Hafta SonuManşet

İhtiyaç fazlasını şebekeye veren güneş santralleri için fiyat garantisi değişti: Peki amaç ne?

24 Haziran seçimlerinden hemen önce, 21.6.2018 tarihli Resmi Gazete’de yenilenebilir enerji sektörü üzerinde önemli etkilere sebep olabilecek değişiklikler içeren bir kararname yayınlandı. Bu kararname ile Türkiye’de kurulacak güneş enerji santrallerine (GES) verilen fiyat garantisi sistemi değiştirildi. Bugüne kadar GES’lere kWh başına 13,3 dolar-sent verilirken, bundan sonra farklı GES’lere farklı fiyat garantileri verilecek.

Bu değişiklik stratejiyi ele vermesi açısından önemli görünüyor. Bugüne kadar pek önemsenmeyen küçük üretici/öztüketici sektörünün gelişmesi için bir şey yapılmıyor. Ancak aynı zamanda küçük çaptaki GES’lerde üretilen elektriğin satışı mı, öztüketimi mi isteniyor sorusuna, öztüketimin tercih edildiğini gösteren net bir cevap veriliyor.

Kararname ile güneş enerjisinden elde edilen ve ihtiyaç fazlası olup sisteme verilen elektrik için ödenecek fiyatlar da belirleniyor. Kararnamede 10 yıl için rakam vermek yerine “perakende tek zamanlı aktif enerji bedeli”nden bahsediliyor. “Perakende tek zamanlı aktif enerji bedeli” TEDAŞ tarifesinde meskenler için halen 33-37 kuruş. Bu da artık öztüketimden sonra sisteme verilen üretim fazlası elektrik için çatıda 10 KW’a kadar, diğer lisanssız GES’lerde 1 MW’a kadar 10 yıl boyunca 33-37 kuruş olan fiyat verileceğini gösteriyor.

Önce çatılara odaklanırsak:

1 kWh için şimdiye kadar 13,3 dolar-sent veriliyordu, bu da şu anki kurla 60 kuruş kadar ediyor.

Tüketiciler elektriği yaklaşık 46 kuruşa kullanıyorlar. Yani, öztüketim için kurulan bir çatı-GES şu an fiilen 46 kuruş getiriyor gibi düşünebiliriz.

Enerji fazlasını satmak üzere kurulan bir çatı-GES ise 33-37 kuruş arası getirecek.

Tabi bu 33-37 kuruştan herhalde bazı masrafları düşmek gerekecek.

Sonuçta Güneş Gönüllüleri olarak yeni kararnamenin getirdiği değişikliği şöyle yorumluyoruz: Bundan böyle çatı-GES’lerde ne kadar öztüketime odaklanılırsa yatırım o kadar karlı olacaktır.

Fotovoltaik elektrik santrali kurulum maliyetlerinde sonu gelmeyen düşüşlerin son aylarda güneşten elde edilen elektriği en ucuz elektrik konumuna getirdiği yönünde haberler okuyoruz. Hammadde temini açısından da güneş enerjisi hiçbir spekülatif fiyat hareketine el vermiyor, malum güneş bedava.

Böyle olunca ödemelerde rakamların düşmesi doğal. Nitekim Almanya’da ödemelerdeki düşüşler meskenler için öztüketimi cazip kılıyor artık. Ben de şişkin bir fatura ödemek yerine halen yaklaşık 10 avro-sente mal ettiğim kendi elektriğimi kullanıyorum

Politik açıdan ise izlenen strateji konusunda belirgin bir ipucu mevcut: Nedense 1 MW üstü lisanslı GES’lere 13,3 sent/60 kuruş vermeye devam ediliyor. Belli ki devlet artık özellikle büyük GES’leri desteklemek istiyor. Lisanssız üretici olarak tanımlanan ve şimdiye dek sektörün koçbaşı olan yatırım kategorisi  dönemini bitirdi. Lisanssız yatırımın özelliği, herhangi bir sınai, ticari vs. bir faaliyette ihtiyacı karşılamak üzere kurulan güneş enerjisi santralinde ortaya çıkabilecek üretim fazlalığının rasyonel  bir şekilde değerlendirilmesine imkan vermesi idi. Ancak uygulamada usulen ihtiyaç göstermek, kitabına  uydurmak noktasına dek varmış olduğumuz söyleniyor.

Yeni kararnameyi değerlendirmek için bir karşılaştırma yaparsak, Almanya’da fiyatlandırmada en çok kollananın “küçükler” olduğunu görürüz. Ayrıca bu fiyatlandırma yasal çerçeveye oturuyor, tüm yenilenebilir enerji kaynakları ve tüm kurulu güç sınıfları için eşzamanlı yapılıyor, ilan ediliyor. Şebekeye bağlanan GES’e verilen fiyat 20 yıl geçerli. Aksi halde kredi almak, yatırımcı ve bankalar önlerini göremeyeceği için olanaksızlaşır.

Tablodan görüldüğü gibi, Almanya’da devlet en yüksek fiyat garantisini çatılardaki küçük ölçekli GES’lere vermektedir. Bunun sebebi ise küçük ölçekli çatı-GES’lerinin maliyetinin daha yüksek olmasıdır.

Yurttaşın Elektrik Santrali (YES) niçin kollanıyor? Üstelik küçük ölçekli yatırım kW kapasite başına daha pahalı.

Çünkü iklim değişikliğine karşı, örneğin termik santrallerin kapatılması için, enerjide U dönüşümü isteyen aktivistlerin ve çatısına mini santral kurmuş olan bir milyon kişinin katılımcı demokraside önemli bir gücü oluyor.

Türkiye’de ise tam tersi bir strateji görülüyor: Bundan sonra kurulacak küçük ölçekli GES’ler için daha düşük fiyat garantisi olacak. Oysa verilen fiyatın en küçük segmentte daha yüksek olması gerekirdi.

Öztüketim için yapılan 10 kW’ye kadar GES’lerde KDV alınmayarak vatandaşın bu işe heveslendirileceğini düşünüyorum.

Öztüketim için kurulacak GES’ler başından beri olduğu gibi sivil toplumun görevi. Elbette enerji kooperatifleri kurmak da sivil toplumun görevi. Satış olmadığı takdirde bürokratik engeller azalacak. Sosyal sorumluluk projelerinden başlayıp, belediyeleri hareketlendirmeye kadar yapılacak çok şey var.

 

Alper Öktem

Güneş Gönüllüleri

Kategori: Hafta Sonu