Doğa MücadelesiGünün ManşetiManşet

Mahkemeden İzmir Körfez Geçiş Projesi için verilen ÇED’e iptal: “Kararın uygulanması İzmirlilerin elinde”

Ekoloji mücadelesinde önemli bir kazanım daha elde edildi. Flamingolar başta olmak üzere çok sayıda kuş türünün dünyadaki en önemli yaşama alanlarından biri olan İzmir’in Gediz Deltası ile ilgili, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen 4 Nisan 2017 tarih ve 4586 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı İzmir 3. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.

“Alınan karar, dünya doğa koruma içtihadı açısından da tarihi önem taşımaktadır”

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK), EGEÇEP ve Doğa Derneği yurttaşların da katıldığı ortak bir basın toplantısı düzenleyerek tarihi kararı kamuoyuyla şu sözlerle paylaştı.

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 4 Nisan 2017’de körfezi güney-kuzey yönünde geçmesi planlanan İzmir Körfez Geçiş Projesi’nin çevresel etki değerlendirme raporunu onaylamış, bu karar karşısında TMMOB, EGEÇEP, Doğa Derneği ve 85 vatandaş yürütmenin durdurulması ve projenin iptali için dava açmıştı. Açılan davalar sonucunda Ağustos 2018’de verilen yürütmeyi durdurma kararının ardından, geçtiğimiz hafta İzmir 3. İdare Mahkemesi ÇED olumlu kararını iptal ederek tarihi bir karara imza attı.

İzmir’in Gediz Deltası, flamingolar başta olmak üzere çok sayıda kuş türünün dünyadaki en önemli yaşama alanlarından biri. Türkiye’deki 14 uluslararası öneme sahip Ramsar Alanı’ndan biri olan Gediz Deltası, aynı zamanda Doğal Sit Alanı olarak da korunmakta. Türkiye’ninen büyük yüz ölçümüne sahip kıyı sulak alanlarından biri ve 40 binden çok flamingonun yaşam alanı olan İzmir’in Gediz Deltası, UNESCO’nun Dünya Doğa Mirası ile ilgili dört kriterinin tamamını sağlamaktadır. Bu nedenle alınan karar, dünya doğa koruma içtihadı açısından da tarihi önem taşımaktadır.”

“Ekosistemde su sıcaklıkları ve alanın denizle olan su alışverişi değişecek”

Basın toplantısında İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin 30 Ekim 2018 tarihli kararında ÇED raporuyla ilgili dikkat çekici ifadeler yer aldı. Projenin yapılacağı alanın koruma statülerine sahip olduğuna dikkat çekilen kararda “İl ya da bölge düzeyinde İzmir’in çevre düzeni planından ulaşım master planına kadar hiçbir planın stratejisi olarak üretilmemiş olması nedeniyle planlama ilke ve esaslarına uygun olmadığı, projenin kuzey aksının çok önemli bir doğa koruma alanı içerisinden geçtiği, bölgede uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınmış alanların ve farklı koruma statülerinin ve korunacak tarım alanı olarak belirlenmiş bir kent bölgesinin yer aldığı, ekosistemde su sıcaklıklarının ve alanın denizle olan su alışverişinin değişeceği, bunun da flamingoların besin zincirinin en önemli halkasını oluşturan artemiaların bölgeden yok olmasına yol açabileceği ve bununla da sonuç olarak birbirine hassas dengelerle bağlı bir ekosistemin proje ile zarar görebileceği, ÇED projesinde verilmiş olan jeolojik bilgilerin çok genel ve küçük ölçekli olduğu, projeye özel yeterli detay haritalama ve zemin etüt çalışmaları içermediği, projenin temelini oluşturan zemin bilgisiyle ilgili net bir bilgi olmadığı, batırma tünel ile geçiş yapılan İnciraltı bölümünün aktif fay hattı zorundan geçmekte olduğu ve bu kısımdaki bağlantı contalarının olası bir depremde beklenen yatay ve düşey deplasmanları tolere edebilecek kapasiteye sahip olup olmadığıyla ilgili raporda detay verilmediği dikkate alındığında, dava konusu ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” ifadeleri ile projedeki sorunlar bir kez daha paylaşılmış oldu.

“İzmir’e saplanan hançer projenin kendisiydi”

Kararı Yeşil Gazete’ye değerlendiren avukat Arif Ali Cangı, kararın uygulanması görevinin İzmirlilerde olduğunu söylüyor. 

