Günün ManşetiKültür-SanatManşet

8 yaşındaki tasarımcı BIFED bez çantasını anlattı: Karanlıkta kirpilere basmayın!

Talya (solda) ve Kiraz

5.Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali tüm hızı ile devam ediyor. Festivalin ikinci günü sabahı konakladığım otelde BIFED kataloğunu uzun uzadıya incelerken bez çanta tasarımlarından birinin altında festival koordinatörleri Petra Holzer Özgüven ve Ethem Özgüven çiftinin kızları Talya’nın imzası olduğunu farkettim. Talya ile bir röportaj fikri de zihnimde uyanmış oldu böylece.

Talya, BIFED 2018 için tasarladığı bez çantası ile birlikte

İrem Çağıl’ın, Zübeyde Hanım Çay Bahçesi’ndeki “Doğal Ekosistemler” söyleşisinin ardından geçtiğimiz BIFED ofisi Dantela Cafe’de Talya ile karşılaşınca da bu niyetimi ona ilettim. Çok kısa bir nazlanma anı oldu. Peşinden de röportaja başladık.

Röportaj sırasında bir misafirimiz daha vardı. İrem Çağıl’ın 4 yaşındaki kızı Kiraz. İkisi ile de dünyadan, hayvanlardan, onların hayal dünyasından söz ettik. Röportajın Dünya Kız Çocukları Günü’ne denk gelmesi ise ilahi bir tesadüf olsa gerek.

Talya (solda) ve Kiraz

***

-Talya, bize kendini anlatır mısın? Talya Özgüven kimdir, neler yapar?

Talya: Adım Talya, 8 yaşındayım. 3. Sınıfa gidiyorum ve Bozcaada Film Festivali’nin bir tane çantasını çizdim. Hayatım şöyle. İstanbul’da yaşıyorum. Evrim okullarına gidiyorum.

-Bozcaada Festivali hakkında ne söylemek istersin, nasıl geçiyor senin için festival?

Talya: Bozcaada Film Festivali çok güzel geçiyor. Bu sene ilk geldiğimizde sadece annem, babam ve Ergi (İşbilen) vardı. Onlarla çalışmaya başladık.

Sonra bütün ekip geldi. Öyle işte, çalıştık. Açılış ise dün akşamdı.

Karanlıkta kirpileri ezmesinler diye

-Evet. Sen de çok güzel bir konuşma yaptın orada. Peki çantayı anlat şimdi bize istersen. Sana ilk kim çanta tasarımı yapmayı önerdi?

Talya: Babam bir şeyler çiz bakalım belki çanta yaparız dedi. Sonra benim de aklıma şu geldi. Bazı insanlar karanlıkta yanlışlıkla kirpileri eziyorlar. Ben de o yüzden bir kirpi çizdim, üzerine “EZME” yazıp yanına da bir ünlem işareti koydum.

Talya’nıın babası ve BIFED koordinatörlerinden Ethem Özgüven de karşıdan röportajı izliyor

O çantayı aslında ben şöyle düşündüm. Bozcaada’da bir sürü hayvan yaşıyor. Kirpi, tavşan, kedi, köpek. Ben de onlar gibi bir hayvan çizdim. Seneye de belki bir yunus çizerim.

-Çanta tasarımı yapmayı sürdüreceksin yani?

Talya: Belki

Sevdin mi peki tasarım yapmayı?

Talya: Sevdim.

Talya’nın tasarladığı BIFED bez çantası. Karanlıkta kirpilere basmayın uyarısı ilham olmuş Talya’ya

Senin tasarladığın çanta ile dolaşanları gördüğünde ne hissediyorsun?

Talya: Daha almadılar ama almalarını isterim.

-Sen hayvanlar öldürülmesin diye çizdiğini söylediğin bu resmi. Hayvanlar hakkında ne düşünüyorsun?

Talya: Hayvanlar bence çok önemli canlılar. Mesela diyelim bazı hayvanlar bizim yaşamamız için olmak zorunda. Onlarsız biz de yaşayamayız.

