[İki Teker] Yol bisikleti sporunun emekçileri – Süleyman Erçalışkan

Bisiklet sporuna hayatını adayan sporcular emek, sabır ve fedakarlığın ne demek olduğunu iyi bilir.

Üç haftalık büyük turlar, haftalık yarışlar, zorlu klasikler ve muhtemelen yılda 10,000 kilometreden fazla mesafe katedilen yarışlar. En zoru olduğunu iddia edemesek bile profesyonel bisiklet, şüphesiz en zorlu sporlar arasında yer alıyor. Bu sporun fiziksel dayanıklılığa bağlı acı çekmekle özdeş bir yapısı var. Yıllar boyu yarışmayı sürdürebilmek geçmişte yaşanan zorlukların üstesinden gelmeyi iyi bilmekle alakalı olabilir. Bu yazıda pelotonda bulunan farklı geçmişe sahip bisikletçilere bakacağız.

 Genel bisikletçi profiline baktığımızda toplumun dar gelirli emekçi ailelerinin çocuklarını  görüyoruz. Yılın 300 günü yarışlarda boy gösteriyor ve en az ikişer saatlik canlı yayınlarda tüm dünyanın gözü önünde yer alıyorlar. Yaşam tarzları ise sıradan diyebileceğimiz insanların hayatlarıyla çok benziyor. Mütevazı yaşamları tercih ediyorlar.

Örnek vermem gerekirse dünyanın en prestijli yarışlarından Fransa Bisiklet Turu’nda 11 etap galibiyeti almış Andre Greipel ailesiyle tatil için Alanya’yı tercih edebiliyor.

Andre Greipel ve ailesi

Profesyonel yaşam zamanına gelinceye kadar acı ve fedakarlığı çocukluklarında deneyimleyen bu gençler bisiklet sporunun ileriki safhalarında da parıltıdan ve gösterişten uzak duruyor.

Spor locasında Sarper Günsal’ın bu konudaki cümleleri konuyu çok iyi özetliyor:

Bisiklet sporu, ağır bir spor olması nedeniyle tarih boyunca hep  şanssız, ayrıcalıksız, gelir açısından çok kısıtlı, başka fırsatları önünde göremeyen fakir ailelerin çocuklarını bulup çıkarmış; yıldızlarını ve büyük şampiyonlarını ezici bir çoğunlukla sosyal skalanın altından derlemiş bir spordur. Fransa Turu’nu ilk kazanan Maurice Garin göçmen bir baca temizleyicisi, Fausto Coppi kasap çırağı, Gino Bartali çiftçi çocuğu, Lance Armstrong babasız büyümüş bir sekreterin oğluydular.

Son dönem büyük turlarda favori olarak gösterilen Kolombiyalı bisikletçilerin, Avrupa’da profesyonel yaşamlarına başlamadan önceki hikayeleri ise çok çarpıcı.

Bu Kolombiyalılar arasında 2017 Fransa Bisiklet turu 2.si Rigorberto Uran Uran da var. Rigorberto’nun çocukluk dönemi büyük felaketlerle dolu. Kolombiyanın muhafazakar paramiliter gruplarının etkin faaliyet gösterdiği Medellin bölgesinde büyümüş. Babası, Rigorberto 14 yaşındayken bu gruplar tarafından öldürülmüş. Avrupa’ya ilk geldiğinde büyük zorluklar yaşayan Rigorbeto bir ev kiralayarak ülkesinden gelen genç sporcuların o evde kalmasına ve Avrupa’da bisiklet kültürüne alışmalarına yardımcı da olmaya çalışıyor. Kolombiyalı bisikletçiler arasında Rigorberto’nun yeri farklıdır.

Rigorberto Uran Uran

Yine farklı bir Kolombiyalı şampiyon Nairo Qiuntana’nın hikayesi de cok çarpıcı. Küçük yaşlarında Ant Dağları üzerinde bisikletiyle okula gidip gelen, okul sonrası köy köy gezip sebze ve meyve satan bir genç Nairo. 16 yaşına geldiğinde babasının taksisinde çalışmaya başlıyor. Bir trafik kazası sonrasında ise depresyona giriyor. Babası yaklaşık 100 sterline bir bisiklet alıyor ve böylece bisiklet öyküsü başlayan Nairo Qiuntana şu an pelotondaki en iyi yokuşcular arasında.

Nairo Qiuntana

Gençlik yıllarında yaşanan bir başka sıkıntılı durum da herhangi bir spor dalında “tamam oldum ben galiba” dediğiniz an yaşadığınız sakatlıklar olabilir.

Son dönem bisiklet sporu gençlik yıllarında farklı branşlarda şampiyonluk yaşamış fakat ciddi sakatlıklar yaşamalarının ardından bisiklete başlamış başarılı sporcularla da tanışıyor. Buna en güzel örnek Sloven bisikletçi Primoj Rogliç. Primoj 2007 yılı gençler kayakla atlama dünya şampiyonu. Kariyerinde 183 metrelik atlayışları var lakin çok vahim bir kazayla bu kariyeri son buluyor. Kendisi şu an zirveyi zorlayacak bisikletçiler arasında yer alıyor.

Primoj Rogliç

Bir başka branştan sakatlık dolayısıyla bisiklete geçen isimde Michael Woods.

Michael, 2005 Pan Amerikan Atletizm Şampiyonası’nda 1500 metrede altın madalya sahibi. Sol ayağındaki stres kırıklarından ötürü atletizmi bırakan Woods günümüzde ise pelotonun iddialı isimlerinden.

Michael Woods

Bisiklet sporunun aktörleri inanç, tutku, fedakarlık ve yaşam biçimleriyle örnek alınabilecek niteliklere sahipler. Onları takip edip tanıdıkça bisiklet sporunun halk sporu olduğunu ve toplumun birçok kesimine yakın olduğunu görüyoruz.

Kapanışı genç bisikletçilerin gelişimi ile yakından ilgilenen, değerli büyüğüm Ferhat Köse’nin bir cümlesiyle bitirmek istiyorum. “Kışın karda, yazın kavurucu sıcakta, baharda  ve sağanak yağmurda varlıklı ailelerin çocuğu antrenmana gelmez.

 

 

Süleyman Erçalışkan