Hafta SonuKültür-SanatManşet

‘İklim kahrı’nda müziğe sığınmak: 2018’in iyi albümleri

Geçen gün telefonum çaldı. Baktım Yeşil Gazete’den arıyorlar. Açmadım önce. Bob Dylan’ın Nobel almasına ilişkin yazımdan sonra gazeteyle ilişiğim kesilmiş, kapının önüne konmuştum. 

Neyse, uyanınca Gazete’yi aradım. Telefona cevap veren olmadı ama ben yine de yazayım dedim. Sonuçta iyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir demişler. Her neyse, Yeşil Gazete’nin kendinden menkul fiili müzik yazarlarından biri olarak, sizler için geçtiğimiz yıl çıkan iyi albümlerden bazılarını derledim.

2018 müzik açısından hayli verimli bir yıl olmuş. Zaten hem pop müzik çıktısının ivmesi hem de müziğe ilginin dünyanın kahrıyla doğru orantılı bir şekilde artması bilim insanlarının %98,6’sı tarafından sürekli dile getiriliyor. Malum, 2018’e de damgasını vuran en önemli kavramlardan biri ‘iklim kahrı’ olduğu için aramızda müziğe sığınanların sayısı hayli yüksek. 

Bu listelere fazla itibar etmeyiniz!

Başlamadan önce birkaç küçük uyarı: Bu liste, diğer tüm benzer listeler gibi, tümüyle özneldir. Haliyle bu liste ‘yılın en iyi albümleri’ listesi olmaktan hayli uzaktır. Bu da dâhil olmak üzere genel olarak bu gibi listelere fazla itibar etmeyiniz. Listelerin sizin üzerinizde baskı oluşturmasına izin vermeyiniz. Sadece dinleyecek yeni bir şeyler arıyorsanız bunlar da olur gibi düşünebilirsiniz. 20 albüm arasında sıralama yapmadık, sonra Fener-Galatasaray taraftarları gibi darlıyorsunuz. (Yeni Türkiye’de bu Başakşehir-Kasımpaşa mı oluyor?)

Neyse fazla uzatmadan başlayalım:

Radiohead’in The Bends, OK Computer, Kid A arası sada değişiminden bu yana pop müzik böyle dümen kırma görmemiştir kardeşim (görmüştür de bu kadar konuşulanı görmemiştir). Neyse, Arctic Monkeys, Tranquility Base Hotel & Casino ile öncesine göre bir yerlere dönmüş. Bu albümü listeye soktuk ama seneye dinler miyiz emin değiliz. Bu millenial müziğinin en önemli sorunu bu. Tembeller. Çalışmıyorlar. Eski albümler öyle miydi?

Buraya bir yerlere Jeff Tweedy yazmak zorundayız. Bunun iki sebebi var. Birincisi, Wilco ve Jeff Tweedy çok severim ve Warm albümü gerçekten güzel bir albüm. İnanmayan gece 3’te çalışırken arkaya koysun bakalım nasıl oluyor? İkincisi, Jeff Tweedy bu sene epey iyi gözüken bir biyografi çıkardı. Naçizane bu yazarınızın en sevdiği çakma edebiyat türü Rock biyografileridir. Jeff Bey’in biyografisinin de ilk on sayfası çok iyi. (Kitap yeni çıktı ve pahalı. Haliyle kitapçıda ayaküstü ilk on sayfayı okudu.)

Listede The Breeders’dan ‘All Nerve’ de var. The Breeders’a sanki Pixies’den Kim Deal’in yan projesi gibi bakan bir kesim var. Bu kesim yanlıştır. Görüşleri küfürdür.

Pixies, Kim Deal’in Breeders’dan önceki projesidir. Her neyse, 75-85 arası doğanlar, bu albümü çevresindeki Milleniallara zorla dinletene sevap yazılıyormuş, endüljans veriliyormuş. İnanmayanlar Diyanet’in sitesindeki fetvaya bakabilir.

