ManşetTarım-Gıda

Agroekoloji ve gıda egemenliği için hareket zamanı

Farming Matter’s dergiside yayınlanan makaleyi. Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Sinem Ercan Güleç’in çevirisi ile paylaşıyoruz.

                                                                         ***

Sıcaklıkların dünya üzerinde yükselmesinin başlıca nedenleri arasında et ve süt üretimi bulunmaktadır. Et endüstrisi sürekli olarak et tüketim oranlarının artmasına olanak sağlamaktadır. İklim krizini ancak agroekoloji ve gıda egemenliği alanında anlamlı adımlar atarsak çözebiliriz.

Küresel gıda sistemi, iklim değişikliğinin en önemli etmenlerinden biri. Meridian Enstitüsü’nün son tahminlerine göre, mevcut gıda sistemi tüm küresel sera gazı emisyonlarının üçte birinden daha fazlasını oluşturuyor. Hayvancılık bu konuda en büyük paya sahip. GRAIN tarafından yapılan bir araştırmada, küçük üreticilerin geleneksel hayvancılık yöntemlerinin değil, aksine endüstriyel et ve süt ürünleri üreten büyük işletmelerin bu yıkıcı zararı verdiği görülüyor.

Ormanların yok edilmesi, endüstriyel yem bitkileri, kimyasal gübre kullanımı, gübre yığınları, taşıma ve soğutma süreçleri ve büyük miktarda hayvansal atık, endüstriyel et ve süt ürünleri üreten işletmelerin yüksek miktarda sera gazı oluşumunda sorumlu oldukları en temel unsurlardır. FAO, mevcut et üretiminin – özellikle endüstriyel alandaki üretimin – dünyadaki tüm ulaşım araçlarından daha fazla sera gazı emisyonu oluşturduğunu hesapladı.

Et tüketimi yine de dünyanın pek çok yerinde hızla artmaktadır. Yapılan son araştırmalara göre, mevcut tüketim eğiliminin devam etmesi durumunda, iklim krizini daha da derinleştiren küresel et tüketimi, 2050 yılı itibariyle mevcut seviyesinden %76 daha fazla artacak. Öte yandan, aşırı et tüketen kişiler, sağlıksız tüketim seviyelerini Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilen seviyelerine düşürürlerse, dünya mevcut sera gazı salımının  % 40’ını bertaraf edebilir.

Peki, et tüketimi neden sürdürülebilir sağlıklı seviyelerin çok ötesinde artmaktadır? Endüstriyel alanda gelişmekte olan ülkelerde büyüyen orta sınıfın artık daha fazla et yiyebileceği ve dolayısıyla bu fırsatı kaçırmak istememeleri anlatılan en yaygın hikaye. Doğrusunu söylemek gerekirse, et tüketiminin öngörülen bu büyümesi Çin, Brezilya, Hindistan ve bu bölgedeki diğer ülkelerde çok daha belirgin. Ancak bu sadece hikayenin bir parçası.

Hikayenin diğer tarafında ise, et endüstrisi aslında tüketim oranlarının artmasına olanak sağlıyor. Bu endüstri, küresel ticari eşya olarak işlem gören ve tüm piyasalara sürülen ucuz eti üretiyor. Sonuç olarak endüstriyel et üretimi, son yıllarda küresel büyümenin %80’ini oluşturan et ve süt üretiminin en hızlı büyüyen kısmını oluşturmaktadır.

Kurumsal et piyasasına destek

Peki, endüstriyel et nasıl bu kadar ucuz üretilebilir ve dünya geneline nasıl bu kadar hızlı yayılabilir? En düşük maliyetle en yüksek verimi sağlamak için, hayvanların fazla stok amacıyla hapsedilmeleri sistematik düzenin bir parçası. Bununla birlikte, burada üç önemli yapısal faktör daha var:

1.Şirketler kendi alanlarında herhangi bir yönetmelikle uğraşmak istemiyor.

