Doğa MücadelesiGünün ManşetiManşet

İmar değişikliğine yargıdan ret: Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi arazisindeki 17 bin ağaç kıyımdan kurtuldu!

92 yıldır psikiyatri, nöroloji ve nöroşirurji alanlarında tüm Türkiye’ye hizmet veren Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bulunduğu alanın imara açılması planına yargıdan ret geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hastanenin yer aldığı yaklaşık 1 milyon metrekarelik alana yönelik yaptığı imar planında kamu yararı görmeyen İstanbul 6. İdare Mahkemesi, planın yürütmesini durdurdu.

Bilirkişi raporunu esas alarak dosyayı karara bağlayan mahkeme, projenin gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkacak trafik sorununun planda yeteri kadar açıklanmadığına, plan değişikliğinin planlama teknikleri ve şehircilik ilkeleri açısından belirsizlikler ve eksiklikler içerdiğine şu açıklamayla dikkat çekti:

“Sağlık tesisinin yaratacağı trafik çekiminin planlarda gösterilen karayolu ulaşım sistemiyle karışılabileceği konusunda ciddi şüpheler oluştuğu, bu büyüklükteki bir tesis için erişim olanaklarının sadece karayolu sistemine dadandırılmasının uygun olmadığı, planlama teknikleri şehircilik ilkeleri ve genel olarak kentin arazi kullanımı için uygun olmadığı, kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılmadığı anlaşıldığından dava konusu planlarda kamu yararına şehircilik ilkelerine uyarlılık görülmemiştir.”

İki yıl önce 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği onaylanmıştı. TMMOB Mimarlar Odası Trakya Büyükkent Şubesi Başkanlığı öncülüğünde kurulan Bakırköy Kent Savunması, Ruh ve Sinir Hastanesi’nin de içinde bulunduğu beş parseli kapsayan imar plan değişikliğini “Yeşil alanları yok sayan bir talan projesi” diye adlandırmış, yurttaşları bilgilendirme kampanyası başlatmıştı.

Bakırköy Kent Savunması Yürütme Kurulu sözcüsü arkeolog ve kentsel gelişim uzmanı Dr. İlknur Türkoğlu ve TMMOB Mimarlar Odası Trakya Büyükkent Bölge Temsilciliği Başkanı Mimar Mustafa Fazlıoğlu mahkeme kararını Yeşil Gazete‘ye değerlendirdi. Türkoğlu, 17 bin çam ağacının bulunduğu alanın hem yeşil hem de tarihi dokusunun dokunulmadan korunması gerektiği görüşünde. 

Bakırköy Kent Savunması Yürütme Kurulu sözcüsü arkeolog ve kentsel gelişim uzmanı Dr. İlknur Türkoğlu

İlknur Türkoğlu: İmar planı değişikliği kabul edilseydi ve işletilseydi oraya hem rezidans, hem AVM hem de şehir hastanesi inşaatı yapılacaktı

“Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi arazisi için 2017 yılında
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından imar değişikliği yapılmıştı. Eğer bu imar planı değişikliği kabul edilseydi ve işletilseydi oraya hem rezidans, hem AVM hem de şehir hastanesi inşaatı yapılacaktı. Biz kararı öğrendikten sonra Bakırköy Kent Savunması olarak bir kampanyaya başladık. Halkı bilinçlendirmek için toplantılar yaptık, paneller düzenledik. Daha sonra imza kampanyası düzenledik. 2017 yazı boyunca 30 bin imza topladık. Ondan sonra imzaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na teslim ettik. 2 defa Ankara’ya gittik, bakanlıkla görüşme yaptık. Oradaki imar değişikliğine itiraz ettiğimizi, çok yanlış bir karar alındığını, planın hem Bakırköy ve çevresinde kalan son yeşil alanın yok edilmesiyle sonuçlanacağını ve semtin bu yapılaşmayı kaldıramayacağını söyledik. Bu arada Mimarlar ve Şehir Plancıları Odası beraber bir karşı dava açmışlardı. İşte bu dava neticelendi. Bilirkişi bölgeye gidip gördü. Dava istediğimiz şekilde neticelendi. İmar planı değişikliği geri çekildi. 