Pixies demişken, Mitski’nin ‘Be The Cowboy’ albümünden Pixies çağrışımları aldım. O kadar kalıplaşmış değil elbette ama yaşlı ve yeni numaralar öğrenmekte zorlanan bu köpeğe olta atıp çekti resmen. Hem Mitski, bir dönem liseye Türkiye’de gitmiş. Dolayısıyla toprağımız sayılır. Haliyle albümün ideal dinlenme yeri dolmuştur, minibüstür.

Albümleri dinleyin geçin!

Bu sırayı izninizle ikisi bir arada kartımızı kullanarak geçiyoruz. Lucy Dacus, ‘Historian’ albümü ve kadrosunda Lucy Dacus’u da bulunduran indie süper grup Boygenius’un EP’si yedinci sırayı paylaşıyor. Arkadaşlar, albümleri dinleyin geçin. Şikâyetiniz varsa yönetime. Hem ayrıca memlekette İzmir’i Karadeniz bölgesinden sanan ÇED’lere olur verilir sizi gidip ilk yirmi listesinde yaptığımız hileye mi takıldınız?

Half Man Half Biscuit’ın ‘No-one Cares About Your Creative Hub So Get Your Fuckin’ Hedge Cut’ isimli albümü listemize girdi çünkü her listenin bir tane de bisiklet albümü kotası vardır (kanıtı burada). Bu albümü bisiklet üzerinde dinlemelisiniz. Belediye otobüsü ve hafriyat kamyonunun egzozunu bir buçuk metreden tam surata yemenin etkisini azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.*

Milleniallar bilmez, eskiden, kadim zamanlar demeli belki, öğrenciler böbrek satmadan dışarıda iki bira yuvarlayabiliyordu. Öyle akşamların gecelerinde, eve çakırkeyifin iki üstü seviye varılıp halıya sırtüstü serilip dinlenilen albümler olurdu. Double Negative – ‘Low’ tam olarak bu amaçla yapılmış bir albüm gibi. İnsana rüyada gelen ilham gibi güzel.

Beach House’un ‘7’ isimli albümü de tarif etmesi zor albümlerden. Dream Pop diyorlarmış bu türe. Sadece şunu söylemeli belki: Müzik tüketiminin günlük olduğu günümüz streaming dünyasında fark ettirmeden haftalarca dinletti kendini.

Parquet Courts zaten hip piyasasına hâkim, benim diyen manbun’lının sakal altından gülerek tasdik ettiği bir grup. Fakat 2018 hasatı ‘Wide Awake!’ ekstra güzel. Bir kere her biri twitter nüktesi olabilecek isimleri var şarkıların. Daha ne?

Cat Power olduk olası sevdiğimiz biri oldu. Chan Marshall’ın yansıttığı dünyadan yorulmuşluk zamanın ruhuna uyuyor. Yakın zamanda son albümü ‘Wanderer’ı bir Robert Johnson toplamasıyla ard arda dinledik de aradaki 90 seneye rağmen sırıtmadı.

https://www.youtube.com/watch?v=vRylJMdnY5s

Cat Power’dan Neko Case’e gelmek zor olmadı. Kadının evi albümün kaydı sırasında yanmış, ertesi gün stüdyoya girip ‘Bad Luck’ isimli parçayı söylemiş. Bu insanlar cevher cevher.

Sırada bir nesil yeni bir kadın sanatçı var. Portland’lı Katherine Paul veya yeni ismiyle Black Belt Eagle Scout, ‘Mother of My Children’ ile senenin en teklifsizce ‘woke’ albümlerinden birini kaydetmiş (Bunların teklifli olanları hiç çekilmiyo). Ayrıca bol gitar var. Beş başparmak.

2018 çok sayıda ‘politik’ albüm gördü

O iyi bu kötü diye sallamak yakışmaz ama New Jersey ürünü Manchester aşılaması BC Camplight isteyerek veya istemeyerek senenin en iyi politik albümlerinden birini yapmış. Brexit mrexit, topu var. Albüm kafa büken cinsten. Hararetle tavsiye olunur.

