[Çocuklar İçin Türk Mitosları, Anadolu Efsaneleri] İnsanın yaradılışı ve Erlik’in doğuşu – Dilge Güney

Her toplumun mitolojisi o toplumun kültürel ve zihinsel yapısına ayna tutar.

Batılı ülkelerin çeşitli sanat kolları ile bize tanıtmış olduğu Zeus’u, Afrodit’i çok iyi biliriz ama Türk mitosları ve Anadolu efsaneleri pek bilinmez. Biz de her ayın ikinci haftası yayımlayacağımız [Çocuklar İçin Türk Mitosları, Anadolu Efsaneleri] dizisi ile çocuklarımızı unutulmaya yüz tutmuş bu öykülerle buluşturmak istiyoruz. 

Yunanca kökenli bir kelime olan mitos (mythos) söz, öykü anlamına gelir. İlk insanlar mitoslar anlatarak evreni, tabiat olaylarını ve yaşamla ilgili sırrını çözemedikleri durumları açıklamaya çalışmışlar.

Mitoslar, tüm efsanelerin, destanların, masalların, hatta bugün okuduğumuz edebi türlerin de kökenlerini oluşturur. Bilinçaltı üzerine çalışan bilim insanları, mitosların evrensel geçerliliğe sahip yaşam kalıpları olduğunu ve her insan için anlamlı mesajlar taşıdığını söyler.

Farklı kültürlerde aynı konuyla ilgili farklı mitoslar anlatılabilir.  Hatta aynı kültürde yetişen insanlar da aynı konuyu farklı şekillerde anlatabilir. İnsanın yaradılışını anlatan çeşitli Türk mitosları vardır. İşte bunlardan biri, Verbitsky derlemesi.

***

2- İnsanın Yaradılışı ve Erlik’in Doğuşu

 Günlerden bir gün

Yerin ve göğün yaradanı Ülgen,

Altın dağından dünyayı seyrederken

Suda yüzen bir karaltı gördü.

 

Kalktı altın dağından gökte süzüldü.

Karaltıya vardığında,

Suyun üstünde bir parça toprak,

Toprağın üstünde bir parça kil buldu.

 

Kil yumuşaktı, sıcaktı. Ona yalnızlığını hatırlattı.

O an bir hayal belirdi kalbinde.

Önce yoğurdu kili, sonra şekillendirdi.

Kil Ülgen’in ellerinde bir insan oldu ve şöyle buyurduğu duyuldu:

 

“Erlik olsun senin adın!”

 

Ülgen’in hayali bu muydu, bilinmez;

Fakat Erlik güce sevdalandı, karanlık dünyanın hakimi oldu.

Ülgen’le sonu gelmez bir savaşa tutuştu.

 

Erlik kötülüğü seçince,

Ülgen kemikleri kamıştan, elleri topraktan yeni insanlar yoğurdu.

Kulaklarına üfleyip can ve burunlarına üfleyip akıl verdi onlara.

 

Kendisi  de tepesi göğe değmez, etekleri yere değmez altın dağına çekildi yeniden.

Oradan insanları seyre koyuldu. 

 

1 – Evrenin oluşumu

 

 

Yazan: Dilge Güney

Resimleyen: Berna Erözkan Akan