İstanbul Kitap Fuarı’nın yeşil kitapları – Merve Kanak

Okuyucuların en sevdiği hafta nihayet başladı. Edebiyat severler tarafından her yıl ilgi ve merakla beklenen Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı 18 Kasım tarihine kadar Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde olacak. Bu yıl 37’ncisi düzenlenecek olan Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın teması ise Hayatı Edebiyatla Kuşatmak.

Biz de okuyucular, yayınevleri ve edebiyatçıların bir araya geldiği fuarda yeşil kitapları ve etkinlikleri sizler için derledik.

Görsel Ursula K. Le Guin’in, “Dünyaya Orman Denir”” kitabından

*** 

Yılanlar, Gündoğumları ve Shakespeare “Evrim Beğenilerimizi ve Korkularımızı Nasıl Şekillendirir?”

 

 

Tarihöncesi atalarımız hayatta kalmak için bazı şeyleri (örneğin yüksek kalorili yiyecekleri) elde etmek, bazı şeylerden de (örneğin tehlikeli hayvanlardan) kaçınmak durumundaydı. Çevre koşullarının dayattığı yaşam tarzına uyum sağlayanlar hayatta kalıp ürüyor, diğerleri ise eleniyordu. Böylece atalarımızın başlangıçta bilinçli olan kimi tercihleri zamanla içgüdüsel tercihler olarak bütün insanlığa miras kaldı. İşte bu yüzden hemen hepimiz sözgelimi bal gibi tatlı, yüksek kalorili yiyecekleri severken yılan gibi hayvanlardan içgüdüsel olarak korkuyoruz.

Yılanlar, Gündoğumları ve Shakespeare’de, evrim biyoloğu Gordon Orians, geçmişin hâlâ bizimle olan “hayaletlerinin” izini sürüyor. Estetik zevklerimizin, damak tadımızın, korkularımızın, beceri ve zaaflarımızın kökenlerine evrimsel bir mercekten bakan Orians, bunların geçmişte bize nasıl hizmet ettiğini ve günümüzde hayatımızı nasıl etkilediğini inceliyor. (Tanıtım bülteninden)

Yılanlar, Gündoğumları ve Shakespeare “Evrim Beğenilerimizi ve Korkularımızı Nasıl Şekillendirir?”
Gordon H. Orians
Metis Yayınları
Yetişkin

***

Bitkilerin Bildikleri: Dünyaya Bitkilerin Gözünden Bakmak

 

“Betonun giderek yeşili yuttuğu günümüzde bile her daim bitkilerle iç içeyiz: Evlerimizi, balkonlarımızı onlarla süslüyor, sokaklarda yanlarından geçiyor, parklarda onları seyre dalıyoruz. Peki ama bitkilerin nasıl bir dünyası olduğunu hiç düşünüyor muyuz?

Bu kitapta biyolog Daniel Chamovitz bitkilerin dünyayı nasıl deneyimlediklerini inceliyor. Charles Darwin ve çağdaşlarından günümüz biliminsanlarına kadar birçok yaratıcı zihnin tasarladığı deneyler ışığında, bitkilerin görme, koklama, duyma, dokunma duyuları aracılığıyla neleri “bildiklerini” anlatıyor. Çeşitli kimyasallar sayesinde nasıl birbirleriyle “haberleştiklerini”, aşağıyla yukarıyı nasıl ayırt ettiklerini, dokunmaya nasıl tepki verdiklerini, neler “hatırladıklarını” ve çevrelerinin nasıl “farkında olduklarını” açıklıyor. Böylece bitkilerin pek az bildiğimiz zengin dünyasını tanımamıza ve dünyaya onların “gözlerinden bakmamıza” imkân tanıyor.

“Bundan sonra parkta yürüyüşe çıktığınızda durup kendinize sorun,” diyor Chamovitz. “Çimenlerin arasındaki karahindiba ne görüyor? Otlar hangi kokuları alıyor? Meşenin yapraklarına dokunun, ileride ona dokunulduğunu hatırlayacağını bilerek. Ama sizi hatırlamayacaktır. Sizse o ağacı hatırlayacak ve anısını her daim hafızanızda yaşatacaksınız.” (Tanıtım bülteninden)

Bitkilerin Bildikleri: Dünyaya Bitkilerin Gözünden Bakmak
Daniel Chamovitz
Metis Yayınları
Yetişkin

***

Doğal Tarımın Yolu: Felsefesi ve Uygulaması

 

İnsan medeniyetinin tüm “başarılarının” doğa karşısındaki acizliğini gören ve hepimiz için görünür kılan Fukuoka, toprağı sürmeden, gübrelemeden, ilaçlama yapmadan, ağacı budamadan tarım yapmanın yöntemlerini gayet ayrıntılı şekilde gösterirken, her şeyi kendi yurdunda ve mevsiminde, yalnızca ihtiyacımız kadar yetiştirmenin önemini vurgular. Bilimin doğayı örseleyen müdahalelerinden kendini kurtarmış hakikî bir tarımın ve yaşamın izini süren Fukuoka, bize felsefî olduğu kadar gerçekçi de olan bir yaşam imkânı sunar.