“Artık kararı etkisiz hale getirecek hamlelerin önlenmesi zamanındayız. Çünkü bugün AKP İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya mahkeme kararını İzmir’e saplanmış bir hançer; ihanet diye nitelendirmiş. Şikâyete döndürmeye kalkıyorlar. Oysa hançer projenin kendisiydi. Şimdi mahkeme kararıyla bu hukuken önlenmiş vaziyette. Bu mahkeme kararının uygulanmasını sağlamak gerekiyor. Burada İzmirlilere çok büyük sorumluluk düşüyor çünkü bu dava süreci aslında örnek bir çalışma oldu.

“Yerel seçimler öncesinde de İzmir yerel siyasetinin bunu gündem yapması gerekiyor”

Dava kolaylıkla kazanılmadı. İlmek ilmek dokundu. Bilimsel, toplumsal, hukuki çalışmalarla elde edildi. Siyasi iktidarın sahiplendiği bir projeydi. Yerel iktidar, CHP yerel yönetimi de kısmen sahipleniyormuş gibi bir görüntü verdi. Buna rağmen bu dava kazanıldı, önemli bir kazanımdır. Davanın yürütülüşü kolektif bir çalışmaydı. Bu aşamadan sonra karara bakmak lazım. Kararın uygulanması İzmirli yurttaşlara düşen bir görev. Bu sadece bir geçiş projesi, köprü değil. İzmir’i başka türlü bir senaryonun parçası haline getirecek. O senaryoda doğal varlıklarını kaybetmiş, birilerine rant sağlamak için betona boğulmuş bir kent var. Tarafımızı belirlerken, doğal varlıkları korunmuş sağlıklı bir İzmir ile ucube binaların yükseldiği, kimliksizleştirilmiş sağlıksız bir kent arasında tercih yapmış olacağız.Önümüzdeki yerel seçimler öncesinde de İzmir yerel siyasetinin bunu gündem yapması, bunun tartışılması gerekiyor.”

“İzmir Anadolu üzerinden gelen uzak ve Orta Doğu bağlantılı kervan ticareti yollarının son durağı olan bir liman kenti olmuş”

Avukat Cangı, körfezin tarihi ve kültürel dokusuna sahip çıkılması gerektiği görüşünde. 

“İzmir coğrafyasının verdiği olanaklar ve tarihi birikimi ile kendine özgü kimliği olan simge bir kent. Yüzyıllar boyunca Anadolu üzerinden gelen uzak ve Orta Doğu bağlantılı kervan ticareti yollarının son durağı olan bir liman kenti olmuş. Bu yüzden Körfez, İzmir’in ayrılmaz bir parçası. Geçmişte böyleyken, bugün ve gelecekte Körfez’in İzmir’in hayatında yeri ve işlevi ne olacak? Körfez İzmir’in simgelerinden olmaya devam edecek mi yoksa, tünel, köprü şeklindeki akla zarar çılgınlıklara mı feda edilecek? Taraf olmak buradan başlıyor?

“Gediz Deltası’nda yılda yaklaşık 20 bin çift flamingo kuluçkaya yatıyor”

Körfeze dair yapılacak tercih; Gediz Deltası’nın geleceğini de belirleyecek. İzmir, dünyada ender bulunan bir delta ile iç içe, Gediz Deltası’nda yılda yaklaşık 20 bin çift flamingo kuluçkaya yatıyor, yapılmak istenen yolun önemli bir kısmı deltada üreyen flamingoların beslenme alanından geçiyor. Tercihimiz, ‘lüzumsuz’ proje yönünde olursa Gediz Deltası yok olacak.”

İzmir Körfez Geçişi projesinin, İzmir ili, Balçova, Çiğli, Narlıdere, Karşıyaka ilçeleri, Üçkuyular mahallesi, Çiğli 2. Ana Jet Üssü, Sahilevler mahallesi ve Mavişehir mahallesi mevkiinde Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanıyordu.  

İzmir Körfez Geçiş Projesi’nde hukuk zaferi: Mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı

62 yaşında flamingolar için Yalova’dan Mersin’e bisikletle 1.700 kilometre katetti

İzmir’e Sahip Çık Platformu Körfez Geçişi Projesi’ne “Hayır” dedi

Flamingoları tehdit eden Körfez Geçiş Projesi bilirkişi raporu: Geri dönüşü imkânsız zararlar verir

‘Bu paraya İzmir’in tüm ulaşım sorunu çözülebilir’: İzmir Körfez Geçişi projesine dava açıldı

‘Gediz Deltası’nın yok olması İzmir’in yok olması demek’: Flamingoların beslenme alanına otoyol projesi!

Haber: Merve Damcı

(Yeşil Gazete)