2.Endüstriyel et fazlasıyla sübvanse ediliyor.

3.Ticaret anlaşmaları dünyanın dört bir yanındaki pazarlarda geniş kitlelere yayılmak için imzalanıyor.

Hükümetlerin et tüketimini düzenlemeye yönelik çabaları şirketler tarafından direnişle karşılanıyor. Almanya hükümeti, 2030 yılına kadar et tüketiminde %50’lik bir azalmanın “iklim değişikliği konusunda çok önemli olduğunu” anlatan bir tüzük hazırladığında, et endüstrisi hızlıca güçlü bir lobi oluşturmuştu. Et lobisi ile ilgili benzer hikayeler, endüstriyel hayvancılığın güçlü olduğu Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya ve diğer ülkelerde de görülmektedir.

Ayrıca bu endüstri birçok ülkede devlet yardımlar almaktadır. Örneğin, 2013’te Avrupa Birliği sadece sığır endüstrisine 731 milyon dolar ödedi. Aynı yıl ABD Tarım Bakanlığı, okullarda endüstriyel et ve süt ürünleri dağıtmak için altı büyük et üreticisine 300 milyon dolardan fazla ödeme yaptı.

Fotoğraf: Frederieke Bosch

Keyfi düzenlemeler, devlet yardımları ve “serbest ticaret” anlaşmaları olmasaydı, endüstriyel eti satın almak çok zor olurdu. Bu yapısal faktörler elit tabakanın kazançlarına öncelik veriyor ve şirketler tarafından yaratılan büyük çevresel ve sosyal maliyetler göz ardı ediliyor.

Küçük üreticileri, agroekolojiyi ve yerel pazarları destekleyin

Kurumsal lobi (çıkar) grupları, bilim insanları ve kalkınma ajansları, hayvanlarının kişi başına düşen et veya süt kalorisindeki düşük veriminden dolayı, yoksul ülkelerdeki küçük ölçekli et üreticilerini iklim değişikliğinin başlıca suçluları olarak görmektedir. Ancak, etkinlik ve emisyon yoğunluğuna dayalı bir üretim karışık, çok işlevli ve biyolojik çeşitlilik gösteren küçük ölçekli üretim sisteminin birçok yararından yoksundur. Bunlar; yerel geçim kaynaklarının sağlanması, toprak sağlığının iyileştirilmesi, iklimsel esnekliğin arttırılması ve diğer pozitif çevresel ve kamu sağlığı yararlarını içermektedir. Küçük ölçekli et ve süt üretimi, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltmak için gerekli olan makul et ve süt tüketim seviyelerini destekleyen yerel gıda sistemleri ile zaten uyumlu haldedir.

İklim krizini ancak agro-ekoloji ve gıda egemenliği alanında anlamlı adımlar atarsak çözebiliriz. Bunu başarmak için, ucuz endüstriyel et ve süt üretimini ve tüketimini engelleme konusunda cesur adımlara ihtiyacımız var. Ayrıca, et ve süt ürünlerindeki uluslararası ticareti destekleyen ticari anlaşmaları durdurmamız gerekiyor. Bunun yerine küçük ölçekli, yerel ve agroekolojik et ve süt ürünlerinin üretimi ve pazarlaması desteklenmelidir.

Bu süreçte, et ve süt ürünlerinin insanların beslenme düzeninde yerini almasıyla birlikte, hayvancılık bir kez daha çeşitli tarım sistemlerine entegre hale gelecektir. Gelecek nesilleri düşündüğümüzde dünyayı yaşanabilir kılmak için gereken yaklaşım budur. Bize düşen görev iç karartıcı olabilir ancak umudumuz, desteğimiz hiç bu kadar fazla olmamıştı…

 

Makalenin İngilizce Orjinali

Makalenin yayınlandığı dergi

Yeşil Gazete için çeviren: Sinem Ercan Güleç

 

(Yeşil Gazete, Farming Matters)

Kategori: Manşet