Günün Manşetiİklim KriziManşet

Cop24 iklim müzakerelerine giden yolda 10 önemli adım

Climate Change News ‘da Soila Apparicio imzası ile yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü Selenge Tümtürk’ün çevirisi ile paylaşıyoruz.

***

Geçen G7’de liderler, Paris Anlaşması’nın geleceğini şekillendirmede belirleyici olacak olan altı aylık diplomatik görüşmeleri başlattılar. 2018, Paris İklim Anlaşması’nın yapılmasından bu yana iklim müzakerelerinin en önemli yılı. İlk beş ay ise pek de iyi gitmedi.

Paris İklim Anlaşması’nı yürürlüğe koymak için gereken araçları sunmak, önümüzdeki Aralık ayında Polonya’da gerçekleşecek olan Cop24’e katılacak olan ülkelerin karşısındaki en büyük zorluk olacak. Ancak Mayıs ayında görüşmelerin hızı kesildi ve bu durum, önümüzdeki altı ay için bir siyasi ve teknik tartışma ortamı oluşturdu.

3-14 Aralık tarihleri arasında Polonya’nın Katowice adlı kömür madeni şehrinde gerçekleşecek olan BM İklim Konferansı, Paris Anlaşması’nın henüz yazıya dökülmemiş kurallarının belirlenmesi için son tarih.

Bu durum oldukça önemli, çünkü zayıf kurallar demek, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele etmek için daha az çaba harcayacakları anlamına geliyor.

2018’in son yarısı, bu görüşmelere ivme kazandırabilecek ya da negatif etkileyebilecek bir dolu toplantıyla geçti. İşte dikkate değer olan bazıları…

1- G7 Zirvesi, Quebec, 8-9 Haziran

ABD’nin iklim hareketine olan bağlılığından geri döndüğü göz önüne alındığında, G7’den büyük beyanlar beklenmiyor.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Genel Sekreteri Patricia Espinosa, G7 zirvesinden önce bir açıklama yaparak gruba iklim hareketi için açık bir işaret sunulmasını istedi. Espinosa, “G7, iklim hareketini hızlandırmak ve 2018’in herkes için başarılı bir sonuç vermesini sağlamak adına büyük katkı sağlayan çok etkili bir grup” dedi.

2- Petersburg İklim Diyaloğu IX, Berlin, 18-19 Haziran

Gayriresmî uluslararası bir konferans olan ve her yıl düzenlenen Petersburg İklim Diyaloğu (Petersberg Climate Dialogue) 2010 yılından bu yana hükümetlere iklim politikaları deneyimlerini paylaşma fırsatı sunuyor.

35 ülkeden bakanlar ve delegeler, Polonya’da düzenlenecek olan bir sonraki BM müzakerelerine hazırlanmak üzere Berlin’de bir araya gelecek. Dialog bu yıl, iddialı eylemlerin ertelenmesinin, herkes için adil bir geçiş sağlanmasının ve iklim finansmanının etkileri üzerine odaklanacak.

Delegeler, “kural kitabı” olarak bilinen Paris Anlaşması çalışma programını nasıl tamamlayacaklarına da bakacaklar. Cevaplanması gereken sorular arasında “sistemin çalışması için ana esaslar neler olmalıdır?” ve “yoksul ülkelerin harekete geçmesine yardımcı olmak için neler yapılmalıdır?” bulunuyor.

3- 2. İklim Hareketi üzerine Bakanlar Toplantısı (Second Ministerial on Climate Action/Moca), Brüksel, 20-21 Haziran

Bazı bakanlar, iklim eylemiyle ilgili daha fazla görüşmeye katılacaklar. Donald Trump, ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekileceğini açıkladıktan yaklaşık bir yıl sonra Moca, Çin’in, Avrupa Birliği’nin ve Kanada’nın iklim şefleriyle ikinci toplantısını yapacağı açıklandı.

Eylül 2017’de üçü, Paris Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasına ilişkin görüşmeleri ilerletmek ve iklim eylemine olan bağlılıklarını yeniden teyit etmek için bir araya geldi. Bu yıl AB ve Çin’in Paris anlaşmasının kurallar kitabına dair büyük fikir ayrılıkları yaşamasıyla dünya, bu toplantıyı uzlaşmalar için bir aracı olarak görüyor. ABD-Çin ilişkileri, Paris Anlaşmasının inşasının anahtarıydı. Ancak, dünyanın bir diğer güçlü ekonomisi olan Avrupa’yla benzer bir bağın kurulup kurulamayacağına yönelik sorular devam ediyor.

Bir AB kaynağı bunun Kaliforniya’daki iklim zirvesi dikkate alındığında kritik olabileceğini söylese de, Ekim ayında bir başka toplantının yapılması ihtimali söz konusu.

4- BMİDÇS (UNFCCC) İklim Değişikliği Konferansı, Bangkok, 4-9 Eylül

Mayıs’ta Bonn’da gerçekleşen ve pek umut vermeyen müzakerelerden sonra toparlanmaya başlayan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS), Eylül ayında Bangkok’ta ekstradan birkaç iklim görüşmesi yapacak. Ek müzakere oturumu, Katowice’de yapılacak olan anlaşma için taslak oluşturacak. Diplomatların görüşmelere temel oluşturabilecek bir “müzakere metnine” ihtiyacı var ve bunun ortaya konabilmesi için Bangkok’a baskı yapılıyor. Aralık ayından önce başka bir oturum gerçekleşmeyecek.

