Sıfır plastik için başlangıç rehberi

Yazın bir sahil kıyısına gitmeye fırsat bulabildiyseniz, eminim sizin de içiniz burkulmuştur plastik poşetleri, plastik şişeleri her yana atılmış görünce.

Dünyanın hiçbir yerinde olmayan doğal güzelliklerimizin kıymetini bilmemekte üstümüze yok; ama keşke böylesi zarar vermeyecek bir bilinç geliştirebilsek.

15 Eylül Dünya Temizlik Günü için pek çok örgüt, el ele verip çevremizi temizleme çağrısı yaptı. Diğer bir yandan, dünyada yükselmekte olan sıfır atık (zero waste) akımı, tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmeye davet ediyor. 7.6 milyar insanın yaşadığı dünyada tek başımıza bir etki yapabileceğimizi düşünmek kulağa Don Quijote’lik yapmak gibi geliyor olsa da, değişimin kendimizden başladığını unutmamak gerek. Hareketlerimiz çevremize ilham olduğunda, kim bilir, belki de çok başka projelere kapılar açılır.

Tabii ki bir gecede olabilecek bir dönüşüm değil alışkanlıklarımızı değiştirmek. Belki bu derleme benim gibi plastik tüketimini azaltmak/sıfırlamak isteyenlere yardımcı olabilir.

1 – Market Alışverişi

Eğer toplumun öngördüğü şekilde alışveriş yaparsanız, eve bolca plastikle dönmeniz garanti. Bütün model eliniz boş olarak markete girmeniz ve aldığınız her şeyi taşıyabilecek paketlemeyi orda bulabilmeniz üzerine kurulu, ve bu adeta delilik! Eğer bu düşünce yapısını değiştirebilirseniz, evinize taşıdığınız (ve gereksiz biçimde masraf yaptığınız) atık miktarını azaltabilirsiniz.

Plastik kirliliğine karşı duyarlılığın artmasıyla pek çok mağaza yeniden kullanılabilir paketlemeye önem vermeye başladı, ama siz yine de alışverişe hazırlıklı giderek çantalar, tekrar kullanılabilir veya bez torbalar, kaplar, kutular kullanarak satın aldıklarınızı taşıyabilirsiniz.

Tabii ki ilk tercih yerel ve doğal üretim yapan üreticiler, ancak dürüst olalım, bu her zaman mümkün olmuyor. Yine de şüpermarketlerden değil de mahalle pazarlarından alışveriş yaparsanız, gereksiz yere streç filmlere sarılmış meyve sebzelerden almak zorunda kalmazsınız, üstelik bütçenize de katkı yapmış olursunuz.  

Ekmeğinizi koymak için ayrı bez bir torba ayırabilirsiniz. Bir yazıda, ekmeğini yastık kılıfına koyan birini okumuştum.

Süt ürünleri tüketiyorsanız, depozitolu cam şişelerde alabilirsiniz.

Et ürünleri tüketiyorsanız, yerel kasaptan kağıda sarılı olarak alışveriş yapmak, yine marketlerdeki strafor ve streç filme sarılı ürünlerden kaçınarak daha az plastik tüketmeniz demek.

Yağlardan baharatlara, satın aldığınız ürünlerin plastik paketleme dışında opsiyonları bulunuyor, ve bunlara dikkat etmek, plastiksiz hayata geçiş için ilk adım olabilir.

2 – Banyo ürünleri

Banyolar, plastik tüketimimizi artıran yerlerden biri. Kişisel hijyen alışkanlıklarımızı kırmak çok zor olsa da, sağlığımızı da olumlu etkileyecek bir değişiklik yapabiliriz. Banyolarımızda bulunan ürünlerin bir kısmının solunum sorunlarına, kansere, hormon dengesini bozmaya yol açan tehlikeli kimyasallar içerdiği bilimsel olarak kanıtlandı. Üstelik gözle görmesek de ürünler mikro plastikler içeriyor. (İçindekiler kısmında poly- ile başlayan her şey inorganik polimerdir)

Kendi doğal sabununuzu yapabilir, ya da ambalajsız doğal sabun alabilirsiniz. Sabunları yüz ve vücut, hatta saç temizliğinizde kullanabilirsiniz. Makyaj temizleyici olarak da su ve sabun kullanabilirsiniz. Çamaşır yıkama yada genel temizlik konusuna şu anda değinmiyorum.

Nemlendirici olarak, cam ambalajda sunulan pek çok ürün mevcut. Siz yine el yapımı ürünleri tercih edin elbette. Ama sadece doğal yağlar ile bile cildinizin nem ihtiyacını giderebilirsiniz.

Kullan-at plastik traş bıçakları yerine dedelerimizin kullandığı gibi metal traş bıçakları tercih edebilirsiniz.

Plastik dış fırçanızı bambu ile değiştirebilirsiniz.

Kadınlar, menstruasyon dönemi ürünlerinde cup ya da kumaş ped tercih edebilir.  

Duş ponponunuzu doğal kabak lifi/kese/örgü bez ile değiştirebilirsiniz.

3 – Mobil haldeyken beslenme

Plastiksiz bir hayata adım attıysanız, suyunuzu, kahvenizi, ya da tükettiğiniz diğer içecekleri suluk/termosla yanınızda taşımanız elzem. Hem bir bardak kahve için 10-15 TL harcamamış, hem de gereksiz atık üretmemiş olursunuz. Yanınızdaki bitince yenisini alma ihtiyacınız olursa da, kendi kabınızı doldurmalarını rica edebilirsiniz. Hala meramınızı görevlilere anlatabilmek zaman alıyor, ama zamanla bu alışkanlık yaygınlaşırsa bu kısım da kolaylaşacaktır.

Peki, kaç defa evden çok uzaktayken karnınızı guruldarken yakaladınız? İşte kişinin plastik tüketmeme andını bozma noktasına geldiği en kritik an bu an. Dışarıda aldığınız yemeklerde plastik dışında ambalaj bulmak (geçmişe oranla daha kolay olsa da) biraz güç.

Bu sorunun birkaç çözümü var. Birincisi, evden çıkmadan önce yiyeceğinizi hazırlayıp yanınıza almak. Cam veya metal beslenme kutuları edinebilirsiniz, streç film veya alüminyum folyo kullanmadan kendinize bir beslenme çantası hazırlayabilirsiniz. Bu malzemeleri kullanmamak emin olun ki çok daha sağlıklı. Yerine balmumu saklama bezleri yapabilir veya edinebilirsiniz.

Yine de dışarıdan beslenmek durumundaysanız, plastik çatal bıçak sunmayan mekanları seçin. Bir kafede otururken, içeceğinizi porselen bardakta isteyin. Bir bardayken, içeceğinizi bardakla isteyin, plastik kamış ya da karıştırıcı istemediğinizi önceden belirtin.

Gündelik hayatlarımıza her alandan nüfus etmiş plastiği azaltmaya yönelik eğinecek daha pek çok nokta var.. Ancak bu küçük yönergelerden başlayarak kafa yapınızı değiştirmeye başlarsanız zamanla plastiği hayatınızdan atmaya başlayacaksınız. Unutmayın, bu bir süreç. Size güveniyoruz!

 

 

 

Rana Söylemez