Belçika yerel seçimleri ve Yeşillerin zaferi – Hakan Ozan Erzincanlı

Geçen hafta Belçika’ da yerel seçimler yapıldı. Sonucu genel olarak özetlersek sol oylar yükseldi, Yeşiller ciddi bir ilerleme kaydetti. Ümit Şahin’in bu seçimlere yorumuna katılıyor ve hatta arttırıyorum: “aşırı sağın yükselip toplumu zehirlediği durumlarda aşırı sağın panzehiri Yeşiller oylarını arttırıyor.” (Elbette bu sağlıklı demokrasilerde olabiliyor.)

Özgecan kara’nın yazısına bu bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Frankofon bölgesi Yeşiller’i yani ecolo olarak ülke genelinde toplam 550 ilçe belediye meclisi üyesi, 10 belediye başkanı çıkardık ve seçilmişlerimizin % 70′ i kadın.

İkamet ettiğim Brüksel’in Schaerbeek belediyesinde de ciddi bir başarı elde ettik. Öyle ki 2006 seçimlerinde % 13,8 sonra 2012’de % 13,4 olan Ecolo-Groen oyları bu seçimde % 19,4 oldu! Belediye meclisindeki 7 sandalyemiz 10’a yükseldi. Seçilemeyen arkadaşlar da yüksek oy aldı. Bu beklense de 2006 ve 2012 sonuçları bunca birbirine yakın iken bu seçimde böylesi bir artış bizleri çok sevindirdi.

Ancak sonucu paylaştığım, dünyanın gidişatının, ekolojik ve ekonomik yıkımın farkında olan bazı arkadaşlarımın gözünde maalesef beklediğim zafer pırıltısı ve sevinci göremedim. Aslında ütopik olsa da sanırım bir yandan çok daha fazlasını ummuştuk. Sanki gözlerimiz şunu diyordu: “küresel ısınma konusunda 6 yıl sonra iş işten geçmiş olur. Ki zaten belki de iş işten geçti.”

Ancak enseleri karartmaya da gerek yok. Önemli bir başarı gösterdik ve şimdi yapılması gereken seçmenin verdiği bu desteği en iyi şekilde değerlendirip 2024 seçimlerine göğsümüzü gere gere girebilmek. Şahsen ben aslında seçim sonuçlarının Yeşiller açısından mükemmel olduğunu düşünüyorum. Sonuç sevinebilecğeimiz derecede iyi ve/ama adapte olup 6 yıl sonrasına etkin hazırlanmak için de kesinlikle yeterli. Sürat ise öldürür.

Seçim Günü

Seçim günü öğle vakti evime yürüyerek 10 dakika kadar uzaktaki okulda oyumu kullanmaya gittim. Kendi sandığımı buldum. Biraz kuyruk bekledim. Sıram gelince eve mektupla gelmiş seçmen kartımı ve kimliğimi sandık kuruluna verdim. İsmimi listeden bulup bana bir elektronik seçmen kartı verdiler. Kabine girdim. Bir ekranın altına bu kartı soktum. Parti ve aday seçimlerimi yapıp onayladım. Alttan bir fiş çıktı. Bu fişle birlikte kartı da alıp dışarı çıktım. Bir yardımcı vasıtası ile fişi barkoda okuttum ve fişi kutuya attım. Uzun zamandır ilk defa oyumun bir hileye kurban gitmeyeceğine emin olup bir “oh” çektim.

Seçim sonrası konuştuğum ve Türkiye’ de aşırı sağ partileri tutan belgotürklerin Belçika’da sol partiye oy vermeleri çok bilindik. Bir yeşil olarak dünyanın her yerinde aynı değerlere sahip olmak paha biçilemez.

Genel Kurul

Seçim sonuçlarına dair Belçika basınında çıkan bir karikatür:
Yukarıda kırmızı renk ve kalın puntolar ile, “”Yeşiller secimleri neden kazandi ki?” denmiş.
Yanıt ise şöyle “Medya yüzünden olmalı”

Seçimin hemen ertesi cumartesi (dün) Schaerbeek Ecolo olarak seçilmişlerimizin alacağı görevler konusunda bir olağanüstü genel kurul düzenlendi. Elbette çok detay veremem ancak özet olarak yeşil ilkelerin amansız ve etkin bir değerlendirilmesi ile bazı kişiler için çok acımasız görünse de demokratik ve etkin kararlar alındı. Kadın kotası mı, genç kotası mı; deneyim mi yoksa yenileme ve gençleşme mi? Uzun uzun tartışıldı…

Türkiye Yeşillerine göre bence büyük fark şu ki burada üyeler çok hızlı karar verebiliyorlar. Kapanışta söz aldığımda bunu belirttim. Tabi benim katıldığım Türkiye Yeşilleri’nin toplantılarında hiç böyle seçilmiş üyelerin kaderini belirlemek gibi bir görevimiz olamadı, belki ondandır diye düşündüm. Ha bir gün o da olur mu?

Bilemiyorum.

Umuyorum…

 

1 – Belçika yerel seçimleri ve Yeşil Siyaset 

2 – Belçika yerel seçimleri ve Türkiye

 

 

Hakan Ozan Erzincanlı