Küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlamak mümkün mü?: Araştırmalara göre yüzde 64 ihtimal var

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) geçen Ekim ayında açıkladığı “1,5 Derece Küresel Isınma Özel Raporu”na göre, küresel ısınma, önümüzdeki 20 yıl içinde, sanayi öncesi dönemin ortalama sıcaklık derecesine göre 1,5 derecelik bir artışta durdurulamadığı takdirde iklim krizi artık geri döndürülemez bir sürece girecek.

İngiliz The Guardian gazetesinde yer alan habere göre, yapılan son araştırma küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlandırmanın mümkün olabileceğini söylüyor. Nature Communications dergisinde yayınlanan araştırmaya göre elektrik santralleri, fabrikalar, gemiler ve uçakların tükettiği fosil yakıtların sıfır karbonlu alternatiflerle yer değiştirmesi halinde ısınmanın 1,5 derecenin altına kalma ihtimalinin yüzde 64 olduğu belirlendi.

Leeds Üniversitesi’nden Christopher Smith ve Londra Ekonomi Okulu’ndan Nicholas Stern’in liderliğinde yapılan araştırmada bir fosil yakıtın aşamalarına bakılarak küresel sıcaklıkların ne kadar artacağının tahmin edilebildiği, bilgisayar destekli modelleme programı kullanıldı. Yapılan modellemeye göre santrallerin 40, arabaların ortalama 15 ve uçakların ortalama ömrü 26 yıl olarak belirlendi.

Bu senaryoya göre karbon emisyonlarının önümüzdeki 40 yıl içinde sıfıra düşeceği, küresel sıcaklık artışının 1,5 derece altında kalma ihtimalinin yüzde 66 olacağı belirtildi. Eğer fosil yakıtlardan çıkış 2030’a kadar başlamazsa ısınmayı yavaşlatmadaki şans oranı yüzde 33’e gerileyecek.

Araştırmaya liderlik eden Leeds Üniversitesi’nden Christopher Smith, “Sizi iklim sistemi değil, küresel toplum durduruyor” diyor.

Türkiye’de fosil yakıtlar ne durumda?

TEİAŞ (Türkiye Elektrik İletim A.Ş.) tarafından açıklanan verilere bakıldığında, 31 Aralık 2018 itibari ile Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesi kaynaklarına göre şu şekilde gerçekleşti:

Doğalgaz+LNG’den 22.437,80 megavat (MW)

Yerli kömürden 10.203,50 megavat (MW)

İthal kömürden 8.793,90 megavat (MW),

Hidrolik barajdan 20.356,10 megavat (MW),

Hidrolik akarsudan 7.755,3 megavat (MW),

Rüzgârdan 7.005,1 megavat (MW),

Güneşten 5.062,9 megavat (MW),

Jeotermalden 1.282,50 megavat (MW)

Bu istatistiklere göre Türkiye’nin fosil yakıt bağımlılığı devam ediyor. Elektrik kurulu gücünün yüzde 55’ini fosil yakıtlar oluşturuyor. Türkiye aynı zamanda 44 gigavatlık (GW) yeni kömür kapasitesi de kurmayı planlıyor. 

“Türkiye Paris Anlaşması’nı onaylamalı”

Uzmanlar, Türkiye ve çevresinin iklim değişikliğinin etkileri açısından hassas bölgelerden birinde bulunduğunu ifade ediyor. İklim değişikliği ile mücadelenin aciliyetinin ortaya konduğu IPCC 1,5 derece Özel Raporu’nun ışığında gerçekleşen COP24 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 24.Taraflar Toplantısı) toplantısında 2020 yılından itibaren yürürlüğe girecek iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerini somutlaştıran Kural Kitabı kabul edilmiş, küresel çabaların bir arada toplandığı Paris Anlaşması’nda “gelişmiş ülke” olarak değerlendirilen ve anlaşmayı onaylamayan Türkiye’nin, “gelişmekte olan ülke” statüsüne geçme talebi ise kabul görmemişti. İklim uzmanları Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı acilen onaylayıp iklim politikalarını geliştirmesi gerektiğini söylüyor.

Türkiye’nin karbon emisyonları 2018’de arttı”

Aralık 2018’de Global Carbon Project (GCP, Küresel Karbon Projesi) tarafından yayınlanan 2018 Küresel Karbon Bütçesi’ne göre, küresel karbondioksit emisyonlarındaki artışın başlıca nedeni petrol ve doğal gaz kullanımının artmaya devam etmesi.

2018 yılında emisyonlarda artış görülen Türkiye’nin, 2000 ile 2017 arasında kömür kaynaklı emisyonları yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydetti, petrolde ise bu oran yüzde 6,2 ile gerçekleşti. Küresel CO2 emisyonlarındaki bu artış, Paris Anlaşması hedeflerini tehlikeye sokuyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli IPCC’ye göre, küresel ısınmanın 2 derecenin oldukça altında tutulması için emisyonların 2030 itibarıyla yaklaşık olarak %20 azaltılması ve 2075 itibarıyla sıfırlanması gerekiyor. Küresel ısınmanın 1,5 derecenin oldukça altında tutulması için ise, emisyonların 2030 itibarıyla %50 oranında azaltılması ve 2050 itibarıyla sıfırlanması gerekiyor.

[Katowice’den Notlar 4] Neden çok geç ve çok yavaşız? Neden acilen harekete geçmeliyiz? Temel derslerle, basit gerçekler

2018 boyunca iklim değişikliği kaynaklı hava olaylarında milyonlarca insanı etkileyen felaketler yaşandı

İklim uzmanları Katowice’de gerçekleşen COP24’ü değerlendirdi: Kazançlar, kayıplar

(The Guardian, Yeşil Gazete)