Dünya okyanuslarının yarısında endüstriyel olarak balıkçılık yapılıyor

The Guardian ‘da Juliette Jowit imzası ile yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü Selenge Tümtürk’ün çevirisi ile paylaşıyoruz

                                                                                               ***

Yeni araştırmalar, dünya okyanuslarının yarısından fazlasında endüstriyel gemilerin avlandığını ortaya koyuyor.

70.000’den fazla gemiden gelen geri bildirime dayanan haritalar, ticari balıkçılığın tarımdan çok daha büyük bir yüzey alanı kapladığını ortaya koyuyor. Bu durum, okyanusların sağlığına ve trol balıkçılığının sürdürülebilirliğine dair yeni sorular yöneltecektir.

Fotoğraf: Kroodsma et al/Global balıkçılık gözlemi

Ayrıca Science dergisinde yayınlanan veriler, balıkçılığın hafta sonları ve Noel ya da Çin Yeni Yılı gibi kutlama sezonlarında yaşadığı keskin düşüşü de gözler önüne seriyor.

Veriler, bazı balık stoklarında yaşanan aşırı düşüşün açıklanmasına da yardımcı oluyor: Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), ticari balık stoklarının üçte birinin sürdürülemez düzeyde kaldığını belirtiyor.

Raporun yazarı David Kroodsma, balıkçılıkla ilgili kültürel ve siyasi olayların belirgin etkilerinin de, insanların aşırı avlanmasının önlenmesi için bir umut ışığı olduğunu belirtti.

Kroodsma, “Bunun anlamı, insanoğlu olarak okyanuslarda nasıl balıkçılık yapacağımıza karar verebileceğimizdir; biz aşırı avlanmak üzere programlanmadık, bunu kontrol edebiliriz,” dedi.

Kroodsma ve meslektaşları, en büyük balıkçı gemilerine ve kıyıya yakın konumlarda faaliyet gösteren daha küçük birkaç tekneye yerleştirilen uydu sistemlerinden 22 milyar veri topladı.

2014-2016 yılları arasında gerçekleşen bu çalışma sayesinde, balıkçılık faaliyetlerinin yapıldığı ve en yoğun olduğu yerleri gösteren haritalar üretildi. Balıkçılık faaliyetlerini gösteren mavi-sarı renklendirme, dünyadaki okyanusların çoğunu kapsar durumda.

İstisnalar, aşırı soğuk iklimin ve şiddetli fırtınaların yaşandığı, uzaklardaki uçsuz bucaksız Güney Okyanusu; daha az kullanılmış özel ekonomik bölgeler olan ya da daha yoğun kullanılmakta olan denizlerde bulunan “kara delikler”; ve de çok az balık ve kabuklu deniz canlısının yaşadığı yerler, diğer bir deyişle “denizlerdeki çöller”.

Photograph: Spencer Platt/Getty Images

Son tahminler, balıkçılığın çok daha kapsamlı olduğu yönündeydi; ancak yoğun veri ve etkileyici haritalarla karşı karşıya kalan ekip, en büyük gemilerin ne kadar uzaklara açıldığını görünce yine de şaşkına döndü.

“Haritaya bakıp ne kadar balık avcılığı yapıldığını görmek gerçekten şaşırtıcı” dedi Kroodsma.

Araştırma, kısmi olarak Google tarafından finanse edilen ve aktör Leonardo DiCaprio tarafından desteklenen, ABD merkezli Global Fishing Watch isimli yardım kuruluşunda araştırma ve geliştirme direktörü Kroodsma öncülüğünde yapıldı. Rapor, Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesi ve Kanada’daki  Dalhousie Üniversitesi’nin yanı sıra, National Geographic ve Google’dan akademisyenlerle birlikte yazıldı.

Bulgular arasında, denizde saatlerce yapılan ölçümlerle ticari balıkçılığın % 85’ini oluşturduğu ortaya çıkan 5 ülke var. Bu oranın yarısı Çin’e ait, diğer büyük yüzdeye sahip ülkeler ise İspanya, Japonya, Güney Kore ve sadece 23 milyonluk nüfusa sahip, İsviçre’den bile daha küçük bir ülke olan Tayvan.

Gezegende bulunan her bir kişi, her sene ortalama 20 kilogram balık yiyor. FAO’nun tahminleri, bu miktarın protein tüketiminin % 6.7 ila % 17’sini oluşturduğunu öngörüyor.

 Bazı gelişmekte olan ülkelerde bu oran çok daha yüksek. Öyle ki, adalarda ve kıyı bölgelerinde yaşayan insanların besin ihtiyaçlarını karşılamak için balığı çokça tercih ettiği görülüyor (bazılarında protein tüketiminin %70’ini oluşturacak kadar).

Ölçülen balık proteini iç sularda da tespit edildi ve büyük ölçekli balık çiftliklerinin tartışmalı uygulaması olan kültür balıkçılığı, son yıllarda hızla büyüme gösterdi.

Almanya’daki Alfred Wegener Ekofizyoloji Enstitüsü araştırma grubundan Elvira Poloczanska, “Balıkçı teknelerine uydu sistemleri takılmasaydı, bir balıkçılık uzmanı için ulaşılması gecesini gündüzüne katarak 200 yıl çalışmasını gerektirecek bu veriler, balıkçılığın ‘insani yüzünü’ gösterdi” dedi.

Poloczanska, “Açık deniz balıkçılık yönetimi, iklim değişikliğinden kaynaklanan riskleri azaltma potansiyeline sahiptir. Örneğin, uluslararası işbirliği ve açık deniz alanlarının balıkçılığa kapatılması ile bu, mümkün olabilir” diye de ekledi.

 

Haberin İngilizce orijinali

Muhabir: Juliette Jowit

Yeşil Gazete için çeviren: Selenge Tümtürk

 

(Yeşil Gazete, The Guardian)