İklim değişikliği ve üretim maliyetleri Antalya’da 5 bin çiftçiyi tarımsal üretimden kopardı

Çiftçiler toprağı terk ediyor.

Bir yanda iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri diğer yanda üretim maliyetlerinin artması çiftçileri üretimden koparıyor.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) İstihdam İzleme Bülteni tarım sektöründen turizm ve kamuya doğru yaşanan büyük göçü ortaya serdi.

Tarımın başkenti Antalya’da bu yıl (2018) yaklaşık 5 bin çiftçi ve yetiştirici üretimi bıraktı.

Üretici tarımdan neden el çekiyor?

Peki üretici tarımdan neden el çekiyor? Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır‘a göre, başta üretim maliyetlerinin artması olmak üzere değişik sebeplerden dolayı çiftçi tarımsal üretimden kopuyor.

Türkiye’de 5’te 1 olan tarımsal istihdam payının Antalya’da 3’te 1 olduğunu belirten Çandır, “Türkiye’nin turfanda ihtiyacının yüzde 60’ından fazlasını karşılayan, ekonomisi tarımla canlanan Antalya’da 5 bin çiftçinin tarımı terk etmesi bizlere şapkayı önümüze koyup bir kere düşünmemiz gerektiğini gösteriyor” diyor. Çandır, yaklaşık 25 milyar dolarlık milli gelir üreten Antalya’nın bunun yüzde 10’unu tarımsal üretim, yüzde 20’sini de tarımsal ticaretle başardığını da sözlerine ekliyor.

Çiftçi tarıma nasıl geri döndürülebilir?

Tarımsal üretimden çekilenler hizmet sektörü ya da kamu gibi alanlara kayıyor. Tarımdan kopan çiftçilerin yeniden tarım sektörüne dönmek istememeleri dikkat çekiyor.

Türkiye genelinde işsizlik oranını en az yüzde 2 oranında aşağı çeken tarım sektörünün itibarına tekrar kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Çandır, bu durumu tersine çevirmek için şu çözüm önerilerini paylaşıyor:

1-) Başta girdi maliyetleri olmak üzere tarımsal politikaların tekrar gözden geçirilmesi

2-) Üreticiyi üretimde tutacak politikaların bir an önce hayata geçirilmesi

Çiftçilerin finansman ve mera desteğine ihtiyacı var

Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk ise çiftçinin tarıma bırakmasının sebepleri arasında yem ve diğer maliyetlerle başa çıkamaması, özellikle küçükbaş yetiştiricilerinin tarımsal kredileri kullanmada dezavantaj yaşamalarını sayıyor ve yetiştiricilerin finansman desteğine ihtiyacı olduğunu sözlerine ekliyor. Öztürk, “Eskiden ithalatla çözülebilen kırmızı et krizi dövizdeki kur artışlarıyla artık çözüm olmamaya başladı. Üretimden başka çıkış yolumuzun olmadığını görerek sektörün finansman ihtiyacının çözülmesi gerekiyor. Tarım il müdürlüklerine, mera komisyonlarına ve devlet bankalarına büyük iş düşüyor. ‘Ben hayvan yetiştirmek istiyorum’ diyen her üreticiye finansman sağlanarak mera tahsis edilmeli” çağrısı yaptı.

Yılın 9 ayı göçebe hayatı yaşayan tarım işçilerinin yaşam şartları korunmalı

Kent genelinde tarım üretimine dahil olan 170 bin çiftçinin bulunduğunu belirten Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, bölgede ekonomiyi ayakta tutan temel sektörlerden biri olan tarımın büyümesi için çiftçiyi yaşatmanın şart olduğunu söyledi.

Çiftçilerin ve yılın 9 ayı göçebe hayatı yaşayan tarım işçilerinin yaşam şartların korunmasının üretimin sürmesi için büyük önem taşıdığını belirten Alp, “Girdi fiyatlarının çok yükseldiği bu dönemde tarımda üreticiden tüketiciye doğrudan bağ kuracak sistemler oluşturulmalı. Yaylalarda domatesten marula, salatalıktan bibere çok geniş yelpazede üretim yapılıyor. Çiftçiler, yevmiyeli işçiler ve aileleri buradan ekmek yiyor. Diğer sektörlere kayma olmaması için bunun sürmesini sağlamalıyız” açıklamasında bulundu.

Bu yıl Antalya, 48 bin işçiyle sigortalı ücretli çalışan sayısının en çok arttığı il oldu

Çiftçi sayısının 61 ilde azaldığını saptayan Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), tarımdan en büyük kaçışın Antalya’da yaşandığını belirledi. Tarımı terk edenlerin sayısının 5 bine ulaştığı Antalya, yüzde 11,6 ile çiftçi sayısı en hızlı azalan şehirler arasında sekizinci sıraya yerleşti. Tarım sektöründe yaşanan bu büyük kaçışa rağmen Antalya, sigortalı ücretli çalışan sayısının en çok arttığı il oldu.

Küresel iklim değişikliği tarımda en önemli sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Gıda Tarım Hayvancılık Platformu “Tarım Dünyası” yazarlarından Ali Ekber Yıldırım, tarım alanında tartışacağımız konu başlıklarını şu şekilde sıralamıştı: Gıda fiyatları ve enflasyon, ana gündem maddesi olarak ithalat, tarım destekleri, buzağı yılı ve hayvancılık, gübrenin maliyeti ve fiyatı ve teknoloji kullanımı.

Türkiye konumu dolayısı ile iklim değişikliğine karşı en hassas ve riskli bölgeler arasında bulunuyor. Bilimsel raporlar, küresel ısınma yüzünden Türkiye’de sıcaklık artışının 5°C’ye varabileceğini ifade ediyor.

Fosil yakıt kullanımı, tarım ve hayvancılık, arazi kullanımı ve ormansızlaştırmaya bağlı olarak artan sera gazı emisyonları küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine yol açıyor.

Tarımda 2018’in en önemli sorunlarından biri: Küresel iklim değişikliği

İklim değişikliği tarımı vuruyor

 

(DHA, Tarım Dünyası, Yeşil Gazete)