5- İklim içim Ayağa Kalk Yürüyüşleri, Uluslararası, 8 Eylül

Küresel İklim Eylemi Zirvesi öncesinde, dünyanın dört bir yanından binlerce insan iklim değişikliği konusunda örgütlenmeyi amaçlayan İklim için Ayağa Kalk (Rise for Climate) kampanyasının bir parçası olarak yürüyüşlere katılmayı planlamaktadır.

Avustralya’da kıtasal bir eylem günü düzenlenmesi, Afrika’da yerel yenilenebilir enerji zirveleri, Portekiz ve Doğu Asya’daki yürüyüşler, planlanan yüzlerce etkinlikten sadece birkaçı.

6- Küresel İklim Eylemi Zirvesi, Kaliforniya, 12-14 Eylül

Kaliforniya valisi Jerry Brown tarafından düzenlenen İklim Zirvesi, ABD’li yetkililerin ve devlet dışı aktörlerin, ülkenin iklim anlaşmasından ayrılma niyetine rağmen iklim değişikliğini önlemek için çalışabileceklerini gösterme kararlılığını ifade ediyor.

Kaliforniya, ulus altı yönetimlerden, işletmelerden, yatırımcılardan ve sivil toplumdan temsilcileri bir araya getirecek. Organizatörler, zirvenin ülkelerin anlaşmayı gerçekleştirmesine yardımcı olacağını ve Cop24’te başarılı bir sonuç elde edilmesini sağlayacak bir “dünya çapında daha derin taahhütler için fırlatma rampası” olacağını umuyor.

7- Varşova Uluslararası Mekanizması (WIM), Bonn, 18-21 Eylül

BMDİÇS (UNFCC), 2016 yılında Varşova’da, uluslararası toplumun iklim değişikliğinin fiziksel ve finansal etkileri ile başa çıkabilmeleri için gelişmekte olan ülkelere neler yapabileceğine bakmak adına Varşova Uluslararası Mekanizması’nı kurdu.

Yaklaşan toplantı, ekonomik açıdan daha az gelişmiş olan ülkeler tarafından ne tür bir eylem ve desteğe ihtiyaç duyulduğuna, bilgilendirmeye ve diyaloğu güçlendirmeye odaklanacak. Mekanizma, politikanın görüşülmesini ve küresel ölçekte bu etkilere uyum sağlama çabalarının yeterli olmaması durumunda hükümet ve hükümet dışı aktörler tarafından ele alınacak iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini göz önünde bulunduruyor.

8- BM Genel Kurulu ve İklim Haftası, New York, 18-30 Eylül

Dünya liderleri, aynı şehirde İklim Haftası’na paralel olarak gerçekleşen BM Genel Kurulu’nda New York’ta buluşuyor. Ekvador Dışişleri Bakanı María Fernanda Espinosa Garcès, 73. oturuma başkanlık edecek ve bu görevi üstlenen 4. kadın olacak.

Kar amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluş olan İklim Grubu (The Climate Group) tarafından düzenlenen New York İklim Haftası, küresel iklim hareketinin ivmesini sürdürme ihtiyacını ortaya koymak için iş dünyası, hükümet ve sivil toplumdan uluslararası liderleri bir araya getirecek.

Genel kurulun yanı sıra 2019’da, Genel Sekreter António Guterres, dünya liderleri için Paris Anlaşması kapsamında yapılan taahhütleri gözden geçirme amaçlı bir iklim zirvesine ev sahipliği yapacak.

9- IPCC 1.5C Raporu Lansmanı, Incheon, 8 Ekim

Ekim ayında BM’nin Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), küresel ısınmaya dair özel raporunu resmen sunacak.

İklim değişikliği üzerine yapılan bilimse çalışmaları inceleyen BM organı, BMİDÇS tarafından sanayi öncesi düzeylerin üzerindeki 1.5 C’lik küresel ısınmanın etkileri hakkında özel bir rapor yazması için davet edildi. Bu rapor, Paris Anlaşması’nın 1.5 C ve 2C sıcaklık hedefleri arasındaki maliyet ve güçlük farkını ortaya çıkaracak.

Raporun lansmanı, fakir ülkeler ve Katowice’i daha ileriye taşımak için daha büyük bir azimle çalışılması gerektiğini düşünenler için politik bir an yaratması üzerine kurgulandı.

Climate Home News, bu yılın başlarında politika yapıcılar için ilk taslak özetin bir kopyasını aldı. Taslaktan elde edilen bulgular, küresel toplumun 1.oC ısınma hedefini tutturamaması durumunda açlık, göç ve çatışmanın daha da kötüleşeceğini göstermektedir. Kısacası, pek fazla zamanımız yok.

10- G20 Zirvesi, Buenos Aires, 30 Kasım – 1 Aralık

G20 ekonomileri, dünya ticaretinin yaklaşık %80’ini, enerji kaynaklı CO2 emisyonlarının %82’sini, küresel nüfusun üçte ikisini ve dünya arazi alanının yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Bu karışıma daha çok şey eklenmesine rağmen, ABD’nin Paris Anlaşması’ndaki mevcut konumunu sürdürmesi halinde zirve, G7’ye benzer engelleri atlamak zorunda kalacak.

Zirve, Katowice’deki konferansın başlamasından iki gün önce dünya liderlerini bir araya getiriyor.

 

Haberin İngilizce orijinali

Muhabir: Soila Apparicio

Yeşil Gazete için çeviren: Selenge Tümtürk

 

(Yeşil Gazete, Climate Change News)