Hafta SonuManşet

[Cadı Kazanı] Yeni bir yıla girerken umudumuzu besleyenler 3 – Nuran Seyhan Bayer

“Avrupa tarihi göstermiştir ki, toplumlar parçalanabilir, demokrasiler düşebilir, etik değerler kaybolabilir ve sıradan insanlar kendilerini hiç hayal etmedikleri koşullarda bulabilirler” gerçeğinden hareketle, Yale Üniversitesi Tarih Profesörü Timothy Snyder “TİRANLIK ÜZERİNE “ adlı kitabında bize ’YİRMİNCİ YÜZYILDAN YİRMİ DERS’ ile umudumuzu besleyecek önerilerde bulunuyor.

Yeni bir yıla umutla girmek için kendimize vereceğimiz en güzel hediye, bu kitabı okumak olmalı. Çünkü yayımlandığı günden bugüne birçok ülkede “bestseller” olan kitap, bize özgürlüğümüzü ve insan haklarını korumak adına “PEŞİNEN İTAAT ETMEYİN” le başlayıp “ELİNİZDEN GELDİĞİNCE CESARETLİ DAVRANIN” la biten 20 maddelik bir liste bu ve her bir önerinin dayandığı bir tarihsel gerçeklik var. Son yıllardaki küresel ve politik değişmeleri, dönüşümleri tarihsel perspektiften ele alırken, yirminci yüzyılın başında yapılan hatalara düşmemek için bizi uyarıyor. “Demokrasilerin nasıl kırılgan olup kötü bir niyetle istismar edilebilirliğini daha önce görmüştük ve bugün aynı taktikler yine sahneye çıkmaya başladı “ derken tarihin geçmişle bağ kurmamızı sağlayan ve bizi uyarabilen özelliğinin de altını çiziyor.

Ve ümitsizliklerini değil cesaretlerini bizle paylaşanlar; Avustralya’da hükumetin iklim değişikliğine yönelik adım atmasına isteyen öğrencilerin “İklim Değişikliği İçin Okul Grevi”ne katılması geleceğine sahip çıkan bir neslin çoğalttığı umutlarımız oluyor.

Türkiye’nin yerel tohumlarını toplayan, takas yoluyla yayılmasına öncülük yapan Buğday Derneği, kendiliğinden oluşan gönüllülük kavramıyla tohumlarımızı yok olmaktan kurtaran Muğla Yerel Tohum Grubu gibi girişimler, umutlarımızı çoğaltıyor. 2007 yılında çıkartılan bir kanunla yasaklanan yerel tohum satışını takasla delen kadınlar, yıllardır çeyiz sandıklarının en önemli parçası olarak bez torbalarda sakladıkları geleceğimizi, cesaretle paylaştıkları için artık tohumları özgür.

Dürüstlüğü ve cömertliği ”İnsanın gövde ve yaprakları “ olarak tanımlayan ve “Ben bir insanın çiçek ve meyvesi olsun isterim; ondan bana doğru güzel bir koku yayılsın ve dostluğumuzu insanlık tatlandırsın” diyen natüralist, makale yazarı ve ilk çevre bilimcilerden olan HENRY DAVID THOREAU’nun dediği gibi: “Cesaretimizi paylaşmalıyız, ümitsizliğimizi değil, sağlık ve rahatımızı paylaşmalıyız, rahatsızlığımızı değil ve umutsuzlukların bulaşarak yayılmamasına da dikkat etmeliyiz.”

Nuran Seyhan Bayer

Olanca kötülüğün, karanlığın içinde her şeye rağmen ışık vardır ve ışığa zaten en çok ‘karanlık zamanlar’da ihtiyaç duyarız. Her doğum bir mucize, her insan yeni bir başlangıçtır ve insanlar bir araya gelip ortak eylemde bulunabildikleri sürece umut da vardır. Dünya sevgisini mümkün kılan, içinde yaşadığımız dünya için sorumluluk alıp ortak eylemde bulunma yetimizdir.”
                                                                        HANNAH ARENDT      

Kategori: Hafta Sonu