Erken seçime 38 gün kaldı: Gazeteciler milletvekilliği için yarışacak

24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile birlikte gerçekleştirilecek olan milletvekilliği seçimlerinde gazeteci kökenli milletvekilleri de aday adaylık başvurusunda bulundu.

Ali Açar’ın Cumhuriyet’te çıkan haberine göre, CHP’den isimleri bilinen 12 gazeteci milletvekilliği için aday adaylığı başvurusunda bulunurken genel merkezin vereceği karar doğrultusunda kesin liste önümüzdeki günlerde netleşecek.

CHP’de halen milletvekilliği görevini yürüten Barış Yarkadaş, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Enis Berberoğlu, Atilla Sertel, Utku Çakırözer ve Eren Erdem geçtiğimiz günlerde yeniden CHP Genel Merkezi’ne dosyalarını teslim ederek adaylık başvurusunda bulundu.

MİT TIR’larına ilişkin görüntüleri Can Dündar’a verdiği iddiasıyla tutuklu bulunan Enis Berberoğlu, halen Maltepe Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. Berberoğlu’nu cezaevinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da geçtiğimiz günlerde ziyaret etmiş, bizzat kendisi tarafından adaylık teklif edildiği belirtilmişti.

Tanınan isimler

Mevcut milletvekillerinin dışında Yön Radyo Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Mansur Kılınç, Halk TV Genel Müdürü Şaban Sevinç, İrfan Değirmenci, Murat Aksoy ve Ferit Demir de aday adaylığı için başvuran gazetecilerden. İstanbul 2.Bölgeden milletvekili aday adayı olan Kılınç, CHP’de çeşitli görevlerde bulunurken, Asya Medya İşbirliği Örgütü’nün de kurucuları arasında yer alıyor. Kılınç, geçtiğimiz günlerde bir ilke imza atarak Türkiye Gazeteciler Sendikası ile Toplu İş Sözleşmesi imzalayan ilk radyo olma özelliğini de kazanmıştı.

Eskişehir’den aday adaylığı başvurusunda bulunan İrfan Değirmenci ise 16 Nisan 2017’de yapılan referandum öncesinde “hayır” oyu vereceğini açıkladığı için Kanal D’deki işinden, ekranlarından uzaklaştırılan İrfan Değirmenci, “tarafsızlık” ilkesini ihlal ederek “taraf” olduğu gerekçesiyle işten çıkarılmıştı. Değirmenci, işsiz kalmasının ardından “Anne Ben Artist Oldum” isimli tek kişilik müzikal oyunu sahneye koymuştu.

421 gün mahpusluk

Gazeteci Murat Aksoy da FETÖ darbe girişiminin ardından yaptığı haberler ve Twitter paylaşımları gerekçe gösterilerek örgüt adına suç işlediği iddiasıyla 3 Eylül 2016’da tutuklanmıştı. Aksoy, 421 gün cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti. Aksoy, FETÖ ile hiçbir ilgisinin olmadığını ve sadece gazetecilik yaptığını söylemişti.

Uzun yıllar Doğan Haber Ajansı’nın Tunceli’de muhabirliğini yapan ve memleketinden aday adayı olan Ferit Demir, bölgedeki tek profesyonel gazeteci olması nedeniyle “tek kişilik ajans” olarak nitelendiriliyordu.

Diğer yandan AKP’de ise Şamil Tayyar, Aslan Değirmenci ve Mehmet Metiner’in adaylık başvurusunda bulunduğu, İYİ Parti’de ise Orhan Uğuroğlu ve Adnan Süer’in müracat ettiği kaydedildi. HDP’den ise gazeteci Hamdiye Çiftçi Öksüz aday adaylığı için müracaat etti. Öksüz, KCK Basın Davası’nda gözaltına alınmış 2 yıl cezaevinde yattıktan sonra tahliye edilmişti. MHP’den ise Kayseri Meydan gazetesi İmtiyaz Sahibi Rıfat Açıkgöz, eski Türkiye Gazetesi çalışanı gazeteci Mehmet Salih Arvas, Marmaris Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Temel Irmak aday adaylığı başvurusunda bulundu.

Ahmet Şık HDP’den milletvekili aday adayı oldu

Gazeteci Ahmet Şık, resmen HDP’den milletvekili adayı olduğunu duyurdu.

Twitter hesabı üzerinden bir açıklama yapan Şık, ‘dayanışma’ ve ‘birlikte mücadelenin’ önemine vurgu yaptı.

