Hafta SonuManşet

Kömürlü Termik Santraller ve Sağlık paneli üzerine – Afşin Altuntaş

Geçtiğimiz hafta ( 15.03.2018 ) HEAL, Greenpeace, YUVA Derneği ve Tekirdağ Tabipler Odası. Çorlu Çerkezköy ve Tekirdağ’da bir dizi etkinlikler düzenledi.

Bölgedeki hava kirliliği üzerine çeşitli raporları ve bilimsel çalışmaları bulunan HEAL (Funda Gacal), Greenpeace (Özgür Gürbüz), Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (Gamze Varol) ile bölgede halk sağlığını tehlikeye atacak düzeylere ulaşan hava, su ve toprak kirliliği konusunda endişe duyan YUVA Derneği ,Tekirdağ Tabipler Odası’nın davetlisi olarak bölgeye bir ziyaret gerçekleştirildi.

Önce Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan ve Tekirdağ Süleymanpaşa/Merkez Belediye Başkanı M. Ekrem Ekşinat’ı ziyaret ederek yerel yöneticilere kaygılarını ve çekincelerini aktardılar. Basın açıklaması yapıp akşam saat 19:00’da Çorlu Kent Konseyi’nde Tekirdağ Tabip Odası’nın düzenlediği Kömürlü Termik Santraller ve Sağlık konulu bir panele katılıp halkı ve halk sağlığı uzmanlarını bilimsel çalışma ve raporları ile bilgilendirdiler. Gerçekten toplumun çok farklı kesimlerinden gelen güzel bir topluluk konuşmacılara son derece zekice sorular yönelttiler buna sonra değineceğiz.

Öncelikle panele konuşmacı olarak katılan STK ve bilim insanlarının sunumlarında temel aldıkları rapor ve çalışmalardan yola çıkarak panelde öne çıkan konulara bir göz atalım.

Trakya’da Mevcut Durum

İstanbul’daki sanayinin Trakya’ya taşınmaya başlamasıyla verimli tarım ve hayvancılık arazilerine sahip Trakya ve Ergene Havzası bugün ağır ve kirli sanayi atıkları yüzünden can çekişmektedir.  Tekirdağ’da yaklaşık 1.500 sanayi tesisi bulunmakta olup bunların %73’ü ilin farklı bölgelerinde yer alan OSB’lerin içindedir. En büyük ve en eski OSB Çerkezköy OSB’dir; diğer sanayi bölgeleri ise Çorlu Deri OSB, Çorlu-1 OSB, Ergene-1 OSB, Ergene-2 OSB, Hayrabolu OSB, Kapaklı OSB, Malkara OSB, Muratlı OSB, Tekirdağ OSB, Veliköy OSB, Velimeşe OSB ve Yalıboyu OSB’dir. Tekirdağ’a bağlı Çerkezköy, Kapaklı, Çorlu, Ergene ve Muratlı ilçelerinde tekstil, deri, kimya, metal ve gıda sanayi; Süleymanpaşa, Malkara, Hayrabolu, Şarköy ve Saray ilçelerinde gıda, toprak, tarım ve hayvancılığa dayalı sanayi ve madencilik; Marmara Ereğlisi ilçesinde ise demir-çelik ve kimya sanayi ile kömür ve petrol ürünleri depolama sektörleri yoğunluktadır.[1]

Funda Gacal Çanakkale, İzmir ve Tekirdağ’da Kömürden Elektrik Üretimi ve Sağlık” HEAL Raporunun tanıtımını yaptı

 

Tekirdağ’da ulusal hava izleme istasyonu web veri tabanından erişilebilen beş adet hava kalitesi izleme istasyonu bulunmaktadır. Bu verilerin son dört yıllık değerlendirmesine göre Tekirdağ il merkezindeki Tekirdağ Merkez MTB istasyonunda ölçülen 24 saatlik PM10 ortalaması 2017’de 172 gün, 2016’da 230 gün ulusal sınır değerleri aşmıştır; yani 2017’de Tekirdağ halkı yılın yarısında, 2016’da ise yılın üçte ikisinde kirli hava solumuştur. Halbuki ulusal mevzuata göre PM10 24 saat ortalaması sınır değerlerinin yılda 35 defadan fazla aşılmaması gerekiyor.[2]

