Gençliğin kırsala göçme trendi ile yerel gıda hareketleri dalga dalga büyüyor

Green Matters ‘da Brian Spaen  imzası ile yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü Alper Çevirgel’in çevirisi ile paylaşıyoruz

                                                                           ***

Gitgide daha çok gencin şehirlerde yaşamaya başlaması önemli bir soruyu doğuruyor: Çiftçilerimiz nerede? Amerika’nın yeni nesil çiftçileri ne durumda? En kötü ihtimalle çiftçilik gitgide ölen bir endüstri olarak görülüyordu. Şaşırtıcı olarak belki de durum bundan ibaret değil. Gençler azalan çiftçi sayısının yerini tamamen dolduramıyor fakat 35 yaş altı olup kırsal kesime çiftçilik yapmak için yerleşen insanların sayısında kayda değer bir artış yaşanıyor. Y kuşağı tarımı hayatta tutmak için üstlerine düşeni yapıyorlar. Çiftçi sayısındaki bu artış gıda endüstrisini daha organik hale getirebilir ve yerel tarımı dikkate değer bir ölçüde geliştirebilir.

 

Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzey-doğu kesiminde tarım yapan gençlerin sayısında bir artış görüldü. Birleşik Devletler Tarım Departmanı verilerine göre 2007 ve 2012 yılları arasında 35 yaş altı çiftçi sayısında ulusal düzeyde %2.2, tek başına Maine eyaletinde ise %40 bir artış görüldü. Sayılar New Hampshire and Vermont eyaletlerinin kırsal bölgelerinde de yükselişte.

Liz Whitehurst’ın ofisinden ayrılıp 1.5 dönümlük çiftliğine taşınması The Washington Post tarafından konu alındı. Liz 2 yıl önce kâr amacı gütmeyen işlerinden ayrılıp, Y jenerasyonun “Owl’s Nest” (Baykuş yuvası) adlı kırsal tarımalanı hareketine katıldı ve emekliliğe ayrılan bir çiftçiden tarlasını satın aldı.

Liz pestisist ve suni gübre kullanımı sınırlandırarak, tarlalarında lahana, biber, salata yeşillikleri ve domatesi dönüşümlü ekmeye ve organik tarım yapmaya karar verdi. İki arkadaşıyla beraber hasatlarını yerel restoranlara ve pazarlara satarak bölgenin yerel ihtiyacı karşılıyorlar. Liz’in dediğine göre, gelirleri eskisine göre biraz daha kısıtlı ve kâr amacı gütmeyen işinde sahip olduğu bazı avantajlara bu işinde sahip değil.

Liz sahip olduğu yaşam kalitesinden ödün vermek zorunda kalmış olsa da, çiftçilikten aldığı anlık tatmin hoşuna gidiyor. Washington Post’a konuşan Liz: “Bir yandan pozitif bir etkim olmasını istedim, bu üniversite sonrası işlerde çok uzak hissettiğim bir şeydi; diğer yandan tarımda, bir fark  yaratıyorsun. Etkin doğrudan oluyor. ” diyor.

Çiftçiliğe yönelen  Y kuşağı,  gitgide artan ortalama çiftçi yaşını düşürmekle beraber kapanan çiftlik oranlarını da aşağı çekecek. Büyük ölçekli tarım alanı satışları artarken, küçük ölçekli tarım alanlarının varlıklarını sürdürmesi de önemli. İçinde bulundukları topluluğa yeterli miktarda mahsul üretirken, tüketicilerin ihtiyaçlarına ve değişen standartlarına göre tarım alanlarını geliştirip değiştirebiliyorlar.

Bu ayrıca birçok çiftçinin beraber gıda üretimi yapması fırsatını doğuruyor. Wal-Mart ve SuperValu gibi gıda zincirleri lokal çiftçilere çoktan ulaştı ve bu durum büyük ölçekli üreticilerle bir rekabetin başlamasına neden oldu. Liz de internet üzerinden çalışan bir marketle çalışma fırsatı yakalamış ama teklifi kabul etmemişti. Yine de bu akım en niyahetinde yaşamaya devam edecek gibi duruyor.

Lindsey Lusher Shute, Ulusal Genç Çiftçiler Koalisyonu (National Young Farmers Coalition) yönetici müdür Washington Post’a :”Genç çiftçiler çiftçiliğe küçük ölçekte başlamayı ve direkt olarak marketlere satış yapmayı tercih ediyor çünkü bu çiftçiliğe başlamaları ve bunu devam ettirebilmeleri için güvenli ve iyi bir yol…Fakat birçok genç çiftçi de bir üst basamağa çıkıp daha da büyümeye  ve toptan satışa doğru yönelmeye de başlıyor.”

 

Haberin İngilizce orijinali

Muhabir: Brian Spaen

Yeşil Gazete için çeviren: Alper Çevirgel

(Yeşil Gazete, Green Matters)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page