Türkiye’de hayvana şiddetin son kurbanı: Afrika Gri Papağanı – Yağmur Özgür Güven

Christine Dell’Amore, National Geographic’te yayınlanan “Kuşlar Âleminin İnsanları” başlıklı yazısında şöyle der:

Evcil hayvan olarak beslemek isteyenlerin yol açtığı talep, orman tahribatı ve doğal yaşam alanlarının yok olması da eklendiğinde, bu kuşların karşı karşıya kaldıkları tehlikenin başlıca nedenini oluşturuyor. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine Dair Sözleşme (CITES) çerçevesinde, 350 civarı türün dördü hariç tümünün koruma altında olması gerekiyor. Aralarında en iyi konuşan kuş olan Afrika gri papağanı, evcil hayvan olarak açık arayla en çok arzulanan tür aynı zamanda. Son kırk yıl içinde, CITES’e göre en az 1,3 milyon gri papağan, yaşadıkları 18 farklı ülkeden yasadışı yollarla ihraç edilmiş. Buna ek olarak yüzbinlerce papağan da Batı ve Orta Afrika yağmur ormanlarında yakalanıp götürülmüş ya da yolda yaşamını yitirmiş. “

Afrika ormanlarındaki mafyalaşmış yaban hayat tacirleri, yapışkanlı tuzaklarla papağanları yakalarlar ve bazen sağlıklı şekilde yakalanacak bir papağan için 20 papağan ölür. Bir zamanlar sayıca çok olan Afrika Gri popülasyonları Benin, Burundi, Kenya, Ruanda, Tanzanya ve Togo’da ciddi derecede düşmüş ya da yerel olarak tükenmiş. Bu korkunç durumu önlemek için, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde hükümet ile birlikte çalışan sivil toplum kuruluşları da mevcut. Ancak tüm bu çabalar, doğaya geri salınan hayvanları yeniden yapışkanlı bir tuzağa yakalanmaktan koruyamıyor. Yakalanan hayvanlar, küçük ve pis kafesler içinde tutularak dünya çapında alıcılara havayolu (bazen de karayolu) ile ulaştırılıyor ve hayvanların büyük kısmı, bu yolculuklardan sağ çıkamıyor. İnanılmaz sosyal olan bu hayvanlar sürüler halinde ortaya çıktıklarından, aynı anda düzinelerce kuş yakalanabiliyor. Bazen de ağaçlara papağanları çekmek amacıyla bir kuş konuluyor ve o kuşla sosyalleşmek için gelen papağanlar yapışkanlı tuzaklara yakalanıyorlar.

Öte yandan, ABD merkezli Yaban Hayatı Koruma Derneği (Wildlife ConservationSociety) ve Yaban Hayatı Ticareti Uzmanları-TRAFFIC’in bir araştırmasına göre Afrika ve Avrupa’dan Doğu Asya ve Ortadoğu’ya gönderilen kuşların öncelikli geçiş merkezi: Singapur. 2005-2014 yılları arasında 86 binden fazla kuş Singapur’a geldikten sonra takip edilememiş. TRAFFIC bölge direktörlüğüne göre yeniden ihraç edilmeyen bu kuşların bölgede kaldığı kabul edilebilir olsa da tutarsızlık göz önüne alındığında bu pek mümkün gözükmüyor.

2015’te Gana’da yapılan bir araştırmada, yasadışı evcil hayvan ticareti ve yaygın ormansızlaşmanın, o ülkedeki Afrika gri papağan nüfusunun tarihsel düzeyini yüzde 1’in de altına düşürdüğünü göstermiş. Papağan habitatının kaybedilmesinin sebebi olarak ise tarım gösteriliyor. Uzmanlara göre Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin durumu Gana gibi değil ve bu kuşlara hala ev sahipliği yapabilir.

