Doğa MücadelesiManşet

Kısacık maden projesinde ÇED süreci 2. kez durduruldu: “Yılmadan mücadele ederek bu işi zorlaştırıyoruz”

Kısacık Altın Madeni Projesi‘ne karşı verilen ekoloji mücadelesinde dün (18 Aralık) önemli bir kazanım elde edildi. Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda gerçekleştirilen 2. İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısında, Pumice Madencilik A.Ş. tarafından Çanakkale’nin Ayvacık İlçesi’nde gerçekleştirilmek istenen Kısacık Altın Madeni Projesi için ikinci kez “ÇED süreci durdurulmuştur.” kararı çıktı. 

İtirazlar sonuç verdi: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ÇED sürecini bir kez daha durdurdu

Bölgede yıllardır mücadele eden sivil toplum örgütleri temsilcileri, hukukçu, yörede yaşayan çiftçi ve köylü temsilcileri ve ekoturizm projesi girişimcilerinden oluşan altı kişilik Kazdağları Dayanışması Heyeti Ankara’da düzenlenen toplantıya katılarak, proje ile ilgili itirazlarını Komisyon toplantısında dile getirdi. Heyet, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) dosyasındaki bilimsel yanlışlıklar, eksikler ve hataları içeren dilekçesini komisyona sundu. Heyet üyeleri ayrı ayrı söz alarak projenin bölgenin “Çanakkale Domatesi”, “Ezine Peyniri” gibi tarımsal üretimlerine, Gargara Kenti ve ekoturizm potansiyeline, orman ekosistemine, içme sularına, Akçin ve Tuzla Çaylarına, Karamenderes Irmağına, Akçin Göleti’ne, Ayvacık Barajı’na yapacağı olumsuz etkileri anlattı  ve projenin ÇED sürecinin sonlandırılmasını talep etti.  

Heyet ayrıca bölge halkı ve köylülerin projeye itiraz ettiklerine dair yaklaşık bin 500 imzalı dilekçeleri de komisyona sundu.  2. İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısına Kazdağları’na özgü tarımsal ürünleri de getiren heyet, “Kazdağı’nın Üstü Altından Değerlidir” mesajı verdi.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, “Mücade ettik, kazandık” sözleriyle bu süreçte emeği geçen ve yanlarında olan herkese teşekkür etti. Yeşil Gazete’ye konuşan Doğan, “Şu anda proje başvurusunda bulunanlara süre verildi, yönetmelik gereği 12 ayda eksikleri tamamlamak zorundalar. Mazeret belirterek 6 ay daha süre isteyebilirler. Bu sürede tamamlanmaz ise ÇED süreci sonlanıyor. Tamamlanırsa dosya yeniden İDK tarafından olumlu ya da olumsuz diye incelenip karar veriliyor. Bu son hakları” dedi.

“Sosyal medyayı kullanarak, basını da zorlayarak böyle bir şeyin yanlış olduğunu anlattık”

Kararı Yeşil Gazete’ye değerlendiren, Bayramiç ilçesi sınırları içerisindeki Kazdağları’nda altın madenine karşı mücadele veren Muratlar köyünden çiftçi Mustafa Alper Ülgen, bunun nihai bir sonuç olmasa da itiraz etmeye ve direnmeye ne olursa olsun devam edeceklerini şu sözlerle ifade etti: 

“Bundan 3 yıl önce bir ÇED toplantısı oldu. Büyük bir katılımla protesto ettik. Yoğun tepkiden dolayı bakanlık ÇED dosyasını rafa kaldırdı. Bundan 1,5 ay önce bakanlığın ÇED duyurusunu duyduk. Hemen harekete geçtik. Kazdağı Koruma Derneği, Bayramiç’deki ekolojik tayfa ile birlikte ‘ne yapalım’ dedik ve çok kısa bir sürede pazarlarda, köy yerlerinde, her yerde imza kampanyası başlattık. İmza kampanyasıyla sosyal medyayı kullanarak, basını da zorlayarak böyle bir şeyin yanlış olduğunu, Kazları’nı ve çevredeki ovaları çok kirleteceğini söyledik.