Sağlık üzerine etkileri Planlanan Çerkezköy ve Vize kömür santrallerinin, günümüz itibariyle PM2,5 ve NO2 ye maruz kalınmasından dolayı yılda yaklaşık sırasıyla 141 ve 182 erken ölüme yol açması muhtemeldir. Nüfus artışı ve yaşlanma göz önünde bulundurulduğunda 2030 yılında erken ölüm sayısı PM2,5 ve NO2 için sırasıyla 183 ve 237’e çıkacaktır. Çerkezköy ve Vize santrallerinden 50 km mesafedeki alanlar için asit yağmuru ve uçucu kül serpintisi riskleri ciddi sorunlardır. Kömür santrali inşa edilirse onlarca yıl boyunca faaliyet göstermesi beklenmektedir. Dolayısıyla, gelecekteki nüfus artışı ve nüfus yaşındaki değişim yapısı dikkate alınmalıdır. Sağlık etkileri, emisyon miktarları aynı tutularak ancak gelişen sağlık hizmetleri ve yaşlanan nüfus gibi faktörleri yansıtan nüfus artışı ve farklı sebeplere bağlı ölüm oranlarındaki tahmini artış varsayılarak 2030 yılına göre hesaplanmıştır. Santrallerin, alışılageldiği gibi 40 yıl çalıştırıldığı varsayılırsa, tahmini sağlık etkileri toplam yaklaşık 11.000 erken ölüme tekabül edecektir[3]

Tekirdağ’ın içerisinde yer aldığı Ergene Havzası ve Ergene Nehri baskı altındadır. Ergene Nehri’ne tekstil, demir-çelik ve diğer ağır sanayi sektörlerinden gelen kirleticiler toprağa, yer altı ve yer üstü sularına, hatta tarımsal ürünlere karışıp halk sağlığını tehdit etmektedir. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı tarafından (IARC) potansiyel kanserojen ilan edilen ve bir ağır metal olan kurşun (Pb) konsantrasyonlarına Ergene Nehri ve etrafında sıklıkla rastlanmaktadır;

DSİ’nin 2010’da yaptığı bir çalışmada Çerkezköy ilçesinde yer altı sularında Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde belirtilen sınır değerlerin üzerinde kurşun konsantrasyonuna rastlanmıştır24. Yer altı suları içme ve kullanma suyu olarak değerlendirilmektedir.

2010 yılında Çorlu’da yapılan bir başka çalışmada Çorlu ilçesi Vakıflar köyü mevkindeki yer altı suyunun DSÖ, EPA (ABD Çevre Koruma Ajansı) ve Türk Standartları Enstitüsü limit değerlerini aşan kurşun, kadmiyum vekrom konsantrasyonlarını içerdiği bulunmuştur.[4]

İlk konuşmacı TESKİ Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Semra Kurt kömürlü termik santrallerin teknik olarak işleyiş mantığını, girdileri ve çıktılarının ne olduğunu bilimsel veriler eşliğinde anlattı. Semra Kurt’un sunumunda bizce öne çıkan başlıklar kömürlü termik santrallerin doğası ve işleyişi gereği çıktısı olan halk sağlığını olumsuz etkileyecek oldukça zehirli maddeler ve partiküller, santral soğutma suyu kullanımı ile doğaya veya kül depolama alanlarından yer altı su kaynaklarımıza sızan bu kirleticilerin  su kaynaklarımızı tahrib ettiği ve asit yağmurları ile toprağımıza, verimli tarım arazilerimize zarar verdiği sonucuna ulaştık.

Soru cevap kısmında katılımcılar ileri teknolojiler ile bu zehirli gazların ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağını sordu. Sema Kurt cevaben bu gibi projelerde en ileri filtre teknolojileri uygulansa dahi sıfır etki diye bir şeyin asla mümkün olamayacağı cevabını verdi. Şu an Trakya’daki mevcut kirliliğin üzerine kümülatif olarak düşünecek olursak en ileri filtre teknolojilerinin bile fayda etmeyeceğini ve Trakya’nın daha fazla kirliliği kaldıramayacağı cevabını ekledi.

Katılımcılardan kimya fabrikası çalışanı bir işçi söz istedi. “ Peki ben kimya fabrikasında çalışıyorum her gün zehir soluyorum burası kirli burada yapmayalım tamam ama bu şu anlama mı geliyor ? burada yapılmasın fakat temiz bir yerde yapılabilir”  Bu sorunun cevabı biraz sonra Gamze Varol’un sunumu içinde veriliyor olacaktı. “ Genelin kabul ettiği bir yanılsama var bu santral Çerkezköy’e yapılırsa Çorlu’yu Edirne’yi İstanbul’u etkilemez.  Hayır, ilk 30 km. çap en büyük risk altındaki olan bölge. Bu bölgede santral çalışanlarını, çocukları gebe kadınlar, yoksullar, yaşlılar kronik hastalar en büyük risk altındaki gruptur. Santralin bacasından çıkan toz ve gazlar 100 km. çapa kadar yayılabilir” Çocukta anomaliler -DNA parçalanması- düşük doğum ağırlığı,  erken doğum ve gebelik yaşına göre küçük bebek doğumlarına yol açar.“