Mesela biz et yiyoruz ama etler hayvanlardan geliyor. Mesela yumurta yiyoruz. Yumurta da tavuklardan geliyor. Bu nedenle hayvanlar çok önemli

Yanımızda birisi daha var, Kiraz. Sen kendini tanıtır mısın, ne yapıyorsun?

*….

(Kiraz sessiz kalınca Talya ona cevapları fısıldıyor, “Böyle söyle” diye. Ardından Kirazmış gibi onun adına cevap vermeye başlıyor bana

Talya: Muğla’dan geldim. 4 yaşındayım. Adım Kiraz.

-Kiraz, Bozcaada’yı sevdin mi?

(Hala Kiraz adına konuşan Talya yanıtlıyor)

Talya: Sevdim (Dantela Cafe’de röportajı izleyenlerden yükselen kahkahalar)

-Kiraz bak Talya senin adına konuşuyor. Sen konuşmayacak mısın, konuşmayı sevmiyor musun sen?

(Mırıl mırıl, duyulur duyulmaz bir sesle yanıt veriyor Kiraz)

Kiraz:…. Hayır, sevmiyorum

Talya: İstemiyormuş

Kirpilerin dikeni bez çantada resim de olsa ayaklara batar

-Peki Talya. Son olarak şunu sorayım sana. BIFED bez çantanı taşıyanlar nasıl davransın istersin?

Talya: Hayvanlara daha dikkatli davranmalarını isterim

(Tam bu anda birden Kiraz da giriyor araya)

Kiraz: Ama belki… Onlar bir yere koyabilir çantayı. Kirpiler de diken batırabilir onlara.

-Tamam ama Kiraz, çantadaki kirpi, bir kirpi resmi. Kirpinin kendisi değil ki. Onun dikeni olmaz ki ama.

Kiraz: Olur

Talya: Resimde dikeni var ama gerçek hissetmiyorsun o dikeni.

-Kiraz, sen kirpi gördün mü hiç?

Kiraz: Hayır

-Hangi hayvanları gördün peki?

(Gözleri parlayarak, heyecanlı heyecanlı yanıt veriyor Kiraz)

Kiraz: Tilki!

-Nerede gördün tilkiyi?

Kiraz: Ben salıncakta sallanıyordum. “Baba bak, kedi” dedim. Işığı yaktı babam. Bir baktık, tilkiymiş. Hem de yavru tilki.

Kiraz

-Ne yaptı. Kaçtı mı sizden. Biraz tarif edebilir misin gördüğün tilkiyi?

Kiraz: Evet, kaçtı.

-Burnu nasıldı?

Kiraz: Sivri

-Kulakları?

Kiraz: Sivri

-Gözleri nasıldı. Görebildin mi gözlerini?

Kiraz: Hayır… Kahverengi.

-Kahverengiydi ama görmedin yani…

Kiraz: Hı hı

Bir maymun olup koşan geyiğin üzerinde iken boynuzunu tutarak ayakları sallamak

-Tilkiden başka hayvan gördün mü peki?

Kiraz: Aaaa… İnek… Kuzu… Aaaa…Başka bir diyeceğim yok.

(Kısa bir sessizlikten sonra)

Geyik görmek, üstüne binip koşmak isterdim.

-Ama seni üzerinden atarsa ya. Atmaz mı, sever mi seni?

Kiraz: Boynuzundan tutarım

-Düşmemek için değil mi. Çok mantıklı bir çözüm bu.

Kiraz: Bir maymun olsaydım. Boynuzundan tutardım. Ayaklarım böyle sallanırdı rüzgarda.

-Talya, Kiraz’ın bu fikrine sen ne diyorsun?

Talya: Bence güzel ama birazcık garip.

-Ama o senden çok daha küçük ve hayal gücü de geniş. Talyacııım, çok teşekkür ediyorum sana röportaj için. Röportaj yayınlandığında sana da göstereceğim, tamam mı?

Talya: Bay bay…

 

Fotoğraflar: Merve Damcı 

Röportaj: Alper Tolga Akkuş

(Yeşil Gazete)