EkolojiGünün ManşetiManşet

Fransız yönetmen Cyprien Ponson ile Borneo Ormanları’nın yok edilişini ve yerli mücadelesini konuştuk

Güneydoğu Asya’da 100 milyon yılı aşkın süredir varlığını sürdüren, dünyanın bilinen en eski yağmur ormanlarının bulunduğu Borneo Adası sahip olduğu bu kıymetli ekosistemle değil, biyoyakıttan kozmetik sanayine kadar birçok sektörde kullanılan palmiye yağı üreticilerine tanınan imkânlarla gündemde…

Malezya’ya bağlı Borneo Adası’nda her geçen gün yağmur ormanları yok edilerek yerine palmiye ağaçları dikiliyor. Borneo’nun Sarawak eyaletindeki ormanların yüzde 96’sı yok edildi. Topraklarının, yaşam alanlarının şirketler tarafından işgal edildiği adada, göçebe avcılar Penan halkının neler yaşadığına “Be Jam Be Hiç Bitmeyen Şarkı” ile tanık oluyoruz.

Bu yıl beşincisi düzenlenen Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali‘nde (BIFED) uluslararası yarışmada yarışarak üçüncülük ödülünü kazanan filmin yönetmeni Cyprien Ponson ile buluştuk ve filmin hikâyesini ondan dinledik.

***

Cyprien, Penanlarla nasıl iletişim kurdunuz? 

Sarawak’ta yaşayan yerli halk Penanlar Penan diliyle iletişim kuruyorlar. Konuştukları dili biraz öğrenmeye çalıştık. Gitmeden önce de biraz öğrenmeye çalışmıştık. Ama ben bu dili öğrenmeye çalışırken felakettim. Caroline benden çok daha iyi öğrendi diyebilirim. Belgeseldeki üç karakterden biri bir kızdı. Eğitimli olduğu için biraz İngilizce öğrenmişti. Kızlardan biri çoğu zaman tercümanlığımızı yapıyordu. Çoğunlukla lojistikle ilgili ihtiyaçlarımızı karşılıyordu.

Penan halkının yaşadığı topraklarda bu katliam ne zamandır yaşanıyor?

Yaklaşık 50 yıldır. Burada dünyanın en yaşlı yağmur ormanlarından biri var. Sarawak’ta şimdiye kadar bu ormanların yüzde 96’sı yok edildi. Amazon Ormanları, Borneo Yağmur Ormanları’ndan çok daha büyük olmasına rağmen iki orman kıyaslandığında Sarawak’ta çok daha hızlı bir tahribatın yaşandığı görülüyor. Mesela Malezya’nın doğusundaki Sabah eyaletinde ekonomik ve politik gerekçelerle daha fazla turistin gelmesi için ağaçların bir kısmını kesmiyorlar. Ama Sarawak’ta bu durum söz konusu değildi, odun için neredeyse tüm ağaçlar kesildi. Daha sonra palmiye ağacı diktiler. Yüz milyon yıllık bir ekosistem vardı.

Peki bu süreçte Malezya hükümeti ile Penan halkı arasında bir anlaşma yapılabilmesine yönelik adım atıldı mı?

Sarawak aşağı yukarı bağımsız bir eyalet. Çok uzun zamandır kendine ait bir hükümeti var. Sarawak’ın ilk Başbakanı ise Taib Mahmud. Hakkı olmadığı halde şirketlerin çok büyük paralar karşılığında ağaçları yok etmelerine izin veriyor. Penan halkı olayı topraklarını kurtarmak için anavatan hakları gerekçesiyle yargıya taşıdı, ağaçları yok eden şirkete karşı dava açıldı. Malezya Anayasası’na göre toprağın sahibi olabilmek için orada tarımsal bir faaliyetin olması gerekiyor. Fakat yerliler geçimini toplayıcılıktan sağlıyor. Orada tarım yapılamadığı için davada hak iddia etme konusunda büyük sorun yaşıyorlar.

Belgesel ne kadar sürede tamamlandı ve tüm bu süreçte Penan yerlileriyle beraber miydiniz? 

