** Eren’e ait Yeni Bizans Kültür ve Sanat Merkezi de dernek olarak kullanıldığı gerekçesiyle sık sık takibe uğradı ve mühürlendi.  

Eren, Halepçe Katliamı’ından sonra Irak Konsolosluğu’na çiçek bırakmak, sayım günü sokağa çıkarak ağaç dikmek, tarihi eserlerin yıkılmasına karşı çıkmak gibi konulardan dolayı 15 kez gözaltına alındı.  1991-1994 arası Radikallerin durgunluğa girdiği bir dönem oldu. Eylemler azaldı ve gruplar arasındaki bağlar zayıfladı. Partileşme faaliyetleri ise sonuç vermedi ve grupların farklı siyasi yapılara ve partilere yönelişiyle hareket sönümlendi.

Sonraki yıllarda da politik mücadelesini sürdüren İbrahim Eren turizm rehberliği yapıyordu.

İbrahim Eren’le ilgili bazı röportaj ve yazılar için TIKLAYIN

*İbrahim Eren’le kişisel görüşme, 24 Mayıs 2017
**Eren’in tahliye isteğine ret, Cumhuriyet, 09 Ocak 1990


Haber: Barış Gencer Baykan – Yeşil Gazete
Twitter @barisgencbaykan

Kategori: Ekoloji