5. Germiyan Festivali izlenimleri – Göknur Yumuşak

Güzel bir sonbahar günü. 7 Ekim sabahı Çeşme Belediyesi’nin panelistlere tahsis ettiği bir arabayla eski yoldan Çeşmeye doğru yol alıyoruz. Arabada 1987-1992 yılları arasında Seferihisar İlçe Tarım Müdürlüğü’nde birlikte çalıştığım dostum ve İzmir Yerel Tohum Topluluğu kurucu üyesi dostum Ziraat Mühendisi Seyyah Erdem ve Seferihisar Belediyesi Can Yücel Tohum Merkezi sorumlusu Aylin Bostan var. İzmir Yerel Tohum Topluluğu  Eş sözcülüğünü birlikte yürüttüğümüz Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim görevlisi  Yrd. Doç. Dr. Engin Önen hocamın çok sevdiği köyü Germiyan’a gidiyoruz. 6-7 Ekim tarihlerinde yapılan 5. Germiyan festivalinde tarım konulu panelde konuşacağız.

Yol boyunca çok hüzünlendim. Urla’da çalışırken 2 yıl İstatistik Şubesi Sorumluluğu görevini yürüttüm. Her ay bu yollardan balık çiftliklerine gider ve bir ayda yetiştirdikleri balık miktarlarını yazardım. Köy, İzmir’e 65 km. uzaklıkta. Nüfusu yaz-kış değiştiği için ortalama 2.000 civarında. Eskiden tütün ve buğday başta olmak üzere her türlü tarım yapılıyormuş. Yanlış tarım politikalarından burası da nasibini almış. Çok az miktarda hayvancılık, bağcılık ve sebzecilik bir de tüm yarımadada olduğu gibi zeytincilik yapılıyor. Çeşme’nin diğer bölgeleri gibi buraya da kentlerden göç çok olmuş. Onlar da genelde bütün köylerde olduğu gibi varlıklı entelektüel kesim. Bir de gecekondu mahallesi var oralarda. Doğu Anadolu’dan zorunlu göçlerle gelen yurttaşlarımız yaşıyor. Her türlü işlerde de onlar çalışıyorlar.

Köy bu bölgeye ilk göç eden Türkmenlerden oluşuyor. Burada mübadele olmamış. Köyde tarihi bir un fabrikası ve orada bir de çok eski tütün balyalama düzeneği var. Eskiden buğday tarımı ve tütüncülük çok yapılırmış. Ben Urla’da 1999 yılında göreve başladığımda o yıl tütün miktarlarını kaydetmiş ve tütün dizenleri ilk kez Urla’da görmüştüm. Tütünün nasıl bitirildiğinin canlı tanığıyım.

Köyün içinde eski evler var ve bunları başka kentlerden göç eden varlıklı kesim restore ederek kullanıyor. Köyün dışında Roma dönemine ait eserler varmış.

Germiyan uzaktan göründü. Küçük bir alçak bir tepeye kurulmuş. Oldukça büyük  belde gibi.

Sokakları süslemişler, davul da çalmaya başlamış. Birazdan yürüyüş korteji başlayacak dediler. Bizi Engin hocam ve Çeşme belediyesi görevlileri karşıladı. Köyü biraz gezdirdi Engin hocam. Tarihi un fabrikasını gezdik. Engin hocam yıllardır  burada ekoloji mücadelesi veriyor. Köyün yan tarafında bir taş ocağı var. Onu görünce bütün neşemiz gitti. Karşı yamaçlarda plansız bir şekilde o bölgede mantar gibi yayılan ve ekolojik döngüye zarar veren (kuşlar, arılar vsr.)  RES’ler vardı. Sonra kortej yürümeye başladı. En önde davulcu ve arkasından Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalkılıç  ve eşi. Zeytinden yaptıkları ve çiçeklerle süsledikleri taçları takan kadınlar da vardı. Dans ederek ilerliyorlardı köyün sokaklarında. Çok güzel ve keyifli bir ortamdı. O an çok mutlu oldum. Küçüklüğümden beri davul sesini çok severim, bana düğünleri çağrıştırır. Biz bu arada köyü gezerek bilgi topladık.