(Tanıtım bülteninden)

Doğal Tarımın Yolu: Felsefesi ve Uygulaması
Masanobu Fukuoka
Kaos Yayınları
Yetişkin

***

Dünyaya Orman Denir

 

“Yazmak çoğunlukla zor ama keyifli bir iştir benim için; bu öyküyü yazması kolaydı ama pek keyifli değildi. Bana hiç seçenek bırakmadı. Ülserli bir patronun sekreterine mektup yazdırması gibi yazdırdı kendini bana. Ben orman ve düş üzerine yazmak istiyordum; yani belirli bir ekolojiyi içeriden bir bakışla betimlemek, biraz da Hadfield’in ve Dement’in uyku düşlerinin işlevleri ve düşün yararları üzerine görüşleriyle oynamak istiyordum. Ama patron ekolojik dengenin tahrip edilmesinden ve duygusal dengenin reddedilmesinden bahsetmek istiyordu. Oyun oynamak istemiyordu. Ahlak dersi vermek istiyordu. Ahlak dersi veren öyküleri pek sevmem, çoğunlukla iyilik duygusundan yoksun olurlar. Umarım bu öykü öyle değildir. Madem bir kere ahlak dersi vermek zorunda kaldım, şunu söyleyebilirim bir tek. Don Davidson olmak Raj Lyubov olmaktan daha da acı vericidir.” – Ursula K. Le Guin

(Tanıtım bülteninden)

Dünyaya Orman Denir
Ursula K. Le Guin
Metis Yayınları
Yetişkin

***

Ekolojik Yeni Düzen

 

 

İnsan dışındaki doğanın, örneğin ağaçların, bitkilerin, toprağın, hayvanların yaşama hakları, ilişkiler hukuku var mıdır? Varsa bunları kim düzenleyecektir ve ne adına? Fransız felsefeci Luc Ferry’nin, tarihte belgelenmiş olaylara dayanarak yazdığı ve tartıştığı bu kitap doğaya ve doğayla ilişkilerimize yeni bir bakış getiriyor. “Ağaç, hayvan ve insan” denkleminde, insanlık tarihi boyunca süregelmiş olan çözümsüz bir sorunun da altını çiziyor: İnsanoğlunun doğa karşısındaki konumu nedir? İnsan, doğa karşıtı bir varlık mıdır? “Doğayla Sözleşme” mümkün müdür?

Konuyu Hayvan ya da türlerin karıştırılması ve Yeryüzünün gölgeleri adını taşıyan iki ana başlık ve dokuz başlık altında işleyen kitap, hayvan davalarından, yargılanan ağaçlardan, kişisel haklarını talep eden böceklerden, “derin ekolojist”lerden, hayvanlardan korkan hümanizmden, Yeşiller Partisi’nden, Nazi ekolojisinden, Ekofeminizmden oluşan bu cehennemvari yeni düzen, çılgın bir sirki andıran bu yeryüzü sahnesi, ruh-beden ilişkisinin, doğadaki şiddetin, aklın ve akıldışının sorgulandığı grotesk bir mahkemeye dönüşüyor. Luc Ferry, doğa-insan ilişkisine içkin olan tüm ön kabulleri ve çelişkileri ortaya çıkarıyor; azılı çevreciyle vurdumduymaz, burnu büyük hümanistin gizli söylemlerini gözler önüne seriyor. (Tanıtım bülteninden)

Ekolojik Yeni Düzen
Luc Ferry
Yapı Kredi Yayınları
Yetişkin

***

Dünyayı Gezmek İsteyen Horoz

 

 

Aç Tırtıl kitabının yazarı Eric Carle’dan bir öyküdür bu. Bir horoz, iki kedi, üç kurbağa, dört kaplumbağa, beş balık… On beş arkadaş dünyayı gezmek için yola çıkar. Peki uykuları gelince ne olacak? Ya karınları acıktığında? (Tanıtım bülteninden)

Dünyayı Gezmek İsteyen Horoz
Eric Carle
Mavibulut Yayınları
3+ yaş

***

Bizim Büyük Ailemiz: Bir Evrim Öyküsü

 

 

Hepimiz çok, çok eski bir ailenin üyeleriyiz. Soyağacımızın kökleri milyonlarca yıl önceye, yeryüzünde yaşamın başladığı zamanlara dayanıyor. Bu aile albümünü açın ve şaşırtıcı bir yolculuğa çıkın. Bu yolculuk boyunca, karada ve denizde yaşayan en eski akrabalarımızla tanışacak ve her birinden bize nelerin miras kaldığını keşfedeceksiniz. (Tanıtım bülteninden)

