Yerel yönetimlerin sorumlulukları – Murat Balamir

Bu yazı cumhuriyet.com.tr/ den alınmıştır

Yerel seçimler yaklaşırken medya, adayları ve projelerini tanıtmaya odaklandı. Daha yararlı bir yaklaşım, yerel yönetimlerin sorumluluk alanlarını ve demokrasi yetersizliklerimizi gündeme getirmek olur. Bir örnek, yönetimlerin doğal ve insan kaynaklı tehlikeler karşısında tutumlarıdır. Ülkemizdeki doğal tehlikeler, iklim değişikliği sorunları ve kazalar, giderek önem gösteriyor. 

Mülki yönetimin bu alandaki sorumlulukları 7269 sayılı ‘afetler’ yasasında tanımlanmıştır. Acil durumlarda yetkililer vali ve kaymakamlardır. Yerel organlar ve belediyeler bu mutlak otoriteye bağlıdır. Ancak bu yönetimler, tehlikelere karşı önlem almada ve ‘afet planı’ hazırlamada yetersiz kalırlar. Bu kesimde, bilgi ve teknolojiye uyumlu yeni düzenlemeler gerekiyor. Seçimle iş başına gelen belediyelerin sorumlulukları ise, 5216, 5302, 5393 sayılı yasalarda belirlenmiştir. Yasa metinlerindeki tanım yanlışları bir yana, yönetimlerin alacağı koruyucu önlemler açıklanmaz.

Belediyelerimizin bu alanda yapabilecekleri özetlenirse: 

Bilgilendirme: Yerel ortamdaki tehlikelerin tür ve konumlarına ilişkin bilgilerin toplumla paylaşılması önceliklidir. Tehlike harita ve bilgilerinin topluma açık tutulması, yer seçimi ve yatırım davranışlarını yönlendirir, riskleri azaltır. 

Platformlar: Belediyeler tehlikelere karşısında iki tür yanlış yapabilirler. Bunlar, gereksiz yatırımlar yapma, ya da etkili önlemleri görememe tuzaklarıdır. Can ve mal güvenliği kararlarında sorumluluk paylaşımı temel bir güvencedir. Kent platformları, yönetim temsilcileri yanı sıra, STK birimleri, medya, üniversite, iş çevreleri gibi kesimlerin temsilcilerinden oluşturulur, karar ve sorumluluklar birlikte üstlenilir. 

Kademeler: Farklı coğrafyalardaki büyüklü küçüklü belediyelerin alacağı önlemler ve öncelikleri farklılaşır, yerleşim deseni ve yapılaşma düzenlerine ilişkin kurallar kademelidir. 

Planlar: Mekânsal planlarımız, tehlike ve risklere ilişkin ilke ve standartlardan yoksundur. Tehlike haritalarını gözeten plan bilgilerinin toplumla paylaşılması, yönetimlere güveni güçlendirir. Yeşil kuşaklar, çevre değerleri kadar toplumsal kazanımlar getirir. Su baskını tehlikesi, özel plan ve altyapı düzenlemeleri gerektirir. Havzalardaki belediyeler, mülki yönetimle birlikte havza ölçeğinde plan yapmalıdır. 

Acil durum: Belediyeler planlarda, açık alan, altyapı ve ulaşım ağı, okul ve hastaneler, yurtlar, oteller ve kamu hizmet yapılarını kapsayan bir sistem kurup, lojistik önlemler alabilirler. Acil durum sistemine özel kesim tesislerinin de katkılarını özendirebilirler.

Korunmasızlar: Yaşlı, çocuk, özürlü, kadın, kronik hastalar gibi bireylerin sosyal dayanışma grupları kurmaları hedeflenir. Ayrıca deprem, yangın, su baskını türü tehlikeler karşısında başta tarihi miras, müze, kütüphane, hapishane, yaşlılar evi gibi yapılar için özel koruma gerekecektir.

Dönüşüm: Günümüzde dayatmalarla yürütülen ‘dönüşüm’ süreçlerini, yerel ortaklıklar ve sosyal kalkınma sürecine çevirmek demokrasi zaferi olur. 

Sigorta: Taşınmazların sigortalanmasının özendirilmesi yerinde görülür. Sigorta sistemi ile belediye ilişkilendirilmelidir. Büyük birikime sahip DASK, sigortalı oranına göre risk azaltma destekleri verebilir. 

İşbirlikleri: İklim değişikliği ve tehlikeler karşısında alınan önlemler, uluslararası düzeyde desteklenmekte. Yerel yönetimlerin ulusal ve küresel işbirlikleri kurması ve tanınırlığı, dayanışmalı bilgi ve teknoloji aktarmaları kadar yardımlar edinmenin de yöntemidir. 

Dileriz ki, yalnızca ‘ötekileştirmeme’, ‘saydam olma’ ve ‘insanca ücretler’ ödeme sözleri ile, ya da adayların ‘projeleri’ ile yetinilmesin. Dileriz ki, belediyeler her fırsatla ve her etkinlik alanında insan haklarına saygılı, eşitlikçi, çevre dostu, iletişimli, koruyucu çağdaş girişimler ve özgün buluşçu uygulamalarla demokrasi kültürünü tabanda güçlendirsin. Yerel yönetimlerin gerçek demokrasinin somut süreçlerini yaşaması, ülke genelinde de dayatmacı tutumların zayıflatılmasına yol açmaz mı?

Bu yazı cumhuriyet.com.tr/ den alınmıştır

.

Murat Balamir