Toprak minerallerinin karbon depolanmasındaki rolünün küresel ölçekte değerlendirilmesi

2 Ocak 2019’da Science Daily‘de yayınlanan makaleyi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Aslıhan Ulu’nun çevirisi ile paylaşıyoruz. 

***

Sera gazı sorunlarımızın bir cevabı ayaklarımızın altında olabilir: toprak bilimci (pedolojist) UC Santa Barbara Üniversitesi’nden Oliver Chadwick ve Washington Eyalet Üniversitesi’nden Marc Kramer topraktaki minerallerin atmosferden çekilen karbonun önemli bir kısmını tutabildiğini keşfetti. Bu, Dünya karbon ekonomisini değiştirmeye çalışırken potansiyel olarak sömürülebilecek bir mekanizma.

Nature Climate Change dergisinde yayınlanan “Küresel ölçekte toprak karbonunun reaktif mineral alıkoymasında iklim kaynaklı eşikler”1 makalesinin eş yazarı olan Chadwick şöyle diyor: Uzun bir süredir mineraller üzerindeki karbonun etrafta uzun zaman asılı kalan karbon olduğunu biliyoruz. Toprağın ne kadar karbon alabildiği ve tutabildiği hava sıcaklığı ve nem gibi faktörlere bağlıdır.

“Bitkiler fotosentez yaptığı zaman atmosferden karbon çekerler, sonra ölürler ve organik maddeleri toprağa karışır”. Chadwick bu durumu şöyle açıklıyor: bakteri, organik maddeleri ayrıştırır, karbonu serbest bırakır ki tekrardan atmosfere karbondioksit olarak döner ya da toprak minerallerinin üzerinde kalır.

Araştırmacılar, toprağın karbonu alıkoymasında suyun önemli bir role sahip olduğunu belirtiyor. Chadwick ve Kramer, toprağın çözünmüş organik madde üretiminde ve minerallerde depolanmasında oynadığı rolü gösterebilmek için küresel çapta ilk kez yapılan bu değerlendirme sonuçlarını elde etmek için Ulusal Ekolojik Gözlem Ağı (NEON)2 ve küresel olarak temsil edilmiş arşivlenmiş bir veri setinden toprak profillerine başvurdu. Nemli iklimler, karbon depolanmasında etkili olan minerallerin oluşumuna daha elverişlidir, bu nedenle Dünya’nın tahmini 600 milyar metrik tonluk toprak temelli karbonun çoğu nemli ve tropik bölgelerde bulunur.

Kurak alanlar ise “negatif su dengesi” eğilimi gösterir bu sebeple çok daha az organik karbon depolayabilir. Chadwick’ e göre, bulgular su dengesindeki küçük bir stratejik değişimin bile daha fazla karbon depolanmasına neden olabileceğini gösteriyor.

Chadwick şöyle devam ediyor; “bu aslında o kadar kolay bir şey değil çünkü su kıymetlidir”, ve toprak neminde bir kaymanın su dengesini negatiften pozitife – çöl gibi- düşürebildiği yerlerde, başlamak için yeterli su yoktur. Ve şunları ekliyor, “Bu nedenle, arazi üzerine çok fazla su yaymak hiç mantıklı gelmiyor çünkü su çok değerli”.

İklim değişikliği ise göz önünde bulundurulması gereken başka bir faktördür. Dünyanın ısınmasıyla birlikte mikrobiyal aktiviteler sonucu karbonun atmosfere fotosentezden daha fazla oranda geri salınması potansiyeli de artar. Daha sıcak bir iklime bağlı olarak artan buharlaşma, karbonu yüzeyin derinliklerindeki minerallere taşımak ve çözmek için topraktaki su miktarını da azaltır.

Araştırılması gereken hala çok fazla şey ve üstesinden gelinmesi gereken birçok engel var ancak birçok yerdeki toprak bilimciler yeryüzündeki toprağın karbon kaynağını karbon yutağıyla dengeleyecek bir yol arayışındalar fakat bu araştırmacılara göre, nispeten az bilinen ama çok önemli bir karbon depolama yolunu anlamak için bir başlangıçtır.

Kramer’in deyişiyle; “ Dünya’daki toprak hakkında bildiklerimiz Mars’ın yüzeyi hakkında bilinenlerden daha az.” “Yeryüzündeki karbonu düşünmeye başlamadan önce onun oraya gerçekten nasıl geldiğini ve etrafta nasıl asılı kaldığını anlamamız gerekir. Bu bulgu, anlayışımızda önemli bir dönüm noktasını vurgulamaktadır.”

Chadwick’ e göre bilim insanları için bir sonraki adım, topraktaki mineral temelli karbon deposunu daha iyi anlamak için bu reaktif minerallerin (tipik olarak demir ve alüminyum) havayla temas etmeden karbonu ne kadar süre tutabildiğini tespit etmek. “Toprakta karbon depolamaya çalışmak için çaba sarf edeceksek, bu gerçekten önemli.” Dikkate değer bir mesele haline gelene kadar uzun kalabilecek mi? Eğer şimdi görmezden gelirsek ve beş yıl sonra ortaya çıkarsa, bu sorunumuzu çözmez ve farklı bir ağaca havlıyor oluruz.”

1 “Climate-driven thresholds in reactive mineral retention of soil carbon at the global scale”

2 National Ecological Observatory Network

.

Makalenin İngilizce Orijinali

Yeşil Gazete için çeviren: Aslıhan Ulu

.

(Yeşil Gazete, Science Daily)