Kültür-SanatManşet

“Benim Varoş Hikâyem” ile Adana Ceyhan’ı anlatan belgesel yönetmeni Yunus Ozan Korkut’a dava

Adana’nın Ceyhan ilçesinde büyüyen Yunus Ozan Korkut “kendi hikâyesini” çektiği ‘Benim Varoş Hikâyem’ (My Suburban Stories) belgeseli nedeniyle hakim karşısına çıkacak.

Yönetmen Korkut, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada çektiği belgesel yüzünden 30 Ocak 2019 tarihinde Ceyhan adliyesinde  yargılanacağını duyurdu.

Korkut’a ve filmin beş oyuncusuna “suçu ve suçluyu övmek” suçlamasıyla dava açıldı.

Korkut, “Ne diyeceğimi bilemiyorum artık.” açıklamasında bulundu.

Adana Ceyhan arka sokaklarında yaşayan insanları konu edinen belgesel, ilk gösterimini Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapmıştı.

Geçtiğimiz yıl Gazete Duvar’dan Adem Erkoçak’a konuşan Yunus Ozan Korkut, belgeseli çekmeye ne zaman karar verdiği şu sözlerle anlatmıştı:

“Çalıştığım televizyondan kovulmuştum, kız arkadaşım tarafından terk edilmiştim ve beş parasızdım. Kalbim çok kırılmıştı. Uzun zamandır memleketim Adana’da çekmeyi planladığım, uzun metraj kurmaca bir film vardı aklımda. Bu boş zamanı Adana’da filme görsel materyal bulmak amacıyla değerlendirmek için yanıma aldığım küçük bir DSLR kamerayla, doğup büyüdüğüm varoşlara doğru yola çıktım.”

Korkut sinemaya olan tutkusunu ile şöyle açıklamıştı:

“16-17 yaşlarında yetersiz bir fotoğraf makinesiyle Ceyhan’da fotoğraflar çekerdim. Çok kötü fotoğraflardı. O sırada filmler de ilgilimi çekmeye başladı. VCD satan, kiralayan dükkânlar vardı. Oradan film alıp izlerdik. Ama dandik, sanatsal değeri olmayan şeyler. Bir gün ‘Amores Perros’ filmini izledim. Hayatımı değiştiren şey o oldu. Yani, Amores Perros’tan sonra film çekmek istediğime karar verdim. 18 yaşındaydım. O gün bugündür bu hikâye böyle. Ömrümü yedi bu tutku.”

Filmin hikâyesi

Adana Ceyhan’ın varoş mahalleleri… Karanlık hikâyelerin, küfrün, yoksulluğun ve imkânsızlığın en yalın ve gerçek hali. Sıcağıyla, bereketli topraklarıyla, kabadayılarıyla, kebabıyla, öfkesiyle ve erkekliğiyle nam salmıştır Adana. Herkesin, hakkında söyleyecek bir çift lafı olan bir başka şehirdir burası. Bu kez söz sırası varoşlarda. Sıra dışı hikayeleri, yıkık duvarları ve samimiyetleriyle. Her genç erkeğe hapse girmeyi tavsiye eden kuş çalma üstadı Culluk Yusuf. Çorap değiştirir gibi takım elbise değiştiren Pele Dayı. Feminist köy muhtarı, tapılacak kadın Naime. Vurulan fırıncının akıbeti. Dört mevsim janti, bar fedaisi Devran. Yenilmez armada dövüşçü horoz, Elekroşot. Zenginden alıp fakire veren Rokko ve Çetesi. Mafyaya giremeyen Drej Hasan. Mahallenin büyük abisi Cihangir.

Filmin tamamı yönetmenin doğup büyüdüğü yer olan Ceyhan’da geçiyor ve mahallelilerin hikâyelerine tanıklık ediyor. Şiddetle karışık komedi unsurları da içeren ve kimi zaman adli vakaya dönüşen olaylarıyla, ülke çapında bir çeşit popüler kültür malzemesi haline evrilen şehrin insanlarına daha geniş bir perspektiften bakıyor. Film, sadece komik hikâyelerini anlatmayı değil; birçoğu tercih etmediği halde, sırtlarında taşımak zorunda kaldıkları yükü, içinde bulundukları toplumsal baskıyı ve zorlayıcı gelenekleri yirmi bir karakterin gözünden anlatarak varoş bir şehrin sosyokültürel yapısına ışık tutabilmeyi hedefliyor.

2017 | Belgesel | 75′ | Türkçe; İngilizce altyazılı | Yapım: Kalavara Film

 

(Yeşil Gazete, Başka Sinema, Duvar)

Kategori: Kültür-Sanat