Türkiye Barolar Birliği çevre mücadelesinden çekiliyor mu? – Ahmet Soysal

Sosyal medyada bir dilekçe dolaşıyor. Belki görmüşsünüzdür. Türkiye Barolar Birliği (TBB) bünyesinde kurulmuş bulunan Çevre ve Kent Hukuku Komisyonunda çalışmış/çalışan ve bir grup avukatın imzaladığı dilekçe 79 Baro Başkanlığına verilmiş ve bilgi için tüm baro üyelerine dağıtılmış.

İki sayfalık dilekçeden anlabildiğimize göre gönüllü çevre avukatları eli ile 80’li yılların başından bu yana başta İzmir olmak üzere baroların bünyesinde, 2000’li yılların başından itibaren TBB  kapsamında yürütülen ve birçok çevre davasının kazanılmasını sağlayan mücadeleden TBB çekilmeyi ya da en azından eskisi kadar aktif olmamayı arzuluyormuş.

Dilekçede ‘sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunmak ve korumak, bu yöndeki hukuki norm ve kurallara işlerlik kazandırmak, bu normların tüm canlıların bir arada ve uyum içinde sömürülmeden yaşamasına uygun şekilde değişimine yön verilerek geliştirmek amacı ile’ TBB bünyesinde kurulmuş bulunan Çevre ve Kent Hukuku Komisyonun TBB yönetimi tarafından yetkilerinin kısıtlandığı ayrıca hareket alanının da daraltıldığı belirtiliyor.

Dilekçeyi imzalayan, çeşitli dönemlerde bu komisyonda görev yapmış, yaşamının en kıymetli bölümlerini hiçbir maddi ve manevi karşılık beklemeden bu mücadeleye ayıran avukatlara göre bunun en önemli göstergesi ülkemizde çevre mücadelesinin hukuksal boyutunu ilk başlatan bir avuç İzmirli avukatın içinde yer alan ve bir dönem İzmir Barosu Başkanlığı da yapan;,bugün aramızda bulunmayan Av. Noyan Özkan adına beş yıldan bu yana verilen ‘Avukat Noyan Özkan Çevre ve Ekoloji Mücadelesi Onur Ödülünün’ bu yıl verilmesi gereken beşincisinin TBB yönetimince engellenmesi.

Avukat Noyan Özkan (1953-2013)

Dilekçeden öğreniyoruz ki 2 Haziran 2018 günü verilmesi planlanan ödül töreni TBB Yönetim Kurulunca hiçbir neden gösterilmeksizin hem de 1 Haziran öğleden sonra belirsiz bir tarihe erteleniyor. Sonra komisyon üyeleri değiştiriliyor, eski komisyon üyeleri ‘ödül yönergesine uymamakla’ itham ediliyor. Oysa beş yıldan bu yana verilen ödülün yönergesine baktığınız zaman seçici jürinin Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyelerinin dışında üyelerden belirlendiğini ve TBB yönetim kurulu üyelerinden birinin de o jüride yer aldığı görülüyor.  Temelde ödülün kime verildiğinin bir önemi yok bence. Buradaki temel sorun artık TBB’nin mevcut yönetiminin eskisi kadar coşku ile çevre mücadelesine hukuksal destek vermemesidir. Tek umudumuz ise bu dilekçeyi imzalayan ve TBB’nin çevre davalarını takip eden 21 avukatın TBB’nin bu görevden alma kararına rağmen hukuksal alanda çevre mücadelesine devam kararlılığıdır.

Adına bence de çok doğru bir kararla Çevre ve Ekoloji Mücadelesi Onur Ödülü verilen yakın dostumuz Noyan Özkan bugünleri görse ne düşünürdü acaba? O, 80’li yıllardan itibaren çevre mücadelesinin ön saflarında yer almış, Bergama altın madeni ile Aliağa kömürlü termik santrallerine karşı yürütülen bilimsel ve hukuksal mücadelenin önemli isimlerinden olmuştu. İzmir Barosu Başkanlığı döneminde TBB’nin tüm üyeleri ile bu çevre ve ekoloji kavgasının içinde yer alması için çalışmıştı. Ölümünden birkaç ay önce görüşmüştük. İzmir Tabip Odasında Aliağa’ya yeni yapılmak istenen kömürlü termik santrallere karşı izlenecek hukuksal süreci konuşmuştuk. Birkaç ay sonra Urla’da bir sabah yürüyüşünde kaybettik onu ani bir kalp krizi ile. Kaybetmeseydik;sözleşmiştik; birkaç gün içinde tekrar bir araya gelecektik Aliağa’daki termik santralleri konuşmak için.

Işıklar içinde yat sevgili Noyan. Bazıları adına verilen ödülleri engelleyebiliyor ama onlar başta meslektaşların olmak üzere bizim kararlığımızı engelleyemezler. Dünde çevre ve ekoloji mücadelesinin içindeydik beraberce, sensiz olsakta bugün de içindeyiz. Yarın da için de olacağız senin ile başlayan kararlılığımızla ve seni hiçbir zaman unutmadan…

 

 

Ahmet Soysal