Dün kampanyanın son günüydü, toplantıya gidildi. 4-5 arkadaşımız, köy muhtarı ve Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan aracılığıyla toplanan imzalar sunuldu, projeye neden itiraz edildiği anlatıldı. Sakat bir projeydi. Bakanlık ÇED sürecini eksikler olduğu gerekçesiyle durdurdu.  Bu nihai bir sonuç değil aslında. Bu son şanslarıymış, bildiğim kadarıyla bundan sonra yeni bir ÇED süreci başlatamıyorlar.

“Birlik, beraberlik ve dayanışmayla, yılmadan mücadele ederek bu işi zorlaştırıyoruz”

Biz burada birlik, beraberlik ve dayanışmayla, yılmadan mücadele ederek, yağmur çamur dinlemeden, bu işi zorlaştırıyoruz. Yoksa hiç sesimizi çıkarmasak madeni açarlar. Birçok insan ‘zaten hükümet böyle, yine de açarlar’ diyor. Ama öyle olmuyor işte. Her şeye rağmen çaresiz kalmayıp itiraz edersen mutlaka bir yerden bir şey yakalıyorsun. Biz yılmadık. Açıyorlarsa da biz uğraştığımızı, kavga ettiğimizi, direndiğimizi söyleriz. Ama hiçbir şey yapmazsan zaten açarlar, ama bir şey yaparsan belki açamazlar dedik. Şu anda onlar için iş daha da zorlaştı. Yine gelirlerse yine direneceğiz, açtırmayacağız. Kazdağı’nın her tarafında tehlike, her tarafında direniş var.” 

Ne olmuştu?

2015 yılında, 3 Kasım’da, Kısacık Köyü’nde Halkın Katılımı toplantısı yaptırılmamış, 28 Haziran 2017 tarihinde 1’incisi gerçekleştirilen
İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısında Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği heyeti tarafından bilimsel itirazlar dile getirilmiş ve ÇED süreci durdurulmuştu.

İkinci İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) duyurusu tarihinden sonra bir araya gelen ve Ayvacık Kıran Köyleri Çevre Platformu, Bayramiç Yeniköy Ekolojik Yaşam ve Tohum Derneği, Bozcaada Forum, Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği, İda Dayanışma Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Kazdağları Kardeşliği, yöre köylüleri ve halkından oluşan “Kazdağları Dayanışması” tarafından, projeden olumsuz etkilenecek Güzelköy, Koşuburnu, Akçin, Misvak, Dağahmetçe, Alakeçili, Sapanca, Bahçeli, Karagömlek, Süleymanköy’de bilgilendirme toplantıları gerçekleştirildi, broşürler dağıtıldı, imzalar toplandı.

Bayramiç ve Küçükkuyu pazarlarında bilgilendirme standları açıldı ve imza toplandı. Ayrıca#KısacıkAltınMadenineHayır ve #KazdağınınÜstüAltındanDeğerlidir etiketleri ile sosyal medya kampanyası yapıldı. CİMER üzerinden itiraz dilekçeleri gönderilmesi için kamuoyuna çağrıda bulunuldu. 

Dayanışma temsilcileri, mücadelelerinin, Kısacık Altın Madeni Projesi’nin ÇED süreci sonlanana kadar süreceğini ve Kazdağı ekosistemi ve bölgenin tarımsal üretimi için tehdit oluşturan diğer altın madeni ve termik santral projeleri için de devam edeceğini belirtti.

Atikhisar Barajı da tehdit altında

Çanakkale ve Kazdağları için tehlike hâlâ devam ediyor. Geçen Mayıs ayında Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın yakınına kurulmak istenen altın madeni için, yaklaşık bir milyon ağaç kesileceği Meclis gündemine taşınmıştı. Uzmanlar işletmeye geçilirse 10 yıllık işletme döneminde, şirket kapasitesini artırmadığı taktirde 100 milyon ton suyun kirletileceği, ayrıca barajı besleyen tüm yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kirleneceği uyarısında bulunuyor. 

Haber: Merve Damcı

(Yeşil Gazete)