Yemen halkının çektiği ıstırabı katlayan unsur iklim değişikliği

The New Republic’de Emily Atkin imzasıyla yayınlanan makaleyi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Seçil Akın‘ın çevirisi ile paylaşıyoruz.

***

Milyonlarca insan, savaş yüzünden mahvolan bu ülkede açlıktan ölüyor. Yemenli bir araştırmacı, başlıca kirleticilerin bu konuda paylarının olduğunu iddia ediyor.

Moosa Elayah’dan doğduğu yeri tanımlamasını istediğimde —Yemen’de Ibb adı verilen bir bölge— ilk söylediği şey ‘yeşil’ olmuştu, ki bunun nedeni anlaşılıyor. Ülkenin güneybatı kısmında yer alan Ibb, tüm Arap Yarımadasındaki en nemli bölge. Aynı zamanda yiyecek yetiştirmek ve su depolamak için kullanılabilen, diğer türlü tamamen kuru ve cansız olacak olan ülkedeki ender yerlerden birisi, şimdi ise ülke, savaşın körüklediği felaket bir kıtlıkla karşı karşıya.

Şu anda, Hollanda merkezli Center for International Development Issues’da (Uluslararası Kalkınma Meseleleri Merkezi) üst düzey bilim insanı olan Elayah, Ibb artık eskiden olduğu gibi değil, diyor. Cuma günü bana, “Önceden oldukça yeşildi, ancak artık neredeyse tamamen taşlık,” dedi. Tarım alanlarının yerlerini binalar almış, bu binalar kuzeydeki iç savaştan kaçıp açlıkla mücadele eden Yemenlilerin çoğuna kalacak yer sağlıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, Yemen’in ülke içinde yerinden olmuş iki milyon kişinin çeyreğinden fazlası, Ibb’e sığınmış durumda.

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, Ibb, Yemen’in en verimli toprağı olsa da, ülke içinde yerinden olmuş kişiler açlıkla savaşmaya devam ediyor. İç savaş olmasaydı da, muhtemelen durum aynı olacaktı. Yemen hiçbir dönemde, nüfusunu (28 milyon) besleyecek kadar ekilebilir araziye (yüzde 3’ten daha az) sahip değildi. Bugün nüfus, tarım yapılmadığından değil; üç yıllık savaştan dolayı daha da artan, uzun süreli bir ekonomik krizden dolayı açlıkla mücadele ediyor.

CNN’e göre, “İki taraf da yiyeceği savaş silahı olarak kullanıyor, ancak kriz esas olarak Suudi Arabistan öncülüğündeki bir koalisyon tarafından uygulanan acımasız hava, kara ve deniz ablukalarından kaynaklanıyor,” ve bu ablukaların, “yardım gruplarına göre, ülkeye getirilmekte olan ve umutsuzca ihtiyaç duyulan yiyecek, ilaç ve yakıtın yarısından fazlasını da kestiğini” ekliyor.

Ancak açlıkla savaşan insan sayısı arttıkça, Yemen’in yiyecek yetiştirme ve içilebilir temiz suya erişim sağlama olanakları gittikçe azalıyor. Bu, içinde iklim değişikliğinin de olduğu birçok sebepten kaynaklanıyor. Geçtiğimiz yıl bu konuda bir makale yazan Elayah, “Bu açlık krizine sebep olan şey tek başına iklim değişikliği değil,” diyor ve, “Ancak insanların çektikleri acıları artıran şey iklim değişikliği,” şeklinde ekliyor.

Geçtiğimiz yıl Guardian’ın açıkladığı gibi, “Kırsal alanlarda hâlâ ekin ve diğer temel mahsuller yağmur dönemlerinde yetiştirilebiliyor olsa da, iklim değişikliği savaş sırasında onların hayatta kalabilmelerine kötü yönde etki ediyor. Geçmişte, köyler acil durumlar için üç veya dört ay yetecek kadar yiyeceği depolardı. Son yıllarda, azalan yağış miktarı, hasatlarda azalmaya sebep oldu ve kriz dönemlerinde saklanabilecek yiyecekler için yeterli değildi.”

Kuraklık, su kıtlığına daha da katkı sağladı, ki bu da, Elayah’ın iddia ettiğine göre savaşı daha da körüklüyor. Makalesinde, “Yemen’deki iç savaş, çeşitli sebeplerden dolayı güç elde etmek için çıkan politik nedenli bir yarış gibi gözüküyor,” yazmış, “Ancak altında yatan diğer tüm sebepler, tüm tarafların azalan su kaynaklarına güvenli erişime sürekli ihtiyaç duymalarıdır,” diye eklemiştir.

İklim değişikliğinin, savaşı körükleyici bir sebep olduğu –aynı Suriye’deki savaş gibi— yeni bir bilgi değildir. Elayah, “Savaşlar ve ihtilaflarla yüz yüze olan ülkeler, aynı zamanda iklim değişikliğinin yol açtığı sıkıntılarla da baş etmeye çabalayan ülkelerdir,” diyor. Ancak, iklim değişikliğinin etkileri, bilimsel toplulukta hâlâ tartışmalı bir teori olarak varlığını sürdürüyor.

İklim değişikliğinin, savaş sırasındaki sıkıntıları şiddetlendirdiği büyük ölçüde kabul ediliyor. Yemen’de yaşayan insanlar, iç savaş başlamadan çok daha önce iklim değişikliğinin etkileri hakkında neredeyse on yıldır uyarılıyor.

2010 Dünya Bankası raporuna göre, “Daha şiddetli ve daha az öngörülebilir yağışlar ve daha sıcak, daha kuru bir iklim gibi olası iklim değişikliği etkileri, Yemen’deki insanları ve ekonomiyi çok daha büyük sıkıntı içine sokabilir.” Örgüt, dört yıl sonra yeniden, eğer bu şekilde devam ederse bölge “gittikçe sıcaklaşıp kurak hâle gelebilir” şeklinde uyardı. Bu daha kısa süren büyüme mevsimlerine yol açabilir, bu da “yiyecek güvenliğini tehdit edebilir ve azalan doğal kaynaklar için rekabet, ihtilafı tetikleyebilir.”

Savaş ve yolsuzluk ve de kaynakların aşırı kullanımı, Yemen’deki sıkıntının başlıca sebepleridir. Ancak iklim değişikliği durumu daha da kötüye götürdüğünden, Elayah, iklim değişikliğine sebep olan başlıca ülkelerin bu konuda sorumluluk alıp yardım etmeleri gerektiğini savunuyor. “Bu sorun, ülkeyi çok daha farklı yönlerden etkileyerek devam edecek,” diyor; “Uluslararası topluluklar, Yemen’deki sivilleri açlıktan kurtarmak için sorumluluk almalılar.” diye ekliyor.

Elayah özellikle, ABD’yi, Paris iklim anlaşmasından çekilme vaadi konusunda ve Yemen’in başlıca ticaret ortaklarından olan Çin’i, ekonomik kalkınmayı desteklemek amacıyla kredi şeklinde önermesi konusunda uyarıyor. “Fakir ülkelerdeki insanları korumak onların görevi olmalı, onların sebep olduğu sorunlar dolayısıyla acı çeken insanları,” diyor. Elayah sözlerine, “Yemen’deki insanların seçim şansı yok. Her gün açlıktan ölüyorlar,” diye ekliyor.

 

Makalenin İngilizce Orjinali

Yeşil Gazete için çeviren: Seçil Akın

 

(Yeşil Gazete, The New Republic)