Biz 2014 yazında Malezya’daydık. 4 ay kaldık. 2 hafta Penan halkı ile beraber kalıp, daha sonra şehir merkezine dönüyorduk.  Çünkü bataryalarımızı şarj etmemiz gerekiyordu. Bazen elektrik oluyordu ama her zaman değil. Bunu iki haftada bir yapıyorduk. Daha sonra iki buçuk yılımızı kurgu ve çeviriye ayırdık. Belgesel filmimiz geçen yıl bitirdik. O günden bugüne kadar geçen zamanı gösterimlere ayırdık çünkü oradaki yerliler bize çok güçlü bir hikâye vermişlerdi. Onların yaşadıklarını dünyayla paylaşabilmek için aramızda resmi olmayan bir sözleşme imzalamış gibiydik. Tüm zamanımızı onlara verdiğimiz sözü tutmaya çalışarak geçiriyoruz.

Cyprien Ponson BIFED uluslararası yarışmada üçüncülük ödülünü teslim aldı

Film bittikten sonra Penan halkı belgeseli izlediğinde tepkileri ne oldu? Size geri dönüşler nasıldı? 

Geçen Nisan ayında filmimizi bitirdikten sonra Eylül ayında gösterimi yapmak için yanlarına gittik. Bizim için ilginç bir tecrübeydi. Herkes filmle çok gurur duydu. Onlardan gelen geri dönüşler bizi çok şaşırttı. Filmde yok edilen ağaçlara bakan birinin yüzündeki hayal kırıklığını görebiliyordunuz ama o sahneyi izlerken gülüyorlardı ve bu bizi şaşırtmıştı. Aslında çok mütevazı insanlar. Duygularını çok fazla açığa çıkarmıyorlar. Örneğin kimseye isim takmıyorlar. Sana isminle hitap etmiyorlar. Mesela seni akıllı telefonu olan kız olarak çağırmam gibi. Böyle oldukları için de kendilerini ekranda gördüklerinde şaşırmışlardı.

Borneo’da yerlilerle yaşadığı bu tecrübeden sonra senin hayatında neler değişti?

Öncelikli olarak söylemek istediğim onlara Fransa’daki birçok kişiden daha yakın hissediyorum. Aynı dili konuşmuyor olsak da ortak noktalarımız var.

BE’ JAM BE THE NEVER ENDING SONG / BE’ JAM BE HİÇ BİTMEYEN ŞARKI

Caroline Parietti & Cyprien Ponson France, Switzerland / Fransa, İsviçre 2017 – 85’

Kurgu / Editing Alix Lumbreras Görüntü / Camera Caroline Parietti, Cyprien Ponson Müzik / Music Tepeket Agan Ses / Sound Caroline Parietti, Cyprien Ponson Yapımcı / Production Les Obliques, Caroline Parietti, Cyprien Ponson

Sinopsis: Sarawak’ta (Borneo) “nehrin yukarısında yaşayanlar” ormansızlaştırmadan ilk etkilenenler olur. Göçebe avcılar olan Penan halkı kendini fırtınanın göbeğinde bulmuştur. İnsanın bütün dünyası parçalanırken, varoluşa anlam katmış olan peyzaj kelimenin tam anlamıyla kaybolur ve onunla birlikte dil, gelenekler ve ruhlar da yok olurken yaşamaya nasıl devam edilir? Teslim olmayı reddedenlerin şarkısının eşlik ettiği bu film, bu kişilerden her birinin bu ölümcül savaştaki direniş hatlarını çizmekte; tatlı ve gizli bir yaşam biçiminin büyük ağaçların gölgesinde şiddetle devam eden savaşla birbiri içine geçmesini anlatmaktadır.

Yönetmen Caroline Parietti ve Cyprien Ponson antropoloji ve sosyal hizmet alanlarındaki kişisel yolculuklarının ardından belgesel yazımında (CREADOC/Fransa) yüksek lisans yaparken tanışmışlardır. İşleri bellek, şiddet ve direniş üzerinedir.

 

Röportaj: Merve Damcı

Tercüman: Elif Doğanyiğit

(Yeşil Gazete)

Kategori: Ekoloji