Geçtiğimiz Ocak ayında, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden kaçak yollarla ülkemize sokulmak istenen 341 Afrika Gri Papağanıyla ilgili gelen ihbar üzerinde, 331 hayvana gümrükte el konularak Bursa Karacabey’deki Celal Acar Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde gönderildi. Ne varki içlerindeki 10 papağan ölmüştü. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmeye (CITES) göre bu tür, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya ve bunun için de 2 Ocak 2017 tarihinde CITES Sekreteryası tarafından Ek I Listesine alındı. CITES sözleşmesine göre, tabiattan alınan bireylerin uluslararası ticareti yasak.

CITES’i biraz daha açmak gerekirse: 1996 yılında yürürlüğe girmiş olan ve Türkiye’nin de taraf olduğu bu sözleşme, 36 binden fazla bitki ve hayvan türünün uluslararası ticaretini düzenleyerek dünya doğal kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlamayı hedefler. 120 ülke ve AB taraftır. Ülkemizde CITES’le ilgili yönetim merci Tarım ve Orman Bakanlığı’dır.  CITES Ek I-II-III’te yer alan türlerin ticaretinde, gümrüklerde gerekli CITES belgelerinin (ihraç eden ülkenin CITES ihracat izin belgesi ve ithal eden ülkenin düzenlediği bir CITES ithalat izin belgesi) kontrolü zorunludur. CITES veritabanına göre Türkiye’de 1982-2016 yılları arasında yapılmış papağan ihracatındaki artış dikkat çekicidir -buraya lütfen dikkat- ithalat değil: ihracat. Bu tarihler arasında birey sayısı bakımından en çok ithalat yapılan ülkeler ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Kamerun’dur. Ülkemizde en çok ithal ve ihraç edilen papağan türü ise, Gri Papağandır.

Hepimizi derinden üzen olaya gelecek olursak: 2014 yılında TBMM Çevre Komisyonu tarafından 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun revizesi için yapılan toplantılarda bulunan STK, baro hayvan hakları komisyonları ve veteriner hekimler odası temsilcilerinin ortak talebi, hayvana şiddet ya da taciz eyleminde bulunan kişilerin hayvan sahiplenmekten ömür boyu men edilmesiydi. Ve kendi hayvanına şiddet durumunda da bu geçerli olmalıydı. Ancak bu talep, insan hakları gibi sebepler öne sürülerek ve ‘herkes hata yapabilir, bir şans daha verilmeli’ denilerek geri çevrildi.

Gelelim bugüne; mahkeme, malum şahsın 3 hafta süreyle bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde tedavi görmesine karar verdi. Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir türdeki hayvana şiddet uyguladığı için kanundaki idari para cezası da kesilecek. Peki 1 ay sonrası? Bu şahıs hapse girmeyeceği için, istediği zaman bir hayvan daha alabilir. Bunun için zorlanması da söz konusu değil çünkü sokaklar hayvan dolu. Aldığı hayvanı biliyor olsak bile yapılacak bir şey olmayacak; o hayvana da eziyet çektirip çektirmediğini asla bilemeyecek, hayvanın ondan alınması için herhangi bir girişimde de bulunamayacağız. Oysa ki bizim, hayvana şiddeti hapis ile cezalandıran, kişinin yeniden hayvan sahiplenmesi durumunda cezai yaptırımları olan, hayvana fiziksel ve cinsel şiddet eğiliminde olduğu tespit edilen kişileri izleyen ve denetleyen, kısacası bu işi ciddiye alan bir sisteme ihtiyacımız var. Çünkü sosyal medyada #tt olmayan yüzlerce benzer olay yaşanıyor ve tüm failler serbest!

KAYNAKLAR:

CITESIdentification Guide – Birds: Guide to the Identification of Bird SpeciesControlled under the Convention on International Trade in Endangered Species ofWild Fauna and Flora

E.PER: “Tropikal ormanlardan Türkiye’ye papağanticaretinin durumu”, 2018

M.Breyer: “Thousands of African gray parrots rescuedfrom traffickers in Congo”, 2017

J.R.Platt: “Thousands of African Grey Parrots Stolenfrom the Wild Every Month”, 2016

www.traffic.org

.

.

.

Yağmur Özgür Güven