Hindistan ve Güney Afrika’da su kıtlığı tehdidi

Climate News Network’de Alex Kirby imzası ile yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Cansu Yılmaz’ın çevirisi ile paylaşıyoruz.

***

Hindistan’ın elektrik arzının üçte birinden fazlası su kıtlığı sebebiyle risk altında; bu durum Güney Afrika’nın da bazı bölgelerinde kentsel yaşamı tehdit ediyor.

Su kıtlığı, iklim değişikliği mücadelesinde ön saflarında yer alan gelişmekte olan ülkelerden Hindistan ve Güney Afrika için şu sıralar gerçek bir tehdit.

Bu durum, olağandışı hava koşullarının, büyümesi engellenmiş bitkilerin ve ömrü kısalmış canlıların trajik bir şekilde aşina olduğumuz hikâyesi değil. Bu kıtlık, kent yaşamına, endüstriyel gelişime ve yoksulluğa son verme girişimleri için farklı türde bir tehdit teşkil ediyor.

Hindistan’nın elektrik enerjisinin %80’den fazlası kömür, petrol, gaz ve nükleer yakıtlar kullanan termik santrallerden elde ediliyor. Yakınlarda ABD merkezli Dünya Kaynakları Enstitüsü (World Resources Institute, WRI)’nden araştırmacılar, Hindistan’ın 400’den fazla termik santralinin tümünü analiz ettikten sonra, giderek artan bir şekilde güç kaynaklarının su sıkıntısı açısından tehlikeye girdiğini bildirdi.[1]

Araştırmacılar, bu termik santrallerin %90’ının tatlı su ile soğutulduğunu ve bunların yaklaşık % 40’ının yüksek su stresine maruz kaldığını tespit etti. Hindistan, 2019 yılına kadar her eve elektrik sağlamayı taahhüt ederken, santraller ise her geçen gün daha korunmasız hale geliyor.

Hint enerji sektörünün ulusal su tüketimindeki payı, 2015 ve 2050 yılları arasında, yüzde 1,4’den yüzde dokuza çıkması öngörülüyor ve 2030 itibariyle, ülkenin termik santrallerinin % 70’i, tarım, sanayi ve belediyelerden gelen talep dolayısıyla su için artan rekabet ile karşılaşması bekleniyor.

Enerji Sektöründe Tıkanma

WRI[2] Hindistan’dan O. P. Agarwal, “Su kesintileri, her sene Hindistan genelinde elektrik santrallerinin kapanmasına neden oluyor” dedi ve sözlerine; “Enerji santralleri, kıt bölgelerden gelen su kaynaklarına bel bağladıkça, elektrik üretimini risk altına sokuyor ve şehirleri, çiftlikleri ve aileleri daha az su ile baş başa bırakıyor. Acil eylem yapılmazsa su, Hindistan’ın enerji sektörü için bir tıkanma noktası haline gelecek.” diye devam etti.

Hindistan’ın en büyük yirmi termal elektrik şirketinin on dördünde, 2013 ve 2016 yılları arasında, su kesintileri nedeniyle bir veya daha fazla kapanış yaşandı. WRI, kapanışların, bu şirketlere enerji satışından elde edecekleri potansiyel gelirlerinde 91 milyar Hindistan Rupisi’ne (1,4 milyar $) mal olabileceğini hesapladı. Su kesintilerinin, 2015 ve 2016 yıllarında ülkenin elektrik üretimindeki büyümenin %20’sinden fazlasını kesintiye uğrattığını belirtiliyor.

Rapor, özellikle güneş ve rüzgâr enerjisine doğru bir geçişi içeren çözümler sunuyor. Hindistan’ın, hâlihazırda iklim değişikliği konulu Paris Anlaşması’na bağlı olarak 2030 yılına kadar enerjisinin % 40’ının yenilenebilir enerji kaynaklarından elde etmesi yönünde bir hedefi var.[3]

Raporun yazarlarından biri olan Deepak Krishnan, “Yenilenebilir enerji, Hindistan’ın su-enerji krizine karşı uygulanabilir bir çözüm.” dedi. “Güneş pili ve rüzgâr enerjisi, tam da termik santrallerin var olmak için mücadele ettiği su-stresi çeken bölgelerde gelişebilir.” diye ekledi.

WRI ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (the International Renewable Energy Agency) [4] tarafından hazırlanan bir politika belgesi, Hindistan’ın enerji sektörünün 2030 yılına dek su kullanımını ve karbon emisyonlarını azaltması için çeşitli yolları ayrıntılarıyla anlatıyor.