 

Saat 14:00’da kolaylaştırıcılığını Engin hocanın yaptığı panel başlayacak. Panelde ben “tarım zehirleri kalıntılarını”, Aylin Bostan “yerel tohumları”, Seyyah Erdem de krizin tarıma yansımalarını konuşacağız.

6 Ekim Cumartesi günü ilk atölyede şekeriçi (damat kurabiyesi) yapımı varmış.

Eski fotoğraflar, eski araç ve gereçler ve Suna Erdoğan resim sergilerinin açılışları olmuş.

Öğleden sonra Germiyan’ı sosyal ve kültürel tarihi belgeler, anılar ve öykülerle konuşmuş Engin hocam.

Daha sonra Kopanisti Peyniri Yapımı Atölyesi varmış. Bu peynir çeşidi çok eski ve özel bir peynirmiş. Rumların ezerek ve döverek yaptığı ve isminin Yunanca karşılığı kopanisti olan bu peynir yapımını Türkler, Rum komşularından öğrenmişler. Yapımı oldukça uzun süren bir peynir. Peynir yapımından sonra kına gecesisi töreni yapılmış.

7 Ekim Pazar günü sabahtan köylülerin ürünlerini satacağı stantlar açılmış. Biz festival meydanına gittiğimizde kadınlar gülüşerek, neşeyle stantların başında ürünlerini satıyorlardı. Germiyan yemekleri çok zengin ve oldukça lezzetli. Kışlık turşular, çeşit çeşit reçeller vb. şahane görünüyordu. Ben de küçük bir çiftçiden tarlanın sonunda kalan ünlü Çeşme kavunlarından aldım. Parasızlıktan tarım zehri atamamış kopanisti ustası Ayşe teyze. Bu yüzden çok lezzetliydi o minik kavunlar. Her biri bir porsiyon büyüklüğündeydi.

İzmir Yerel Tohum Topluluğu ve Seferihisar Can Yücel Tohum Merkezi olarak biz de konuşma yapacağımız köy kahvesinde panel masasını aynı zamanda stant olarak kullandık. Çeşitli broşürler ve yerel tohumlar koyduk masamıza. Panelden sonra onları dağıttık

Köy sabunu yapım atölyesinden sonra Engin hocanın kolaylaştırıcılığını yaptığı tarım konusundaki söyleşi başladı. Daha sonra ben “tarım zehirleri kalıntıları” konusunda paylaşımda bulundum. Bu sorunun nedeninin tüm dünyada Çok uluslu şirketlerin politikaları olduğunu vurguladım. Aylin Bostan ise ithal tohumların iyice yaygınlaşmasıyla birlikte yerel tohumların 2006 yılında 5553 sayılı tohum yasasıyla alınıp satılmasının yasaklandığını belirtti.  Son olarak söz alam Tarım Bakanlığından emekli Ziraat Mühendisi Seyyah Erdem ekonomik krizin tarıma etkisini konuştu.

Panele ilgi çok yoğundu. Soru cevap kısmını biraz uzun tuttuk. Gelen sorular doğrultusunda yine  paylaşımlarda bulunduk. Daha sonra ilkokulun bahçesinde ekmek yapım yarışması yapıldı. Kadınlar bir çok değişik mayayla, örneğin keçi boynuzu mayası gibi, yaptıkları ünlü Germiyan ekmeklerini çiçeklerle süsleyerek jüriye sundular. Çeşme belediyesi 1.ye büyük, 2.ye yarım ve  3.ye çeyrek altın verdi. En son Deniz Polat konseriyle festival sona erdi.

Şenlik için Germiyan’a gelen kentli kesim ve köylüler çok ilgi gösterdiler. Çeşme Belediyesi ve İzmir Yerel Tohum Topluluğunun katkılarıyla gerçekleşen bu festivalde Engin hoca ve köylüler çok emek harcadılar. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.

Bu şirin köyü geride bırakarak ve istemeyerek İzmir’e döndük. Son günlerde Aliağa’dan gelen kimyasal artıklarla İzmir’in havası iyice bozuldu. Germiyan’daki o temiz havayı derin derin içimize çekerek İzmir’e doğru yola çıktık.

6. Germiyan festivalinde buluşmak üzere sevgiler….

 

Göknur Yumuşak