Dr. Gamze Varol

Dr.Gamze Varol’un kömürlü termik santrallerinin halk sağlığı üzerine etkilerini anlattığı sunumunda ön plana çıkanlar; Cıva veya kurşun gibi ağır metallerin sinir sistemi ve beynin kanlanmasına, nörolojik gelişimsel hastalıklara,  beynin kanlanmasında bozulmaya; felçlerde artışa, alzheimer hastalığı ve parkinson hastalıklarına sebep olduğuna. Kalp ve damar sistemi hastalıkları olarak kalbin ritminin bozulması, kalp krizi (miyokard enfarktüsü),  kalp kaynaklı göğüs ağrısı (angina pektoris); yükselmiş kan basıncı, damar sertleşmesine sebep olmaktadır. En önemlisi KOAH astım akciğer deri ve mesane kanserlerine sebep olur.

Son konuşmacı Özgür Gürbüz enerji politikaları, her geçen düşen birim maliyetleri ile fosil yakıtlara karşı çok daha avantajlı duruma gelen sürdürülebilir alternatif enerji kaynakları, enerji verimliliği yerinde enerji üretimi ve enerji kooperatifleri konusunda bizleri bilgilendirirken salondaki her kesi hayretler içinde bırakan veriler paylaştı.

“ Türkiye’nin mevcut kurulu gücü ve elektrik talebi gözönüne alındığında, ciddi bir arz fazlası olduğunu net bir şekilde görüyoruz. (85 bin MW’ı geçen kurulu gücümüz var ancak “puant talep” 47 bin MW civarında. Planlanan ve yapımı süren santralları hesaba kattığımızda da gelecek yıllarda da Türkiye’nin arz fazlası sorunuyla karşı karşıya kalmaya devem edeceğini görüyoruz. Bizim asıl yapmamız gereken, halk sağlığına, doğaya zarar verecek yeni santral kurmak değil, enerjiyi daha verimli ve akıllı kullanarak, fosil yakıtlardan güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerjiye geçişi sağlayacak başka bir enerji sistemini hayata geçirmek olmalı. Enerjideki bu değişimi de enerji kooperatifleri, bireylerin çatılarına kuracağı güneş panelleri ve küçük ölçekli santrallarla yapmamızın önünde hiçbir engel olmadığını görebiliyoruz. Mevcut arz fazlası bize bu değişimi gerçekleştirmemiz için ciddi bir fırsat sunuyor. ” Üstüne üstlük Türkiye’nin şu anki kurulu gücünün 2028’e kadar bile bize yetebileceğini veriler ile izah etti.

Trakya bölgesinde yapılması planlanan 3 yeni büyük kömürlü termik santral projesi.

 

1             Çebi Termik Santrali                       Tekirdağ                              Marmara Ereğlisi             350  MWe

2             Ergene Termik Santrali                 Tekirdağ                              Ergene                                 170  MWe

3             Çerkezköy Termik Santrali          Tekirdağ/Istanbul           Çerkezköy/Silivri             990  MWe

Toplam                                1510 Mwe

Kaynaklar:

 

[1] “Çanakkale, İzmir ve Tekirdağ’da Kömürden Elektrik Üretimi ve Sağlık” HEAL http://www.env-health.org/IMG/pdf/20180223_heal_iletisim_kiti_canakkale_izmir_tekirdag_komur_ve_hava_kirliligi.pdf

[2] Çanakkale, İzmir ve Tekirdağ’da Kömürden Elektrik Üretimi ve Sağlık” HEAL http://www.env-health.org/IMG/pdf/20180223_heal_iletisim_kiti_canakkale_izmir_tekirdag_komur_ve_hava_kirliligi.pdf

[3] Trakya’da Termik Santral Tehlikesi planlanan Çerkezköy ve Vize kömürlü termik santrallerinin, hava kirliliğine etkisi http://www.greenpeace.org/turkey/Global/turkey/report/2017/Trakya’da%20Termik%20Santral%20Tehlikesi.pdf

[4] Çanakkale, İzmir ve Tekirdağ’da Kömürden Elektrik Üretimi ve Sağlık” HEAL http://www.env-health.org/IMG/pdf/20180223_heal_iletisim_kiti_canakkale_izmir_tekirdag_komur_ve_hava_kirliligi.pdf

 

Afşin Altuntaş

twitter : @termiksizgelecek

facebook: www.facebook.com/termiksizgelecek

Kategori: Hafta Sonu