Hafta SonuManşetUncategorized

[Kedi-Siz] Can Kazaz: Sokak kedileri çok sevdiğim komşularımmış gibi!

Bir İrlanda Atasözü diyor ki; “Kedilerden hoşlanmayan insanlardan uzak durun.” Oysa yazar da konukları da İrlandalı değil. Onlar sadece kedilere gönül vermişler. Tolga Öztorun her hafta kendi sevdiği kedicileri sizin için misafir ediyor.[Kedi-Siz] kedisiz yaşayamayanların toplanma noktası. Her cumartesi sizinle…

***

2014 sonu veya 2015 başıydı… Ankara’da Çankaya’da Eskiyeni Bar’dayım. Çok net hatırlıyorum kalbim çok kırık, üzgünüm, bira içiyorum biraz da patlamış mısır…

Adını sanını bilmediğim bir genç adam su gibi sesi ile şarkılar söylüyor. Garsona soruyorum adını, söylüyor ama ben zaten karmaşık aklımda tutamıyorum. Baya iyi geliyor o an bana…

Kırık kalbim ile beraber İstanbul’a evime dönüyorum… Seneler geçiyor. Sonra anlıyorum ki o adam ile aynı gazeteye yazıyoruz.

Yaşasın Yeşil Gazete.

Yaşlı adamlar gibi oluyorum onu dinlerken, “yok üstadım artık böyle su gibi şarkı söyleyen adamlar” diyorum.

Zaman içinde galiba “Kırlangıçlar gibi” şarkısı en sevdiğim oldu. İnsanda Ege’ye gitme hissi uyandırıyor. Yolumuz uzun, kırlangıçlar gibi.

Bu meraya taşınma işini, kedileri, inekleri, müziği konuşalım istiyorum.

Hazır denk gelmişiz.

Çünkü o Can Kazaz,

***

41 – Can Kazaz: Sokak kedileri çok sevdiğim komşularımmış gibi!

Tolga Öztorun:  Nedir bu meraya taşınma işi? Tası tarağı alıp meraya mı yerleştin? Nasıl oldu peki? Mutlaka çılgın bir sebebi vardır. Bildiğimiz inekler filan ☺ Çok özendirici geliyor dinleyince. Merada özgür kediler oluyor mu? 

Can Kazaz: Merada Anadolu Meraları Uygulama Arazisi’nin büyükbaşları var. Biz aşağısındaki köyde  yaşıyoruz. Zaman zaman ben de yardımcı oluyorum arazide. Merada ve hatta köyde maalesef kedi yok pek. Uğrayan kedilerin hayatı tehlike altında çünkü köyün köpekleri kedilere karşı oldukça saldırgan. Farelere karşı önlem almak isteyen bir iki köylü dışında kedi besleyen yok bizim orada. Meralar da kedilerin barınabilmesi için fazla vahşi diyeyim, beslenebilecekleri çok fazla şey yok.

Taşınma işi ise bir sürü karar vermemi ve hayatımı yeniden şekillendirmemi gerektirdi. Bu şekillenme 2013 yılında başladı ve 2017 Temmuz sonuna doğru hayata geçti. İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalıştığım işimi ve Moda’da yaşadığım evimi bırakıp Çanakkale Biga civarında bir köye yerleştim. Aslına bakarsan sebebi bence çılgın değil. İstanbul’un çılgınlığının yanında oldukça sakin bir karar. Hem çok fazla insan içinde olmayı sevmiyorum hem de uzun zamandır daha doğa dostu bir hayatı arzuluyordum. Ekolojik farkındalığımı yükseltmeye çalıştım. Karakterim, olaylara bakış açım değişti ve en nihayetinde İstanbul benim için çekilmez bir hal aldı. Sonra da tası tarağı topladım evet :)

Tolga Öztorun: Biraz kedin Sümük’ten bahsedelim. Şahane bir ismi var☺ Nedir hikayesi Sümük Hanım’ın? Bir kedi ile yaşamak nereden geldi aklına? Doğuştan kedicilerden misin? 

Can Kazaz: Sümük Hanım’ın ismini sevmeyen çok insan da oldu tabi :D Tam burun deliğinin civarına denk gelen siyah bir beneği vardı. İsmini o benekten alıyor.

Bir gün yakın arkadaşım ve menajerim Ateş Erkoç ve eşi arabayla giderlerken öndeki arabanın tekerleğine paldır küldür dolanan bir yavru kedi görüyorlar. Sonra tedavisini yaptılar ama evde bir köpekleri olduğu için sahiplendirecek yer arıyorlardı. Ben de 5 yaşından beri kediyle büyüdüm ve o kedimiz Yumak öldüğünden beri de kedisizlik ruhumdan eksiltiyor gibi geliyordu.

O esnada ben sahiplendim kurtarılan yavruyu ve adını da Sümük koydum. İki sene beraber yaşadık, büyüttüm, Moda’nın avlularında başka kedilerle mevzulara girdi, camlara tırmandı, oralardan gidip kurtardık kendisini. Orasını burasını kanattı, parazit kaptı vesaire ama sağlığını da korudum iyileştirdim hep. Ama köye taşınma aşaması gelince, bahsettiğim asla barınamama koşulları oluştu. Benimle gelebilmesini çok isterdim. Bir kez daha sahiplendirmek durumunda kaldım ve ayrıldık. Umuyorum bulunduğu yerde mutludur. Ben yine kedisiz halde tamamlanmamış bir hisse sahibim. 

Tolga Öztorun: Can, sokak kedisi sana ne ifade ediyor? Yani Avrupa’da herhangi bir yere gidince kedilerin olmaması, sokaklarda özgürce gezememeleri ne hissettiriyor sana?

Can Kazaz: Avrupa’daki sınırlı vakitlerimde kendi özgürce gezebilmeme o kadar seviniyorum ki sokak hayvanlarına pek dikkat edememişim.

Kuşlar konmasın diye dikenler koyuyorlar Avrupa’nın “medeni” şehirlerinde. Yine de bol ağaçlı parklarını da koruyorlar mutlaka. Biraz kafa karıştırıcı benim için açıkçası. Doğup büyüdüğüm İstanbul ise tam tersi bu anlamda malum. Sokak kedilerini çok sevdiğim komşularımmış gibi görüyorum açıkçası. Agucuk gugucuk diye kedi sevenlerden değilim ama mutlaka sokak kedilerine selam veririm. Sevdirmek istiyorsa severim, yoksa yoluma devam ederim.

İnsanların arasında hayatta kalma becerileri çok gelişmiş ve çok birey, o yüzden de özel hayvanlar ve kediler de her hayvan gibi tüm varoluşlarıyla çok saygıdeğer.

Tolga Öztorun: Teşekkür ediyorum. İyi ki varsın.

 

 

 

 

Röportaj: Tolga Öztorun

(Yeşil Gazete)

 

Kategori: Hafta Sonu