Bizans dönemine ait kalıntılar, Reşadiye Kışlası ve 17 bin ağaç var

Burası hem yeşil hem de kültür mirasının bulunduğu bir alan. Hem Bizans’a ait kalıntılar, anıt mezar, bir Osmanlı kışlası (Reşadiye) var. 1914 yılında inşa edilmiş. İnşa edilirken de oralar yeşil alan olarak düzenlenmiş. Sonrasında 1927 yılında da Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi kurulduğunda o yeşil alandan hastaların sağlığı için faydalanılmış. Hem terapi için kullanılmış hem de ağaç dikilmeye devam edilmiş. O alanda 17 bin ağaç var. Aralarında anıt ağaçlar da var. Hem yeşil alan olarak hem de tarihi bir değer olarak oranın dokunulmadan, belki iyileştirilerek, restore edilerek kullanılmaya devam edilmesi gerekiyordu. Bu mücadeleyi uzun zaman yürüttük ve kazandık. Bundan sonra ne olur bekleyeceğiz, gerektiğinde de müdahale edeceğiz.”

TMMOB Mimarlar Odası Trakya Büyükkent Bölge Temsilciliği Başkanı Mimar Mustafa Fazlıoğlu

İmar planına yönelik mücadeleyi yürütenlerden Mustafa Fazlıoğlu ise, kamusal sağlık hizmetlerinin daha da geliştirilerek sürdürülmesini talep ettiklerini söylüyor.

Mustafa Fazlıoğlu: 1,5 milyon metrekare inşaat yapılabilirdi 

Burası 900 bin metrekarelik bir alan. Buraya ilişkin ikili bir mücadele yürüttük. İlk olarak Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve Türk Tabipleri Birliği, ikinci olarak içerisinde sivil toplum örgütleri, dernekler, inisiyatiflerin bulunduğu sivil bir yapı olan Bakırköy Kent Savunması toplumsal bir mücadelenin öncülüğünü yaptı. İmara açılması planlanan yerde Cumhuriyet’e yaşıt bir hastane var, bu anlamda da simgesel bir değeri var. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, bulunduğu alana ve hastaneye bağlı birimlere baktığımızda, yaklaşık 1800 yatak kapasitesiyle kamusal sağlık hizmeti sağlıyor. Bu yönüyle de çok değerli. Dolasıyla plan değişikliği ile yapılmak istenen kamu-özel ortaklığı bir şehir hastanesi tanımı var. Biz buna şiddetle karşı çıktık. Şehir hastanelerinin kendi mantığını da biliyoruz. Bu sağlık hizmetlerinin bir anlamıyla özelleştirilmesi… Devlet 25-27 yıl orada kira ödüyor. Sağlığın ticarileştirilmesi ortada. Buna karşı yoğun bir kampanya yürütüldü.

“Talebimiz sağlık hizmetlerinin kamusal olarak devam etmesi”

Alan İstanbul’un merkezinde, çok değerli bir arazi parçası. Şehir hastanelerinin mantığıyla da örtüşebiliyor. Bölge halkının nefes alabildiği, spor yaptığı bir alan. Sadece Bakırköylüler değil Bahçelievler halkı da buradan faydalanıyor. Aynı zamanda beklenen Marmara depreminde insanlarımıza toplanma alanı olabilecek bir yer. Eğer bu plan geçmiş olsaydı 1,5 milyon metrekare inşaat yapılabilmesinin önü açılacaktı. Ayrıca günlük 60-70 bin insanın buraya girip çıkması demek. Bunun altyapı, ulaşım, trafik sorunları var. Bakırköy’e o kadar büyük bir yük getiriyordu ki… Bu önemli bir kazanım. Umuyoruz orada yeni bir girişim olmaz. Tüm Bakırköy halkının, meslek odalarının, Türk Tabipleri Birliği’nin, mekan savunucularının, saha çalışanlarının, Bakırköy Kent Savunması’nın talebi sağlık hizmetlerinin orada kamusal olarak devam etmesidir. Elbette tıbbi olarak donanımda noksanlık varsa bunlar tamamlanmalı. Binaların bir kısmının bakım ve onarıma ihtiyacı var, bunlar da yapılmalı. Beklentimiz mevcut korunarak yaklaşık yüzyıldır devam eden kamusal sağlık hizmetinin daha da gelişerek, önümüzdeki onyıllar, yüzyıllar daha devam etmesidir.”  

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin yer aldığı kampüste Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Lepra Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi, İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü ve Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu bulunuyor. Öte yandan Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise üçüncü büyük spor salonu olan Sinan Erdem Spor Salonu’nun bulunduğu parselde ise Basketbol Süper Ligi’nin düzenlediği Ahmet Cömert Spor Salonu, Olimpiyat Evi, Türkiye Su Topu Federasyonu Olimpik Yüzme Havuzu ile Gençlik ve Spor il müdürlüğü havuzu gibi önemli spor tesisleri yer alıyor.

Bakırköy’de 17 bin ağaç kıyım tehlikesiyle karşı karşıya: “Hafıza ve hatıra mekanımıza saldırıyorlar!”

Haber: Merve Damcı

(Yeşil Gazete)