[Kuşlar, Orman ve Ben] Ornitoloji Okulu

Türkiye’de Doğa ve İnsan Konularının Yakın Tarihi’nde Tanıklıklar

Güneşin Aydemir

***

23 – Ornitoloji Okulu

C.G.:  Evet  Güneşin. Son iki haftayı da eskide yayınlanmış bir yazıyla geçiştirdin. Ama yemezler.  Sen bitiremeyeceksin bu yazı dizisini, -muhabbet insanısın ne de olsa- o nedenle kendimi sana atadım. Ben soruyorum, sen söylüyorsun.

G.A.: Öyle demiştik.

C.G.:  En son nerede kalmıştık? Üniversiteden mezun oldun. Kariyer yapmaktan da vazgeçtin. Kuşçu, doğacı tayfası ile takılıyorsun.

G.A.: Çok önemli bir kısmı unuttuk.

C.G.: Nasıl? Ne zaman?

G.A.: Bodrum’dan da önce. (Bodrum’a da gelemedik bir türlü) 1994 yılı. Ornitoloji Okulu düzenlemiştik. Geçen yazılara bakıyordum, elimde de fotoğraflar. Malum fotoğraf istiyor Alper. Aa bi de ne göreyim?

Ornitoloji Okulu kulislerinde (1994 Ekim)

C.G.: O zaman araya mı alalım ne yapalım? Geçmiş içinde geçmişe yolculuk yaptırıyorsun.

G.A.: Ama önemli. Memleketin birkaç yerinde nokta endemiği olarak yaşayan kuşçuların bir araya gelmelerine vesile olmuş bir etkinliktir. Belki de ilkidir.

C.G.: Nokta endemiği?

G.A.: Dünyanın sadece bir yerinde bulunan, çok kısıtlı şartlarda yaşayabilen, endemiğin de endemiği türler için söylenir.

Bu kuşçular da böyleydi. Ankara’da koloni oluşturabilecek birey sayısı vardı (bölünmemiş olsalardı iyiydi), İstanbul’da hadi gene birkaç tane, İzmir’de bir tane, Samsun’da bir tane, üniversitede bir tane şeklinde devam ediyordu.

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’nde Miraç ile birlikte gönüllülük zamanları (1994)

Ankara Kuş Gözlem Topluluğu da Ornitoloji Okulu düzenleyelim dedi. Fikir Okan Arıhan’dan çıktı, hepimiz heyecanlandık. O sıralarda Kırsal Çevre Derneği, Dendroloji Okulları yapıyordu ve aslında oradan ilham aldık.

Valla şimdi atmayayım, geçmiş gün, galiba 4 hafta sonuna yayılan okul gibi bir şey yaptık gerçekten de. Hatta hafta sonlarından birine 29 ekim mi neden geldi de ondan 5 haftaya mı ne uzadıydı. Ama ona rağmen kalabalık hiç azalmadan bitirdik okulu.

C.G.: Kimler katıldı?

G.A.: Kuşçuluk camiasından, dışarıdan  kuşlarla çalıştığını bildiğimiz herkesi çağırdık. Doğal Hayatı Koruma Derneği’nden Murat (Yarar), Samsun’dan Sancar (Barış), İzmir’den Güven (Eken), Hacettepe Üniversitesinden Zafer (Ayaş), Kerem Ali Boyla, Bulak Arpat, Sühendan Karauz, Cem Orkun Kıraç, Okan Can, Okan Arıhan

Ornitoloji Okulu hep birlikte (1994 Ekim) (soldan sağa sırasıyla isimler: Mehmet Gürsan, Güven Eken, Kerem Ali Boyla, Seda Karauz Arıhan, bendeniz, Sühendan Karauz, Rezzan Türkoğlu, Cem Orun Kıraç, Okan Arıhan, Okan Can)

Hemen herkes. Bir Uygar (Özesmi) yoktu galiba o da sanırım yurtdışındaydı. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’nin o zamanki genel sekreteri rahmetli Coşkan Daş aynı zamanda Tür Amerikan Derneği’nin Yönetim Kurulu üyesiydi. Orasının da çok güzel bir auditoriumu vardır. Orada yaptık Coşkan sayesinde.

C.G.: Organizasyon komitesinde kimler var?

G.A.: Herkes çalıştı deli gibi. Tam bir imece çalışması. Ben ve Okan (Arıhan ve Can) biraz daha fazla koordinasyonunun içindeydik. Çok kapsamlı bir program çıkarmıştık.

Ornitoloji Okulu tişörtünün ön ve arka kısmı bir arada

Kuşlar hakkında ne ararsan var. O toplantıda hiç not falan tutulmamış, ya da sunumlar alınmamış demek ki, bulamadım. Ya da kim bilir nelerdedir.  Ama kuşların evriminden, fizyolojilerine, toksisitenin kuş yaşamı üzerindeki etkilerinden, sistematiğine, kuş gözlem tekniklerinden, kuş korumacılığına,  alanlardaki tehditlere kadar her konu konuşuldu.

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. Sedat Yerli ve Ali Turan ile birlikte (1994)

Daha da önemlisi, herkes buluştu. Yeni insanlarla tanıştı, birbirinden haberdar oldu. Ve hatta benim dikkuyruk konusundan haberdar olmamı sağlayan ANATIDAE 2000 toplantısı için çekilen kurada mükafat bana vurmuştu. O da bu toplantının peşi sıra yapılmıştı zaten.

C.G.: Dikkuyruklara girmeyelim çıkamıyoruz. Söylesene, şöyle dinlemekten keyif aldığın bir şeyler, müzik gibi?

G.A.: Edith Piaf çok severim. Sıcak havada dinlenecek ama. Vertigo iken balina sesi dinledim sürekli.

Devam edecek….

 

Güneşin Aydemir