“Hayattaki anlamı sözlüklerdeki karşılığından daha fazla olan sözcükler var. Barış, demokrasi, eşitlik, adalet, özgürlük bir çırpıda aklıma gelenler. İçinde bulunduğumuz karanlıkla birlikte düşününce sanırım sizlerin de aklına bunlar geliyordur.

Hakikat ve hakikati konuşanların düşman ilan edilip yok edilmeye çalışıldığı böylesi zulüm dönemlerinde kıymeti daha iyi anlaşılan umut ve dayanışma sözcüklerini de saydıklarımızın arasına eklemek gerek.

Çünkü umudun da tıpkı umutsuzluk gibi bulaşıcı olduğu ve umutsuzluğu dayanışmayla yok edebileceğimiz zamanlar bunlar.

Çünkü Oruç Aruoba’nın da dediği gibi; “Göğümüzü ve yerimizi yeniden kurmamızı gerektiriyor yaşadıklarımız.”

Tam da bu nedenle ülkemize, geleceğimize dair hayallerim var…

Siyasetten bürokrasiye, akademiden medyaya kadar dört bir yana sirayet edip tüm toplumu çürütmeye başlamış olan yalanı alt etmeyi ve ülkemizin hakikatin ışığıyla aydınlanmasını istiyorum.

Çünkü;

Hakikatin bilinmesi herkesi birbirine eşit kılar.

Eşitlik temelinde yükselen adalet insanı özgürleştirir.

Özgürlük varsa demokrasi yerleşik olur.

Ve demokrasi barışın garantisidir.

Yargının iktidara biat ettirilmesiyle gazeteciliğin, siyasetin, tek adam rejimine karşı duran herkesin esir edildiği, bilimsel özerkliğin ayaklar altına alındığı, barışı isteyenlerin bile suçlandığı bir çürümüş düzene karşı demokrasi güçlerinin yan yana durması gerektiğini biliyorum.

Çocuklarımıza yaşanası, huzur içinde nefes alıp verecekleri, geleceği özgürce ilmek ilmek örebilecekleri bir ülke bırakabilmek için ırkçılığın sıradanlaşmasına, ayrımcılık ve nefret tohumlarının ekilmesine karşı bir arada yaşamın mücadelesini vermek zorundayız.

Barış yerine savaş, yaşam yerine ölümü yücelterek eşitlik, özgürlük ve adaleti yok etmeye çalışanların tehdit ve hakaretlerinin daha çok duyuluyor olması, onların güçlü olmalarından değil sessizliktendir.

Bizim düşlerimizde bambaşka bir ülke hayali var. Karanlıktan, kötülükten, zulümden beslenenlerin ufkunun alamayacağı bir ülkenin hayali bu. Yükünü sırtlayacağımız, kurmak için omuz vereceğimiz bir ülke.

Bunun için dayanışmadan doğacak kuvveti açığa çıkararak birlikte mücadele vereceğiz. Her kimden gelirse gelsin şiddetin karşısında durup özlemini çektiğimiz barış, eşitlik, özgürlük ve adaleti mutlaka ama mutlaka hâkim kılacağız. İmkânsızla mümkün olan arasındaki farkı belirleyenin insanın kararlılığı olduğunu biliyoruz. Ve eğer her şey iyi olmamışsa henüz hiçbir şeyin sonuna gelmemişiz demektir.

Umutluyuz.

Umut kendi gerçeğini de yaratır geleceğini de.

Söyledim, tekrarlayayım: Bu ülke yalanın karanlığını değil, hakikatin ışığını hak ediyor. Gazetecilikte olduğu gibi siyasette de temel şiarım, Nazım’ın dediği gibi “Annelerin ninnilerinden, spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta” yalanı yenmek olacak.

İşte bu yüzden milletvekili adayıyım.

Sessizlik çemberini kırmak, bu güzel ülkemizi hakikatin ışığıyla aydınlatmak için adayım.

Halkların Demokratik Partisi’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş ve mücadele arkadaşlarının şahsında tutsak edilmiş tüm siyasetçiler, gazeteciler, öğrenciler ve avukat arkadaşlarımla dayanışmak için adayım.

Özlediği hayat hep yarınlara ertelenmiş halkımızla birlikte bugünü kazanmak için adayım.

Çocuklarımızın düşlerini gerçek kılacağımız bir hayatı çıkarmak için adayım.

Biliyorum ki, hayatı değiştireceksek, bu ancak birlikte başarılacak. Sen’le olacak! Biz olabilirsek olacak.

Yolumuz açık, önümüz barış olsun.”

 

(Cumhuriyet, Gazete Karınca)