Bakın arkadaşlar iyi bir gitar riff’inin pop müzikteki ağırlığını tartışamayız. Yani iklim inkârcısı olun gelin sizinle uzun uzun tartışalım ama bana Keith Richards, Johnny Marr, The Edge, John Frusciente ve sayısız başka gitaristin riff meselesindeki ustalığını küçümseyen görüşlerle gelirseniz üzerim. Neyse, son yıllarda iyi gitarist diyorum bana Joe Bonamassa diyorlar çok bozuluyorum. Bonamassa’yla bir alıp veremediğim yok. Sevenine iyidir eminim. Fakat şöyle tatlı bir gitar pop albümü dinlemeyeli epey oluyordu. Neyse ki The Orielles ‘Silver Dollar Moment’ ile o boşluğu doldurdular sağ olsunlar.

Foxwarren, Kanadalı Andy Shauf’un projesi. Böyle gösterişsiz, rahat bir koltuk gibi bir albüm istiyorsanız ki neden istemeyesiniz, bu aynı adlı albümü sevebilirsiniz. Zaten herkes bilir, grubun adını albüme verdiği albümler hep bir adım öndedir. Bu böyle. Yerçekimi gibi bişey.

Bu teoriyi kanıtlayan bir başka albüm ise Forth Wanderers’ın ilk albümü. Gitarlı mitarlı. 2 yaşında çocuğa air gitar başlatmak için ideal. Ben denedim.

Bazılarımız country müziği hala ‘köpeğim öldü, kamyonetim bozuldu, karım beni evden attı’ sanıyoruz. Gerçek aslında çok daha kötü. En azından o kısmen samimiydi. Şu anki ana akım country müzik ise böyle ne etliye ne sütlüye cinsinden bir bulamaç. Neyse ki Sarah Shook gibi yüz akları da çıkıyor. Grubu The Disarmers ile birlikte kaydettiği ‘Years’i dinleyin bakın, sevmeyene ansiklopedi kuponu veriyoruz.

Geçen senenin en güzel albümlerinden birini yapan Big Thief’in vokalisti/gitaristi Adrianne Lenker şimdi de ‘abysskiss’ adıyla gerçekten güzel bir solo albüm yapmış. Dönüp bir veya iki şarkıyı baştan dinleyip diğerlerini görmezden gelmek yerine tüm parçaları sırayla döndürmeye itiyor. Albüm gibi albüm.

Müzik piyasasının emekçilerinden Marc Ribot’un toplama albümü ’Songs of Resistance: 1942-2018 ise bunun tam tersi. Elbette meşrebinize göre bu şarkılardan size yakışanını giyeceksiniz. Fakat albümün tümü değerli. Benim favorilerim ’The Militant Ecologist’ ve ‘John Brown’.

Şarkı yazarı olarak Bob Dylan’la karşılaştırılmak bir yana eğer Bob Dylan açıkça size hayranlık belirtiyorsa en azından ciddiye alınan bir şarkı yazarı olduğunuz tescillenmiştir herhalde. John Prine bundan çok ötesi. Amerikan şarkı geleneğinin temel direklerinden. Son albümü ‘The Tree of Forgiveness’ ise gerçekten dinlenilmeli. Bunu biz değil Diyanet söylüyor.

Mansiyon:

Elvis Costello – Look Now
Wild Pink – Yolk in the Fur
The Spirit of the Beehive – Hypnic Jerks
Kurt Vile – Bottle it In
David Crosby – Here if you listen
Amen Dunes – Freedom
Haley Heynderickx – I Need to Start a Garden
Father John Misty – God’s Favorite Customer
Willie Nelson – Last Man Standing
Stephen Malkmus and the Jicks – Sparkle Hard
Bob Dylan – More Blood, More Tracks: The Bootleg Series Vol. 14
Shopping – The Official Body
Courtney Barnett – Tell Me How You Really Feel

*Yalan söylüyoruz.

Mahir Ilgaz – Yeşil Gazete

Kategori: Hafta Sonu