Bizim Büyük Ailemiz: Bir Evrim Öyküsü
Lisa Westberg Peters
Nesin Yayınevi
4-8 yaş

***

Yedikır’ın Kuşları

 

 

Aileleri ile birlikte kuşları gözlemlemek üzere Yedikır Gölü kıyısına kamp yapmaya giden Bora ve arkadaşları hayatları boyunca sadece belgesellerde ve kitaplarda görme imkânı bulabilecekleri türden kuşları ilk kez yakından inceleyecek olmanın heyecanı içindedirler. Kuş gözlemciliğinin inceliklerini öğrenir öğrenmez ellerine dürbünlerini aldıkları gibi kuşları gözlemeye koyulan çocuklar ayağı halkalı bir sumruyla karşılaştıklarında şaşkınlıklarını gizleyemezler. Daha sonraları gözlerine çarpan diğer ayağı halkalı kuşları gördükçe kim, niye bir kuşun ayağına halka takar diye düşünmekten ve olayları sorgulamaktan kendilerini alamazlar. Göl kıyısındaki esrarengiz kulübeyi keşfettiklerinde ise kendilerini heyecan dolu bir polisiyenin tam ortasında bulurlar. Büyük heveslerle geldikleri Yedikır’da kuşlar nasıl bir tehditle karşı karşıyadır? Ayağı halkalı kuşlar kimlere ne gibi mesajlar taşımaktadır? (Tanıtım bülteninden)

Yedikır’ın Kuşları
Koray Avcı Çakman
Tudem Yayıncılık
8-11 yaş

 ***

Canım Ağacım

 

Diğerlerine benzemeyen bir çocuksanız ve bunu pek de umursamıyorsanız, pekâlâ bir ağaçla arkadaş olabilirsiniz! Yaşlı bir meşe ağacı olan Bertolt, çocuk için yalnızca bir saklanma yeri değil, aynı zamanda bir labirent, bir kaledir. Bir gün yeniden bahar gelir ama Bertolt’un dalları bir türlü tomurcuklanmaz. Bir kedi ya da kuş öldüğünde ne yapılacağını bilirsiniz. Peki ya bir ağaç öldüğünde? Çocuğun, arkadaşının yaşamını ve cömertliğini onurlandırmak için muhteşem bir fikri vardır! (Tanıtım bülteninden)

Canım Ağacım
Jacques Goldstyn
Can (Yayınları) Çocuk
8-10 yaş

***

Çevreci Olmak Zorunda Mıyım?

On iki yaşındaki Elmo, komşuları Bay ve Bayan Bamber’a hayrandır. Çünkü, “dağınık ve çevreci” annesinin tersine onlar “düzenli, hoş ve normal” insanlardır. Bay Bamber, büyük bir yeşil alanı modern konutlarla doldurmayı planladığı için Elmo’nun annesi ona savaş ilan etmiştir. Elmo, “normal” bir çocuk olabilmek umuduyla, Bamber’ların evlat edindiği Güney Amerikalı yetimle arkadaş olma hayalleri kurar. Oysa, yeni çocuk Kuba çok farklı biridir ve Elmo’nun yaşamını hiç de ummadığı bir biçimde değiştirecektir. (Tanıtım bülteninden)

Çevreci Olmak Zorunda Mıyım?
Dyan Sheldon
Günışığı Kitaplığı
10-12 yaş

*** 

Etkinlikler: 

10.11.2018 – 14.45-15.45

Marmara Salonu

“Bir Ekoloji – Kurgu olarak Hava Romanı”

Konuşmacı

Buket Uzuner

Düzenleyen

Everest Yayınları

Buket Uzuner’in ‘Tabiat Dörtlemesi’nin üçüncü kitabı Hava’da Gazeteci Defne Kaman’a nükleer enerji kullanımının yaratacağı olumsuz etkiler üzerine yazdığı yazı dolayısıyla soruşturma açılır. Çeşitli STK’ların, aktivistlerin, hukukçu ve gazetecilerin destek verdiği Kaman bir gün esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur. Bu söyleşide Buket Uzuner, doğa ve insan arasındaki çatışmadan yola çıkarak dizinin üçüncü kitabı Hava’yı ekoloji ve iklim-kurgu bağlamında değerlendiriyor.

***

15.11.2016 – 14.30-15.30

Karadeniz Salonu

 “Doğasever Kitapların Doğaya Etkisi”  6-10 yaş

Konuşmacılar

Banu Bozdemir

Düzenleyen

Kelime Yayınları

 

 

Merve Kanak