Afrika’da, kıtanın en bilindik şehirlerinden biri olan Cape Town’da su kıtlığı tehlikesi yaklaşıyor ve bazıları bunun kıyametle ilintili olduğuna inanıyor.

Al Jazeera’nin haberine göre[5], kent üç ay içinde suyun tükenmesi olasılığıyla karşı karşıya kalacak olan dünyanın ilk büyük şehri.

Kentin su kaynakları artık o kadar az ki, Nisan ayının sonlarında su depolarının %13.5’lik toplam kapasitesinin altına düştüğü gün “Sıfır Günü” ilan edilecek.

Bu, Cape Town’un en yoksul mahalleleri dışında muslukları kapatması ve şehir genelinde yaklaşık 200 su toplama sitesi kurması anlamına geliyor.

Cape Town’ı içine alan Batı Cape eyaletindeki su kullanımı, an itibariyle kişi başına 87 litrelik bir günlük istihkak ile sınırlandırıldı. “Sıfır Günü” yaşanırsa, bu yaklaşık 25 litre civarına düşecek. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), “temel hijyen ihtiyaçlarına ve temel gıda hijyenine dikkat etmek için” yaklaşık 20 litrenin yeterli olabileceğini belirtti.[6]

Yağışlar Geç Oluyor

Eyalet, üç yıllık kuraklığa maruz kaldı. Cape Town Üniversitesi Çevre Bilimi bölümünde kıdemli öğretim görevlisi Kevin Winter[7], al-Jazeera’ye verdiği demeçte, eyaletin bir kış yağış bölgesi olması nedeniyle insanların normalde burada yağışın Nisan ayı civarında başlamasını beklediğini söyledi. “Fakat artık durum böyle değil, eğer şanslıysak çok daha sonra Haziran sonu ya da Temmuz başı gibi yağışlar oluyor” dedi. “İklim değişikliğinin gittikçe belirginleşen bir göstergesi olarak hava durumu modellerimizde hızlı bir değişim deneyimliyoruz…”

Tüm yaşamı boyunca bu kentte yaşayan Bridgetti Lim Bandi[8], Cape Town’daki yağış modelinin son yirmi yıl içinde dramatik bir şekilde değiştiğini söyledi. al-Jazeera’ye, “Artık ne yazık ki geleneksel Cape Town kışımızı yaşayamıyoruz” ifadesinde bulundu.

Helen Zille[9], şu anda Batı Cape eyaletinin başkanı. Zille, 22 Ocak’ta Daily Maverick’e şunları yazdı[10]: “Bu günlerde uyanık saatlerime hâkim olan soru şu: “Sıfır Günü” geldiğinde suyu nasıl yeniden erişilebilir hale getireceğiz ve anarşiyi önleyeceğiz?”

“Ve hala onu önleme şansımız varsa, şu anda ne yapabiliriz?… Bu sorun, İkinci Dünya Savaşı’ndan ya da 9/11’den bu yana dünyanın herhangi bir yerinde büyük bir şehrin yüzleşmek zorunda kaldığı herhangi bir zorluğun ötesinde.” dedi.

Water scarcity threat to India and South Africa

[1] http://www.wri.org/publication/parched-power.

[2] World Resources Institute: Dünya Kaynakları Enstitüsü.

[3] http://newsroom.unfccc.int/paris-agreement/.

[4] http://www.irena.org/publications/2018/Jan/Water-Use-in-India-Power-Impact-of-renewables-to-2030.

[5] http://www.aljazeera.com/Search/?q=south%20africa%20drought.

[6] http://www.who.int/water_sanitation_health/emergencies/qa/emergencies_qa5/en/.

[7] https://www.news.uct.ac.za/article/-2017-08-10-whats-driving-cape-towns-water-insecurity-and-what-can-be-done-about-it.

[8] http://www.capetownwatercrisis.com/#/.

[9] http://whoswho.co.za/helen-zille-3528.

[10] https://www.dailymaverick.co.za/opinionista/2018-01-22-from-the-inside-the-countdown-to-day-zero/#.Wmc7BEvLjqu.

 

Haberin İngilizce Orjinali

Muhabir: Alex Kirby

Yeşil Gazete için çeviren: Cansu Yılmaz

(Yeşil Gazete, Climate News Network)

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page