Hafta SonuManşet

Topluluk oluşturmak ve umut ekmek: Roma Bostanı’nın ‘kısa’ hikayesi – Başak Durgun

Başak Durgun‘un LOFspaces‘de yayınlanan yazısını Yeşil Gazete gönüllü yazarlarından Rana Söylemez‘in çevirisi ile paylaşıyoruz

***

Moloz yığınları ile dolu, terkedilmiş bir alanı kolektif bahçecilik ile sahiplenen Roma Bostanı; kendi kendini idare eden ve karşılıklı paylaşım adına yeni fikirlerin, iletişim ağlarının ve bağlantıların geliştiği, yeni direniş biçimlerinin kök saldığı müşterek bir alan. İlk olarak 2013 yılında Gezi Parkı direnişi sonrası aktivistler tarafından küçük ve terkedilmiş bir alanın ıslah edilmesiyle özerk bir gerilla bahçesi olarak kurulan Roma Bostanı, Mayıs 2015’te yeni, organize ve sürdürülebilir bir plana sahip dört mevsim ekili bir topluluk bahçesi haline geldi. Cihangir’de, Boğaz’ın Haliç ile buluştuğu Seraglio noktasının büyüleyici panoramik manzarasına bakan bir yamaçta yer alan Roma Bostanı, hayatta kalmayı başararak kent, çevre ve gıda hareketlerinin tam ortasında yeşil müştereklerin önemli bir sembolü haline geldi.

Fotoğraf: Mehmet Çağniş

Sıkı çalışmaları ile bağ kurmuş oldukları bu alana olan adanmışlık ve aidiyet duygularını, kendilerine “Roma Bostanı İnsanları” diyerek işaret eden bu insanlar, bu alanda bir “gıda ormanı” yaratmayı amaç edindi. Yaratımı uzun bir süreç olan, organik madde açısından zengin toprak üretilerek ve kardeş bitkiler yönteminin avantajlarından yararlanılarak oluşturulan gıda ormanları, genellikle meyve ağaçları, sarmaşıklar, çalılar, şifalı bitki türleri ve çok yıllık sebzeler gibi polikültür yenebilir öğelerden oluşur.

Bahçenin konumunun eğimli olması toprağı işlemeyi, sulamayı ve toprak kaymasını kontrol etmeyi  güç hale getiriyor. Roma Bostanı İnsanları burada teraslama yaptılar, toprak erozyonunu kontrol altına almak için çalı ve ağaç diktiler ve toprağı yerörtücüler ile kapladılar.

Fotoğraf: Başak Durgun

Ardıç, kurtbağrı, defne, servi gibi kuvvetli ağaçlar bostanın sınırları boyunca çit görevini görmek üzere dikildi. Böğürtlenler, bostanın ön cephesinde sıralanıyor. Bostan ayrıca biberiye, lavanta, bahar ve ilk yaz aylarında canlı sarı renkli çiçekleriyle dikkat çekici görüntü sunan katırtırnağı gibi çalı benzeri bitkilere ev sahipliği yapıyor.

Fotoğraf: Başak Durgun

Bostanın ortasında iki adet yükseltilmiş sebze yatağı ve mevsim sebzeleri için sık sulama ihtiyacını azaltan su rezervuarlarına sahip on adet wicking yükseltilmiş sebze yatakları bulunuyor. Roma Bostanı insanları yaz döneminde domates, biber, patlıcan ve salatalık; kış döneminde ise soğan, sarımsak, marul, lahana, pazı, kale, ıspanak gibi kış sebzeleri yetiştiriyor. Ebegümeci bostandaki patikaları ele geçiriyor. Armut, kiraz, dut, elma, erik, vişne, nar, zeytin, trabzon hurması, ceviz gibi meyve ağaçları, bostanın her tarafında dikilmiş halde. Daha yaşlı, büyük incir ağacı bostanın üst sağ köşesinde yükseliyor. Bostanda iğde, karaçam, fıstık çamı, hanımeli, altın çanak, erguvan ve harikulade şifalı özellikleriyle bostanın merkezindeki buluşma noktasında yer alan sinameki ağacı da bulunuyor.  Ayrıca, bir komşunun tavukları ve horozu için bir kümes yaptılar.

Roma Bostanı’nda gıda yetiştirmek ve toprağı işlemek bir geçim kaynağı sağlama amacı taşımıyor. Bostan insanları, burada bir bina inşa edilmesini önlüyor, yeterli yeşil alana sahip olmayan bir mahallede kamusal yeşil alan, kentsel müşterek alan yaratıyor, şehir için alternatif gelecek planı oluşturmayı deneyimliyor ve  İstanbul’da istikrarsız bir politik iklimin ortasında yaşamın özü ile yeniden derin bir bağ kurarak birlikte şifa buluyor. Beyoğlu bölgesinin oldukça tartışmalı kentsel dönüşüm planı kapsamında, 2011 yılında bostanın yer aldığı arsada bir sosyal tesis binası inşaatının planlandığı açıklanmıştı. “Beyoğlu Planları”nın kentin sosyal, kültürel ve tarihi dokusuna hasar vereceği, yeterli öngörüler ve koruma planları yapılmadan hızlandırılmış kentsel dönüşüm projeleri ile bölgede oldukça az bulunan yeşil alanların yok olacağı gerekçesiyle semt dernekleri bir araya gelerek bir tepki oluşturdu. İki davalık mahkeme sürecinin, uzman görüşü raporlarının, popüler dergilerin, sosyal medyanın ve mahallelilerin sürekli müdafaası neticesinde planlar Temmuz 2017’de iptal edildi. Bu gelişme Roma Bostanı’nda coşkuyla kutlandı.

Fotoğraf: Başak Durgun

Roma Bostanı İnsanları herkese açık, kapsayıcı ve samimi bir bostan yaratarak, sosyal buluşmalar, eğitimler organize ederek, bu alanı herkes için kolektif bahçeciliğe açarak, medya kaynaklarını etkili kullanarak, mahkemeye sunulan uzman görüşünün bir bölümü olarak topluluk bahçesi ve permakültür hakkında bir rapor sunarak bu mücadelede aktif rol oynadı.“Az laf, çok iş” sloganı ile Roma Bostanı İnsanları İstanbul’un hegemonyacı yönetim modeline sekte vuran öncülerden oldu. Roma Bostanı insanları yaptıkları işi müşterek ve sürdürülebilir bir gelecek yaratmak ve kent hakkı, gıda ve çevre hareketleri örgüsünde gittikçe büyüyen insan ağı  ile dayanışma kurmak olarak görüyor. Roma Bostanı İnsanları bu bostanda ısrarlı biçimde ekip biçerek, Türkiye’deki demokratik olanakların, özellikle Temmuz 2016’da darbe girişimini takriben, azaldığı bir ortamda umut hasat ediyor, nefes alacak açık mekan yaratıyor.

Rana Söylemez ve Başak Durgun

 

Yazının İngilizce orjinali

Yazar: Başak Durgun

Yeşil Gazete için çeviren: Rana Söylemez

 

(Yeşil Gazete, LOFspaces)

Kategori: Hafta Sonu