İklim KriziManşet

Matt Damon: Çocuklarımızı gezegenimize daha saygılı davranacak şekilde eğitmeliyiz

İklim değişikliğinin yol açtığı çevresel sorunlara karşı farkındalık yaratmaya çalışan Hollywood aktörlerinden Matt Damon katıldığı Venedik Film Festivali’nde Tuhaf Dergi’den Nando Salva’ya konuştu.

9 Mart 2018’de Türkiye’de vizyona girecek olan “Downsizing / Küçülen Hayatlar” filmiyle beyazperde de göreceğimiz Damon, çevre sorunlarıyla mücadele kapsamında yapılacak en acil şeyin çocuklarımızı üzerinde yaşadığımız gezegene kendimizden daha saygılı davranacak şekilde eğitilmesi gerektiğini söyledi.

Temiz suya ulaşamayan bölgelere su ulaştırmak amacıyla 2009’da Water.org’u kuran Damon, su kıtlığının önümüzdeki 10 yılda toplumun en ağır sorunlarından biri olacağı uyarısında bulundu.

Çevreci bir yergi olan “Küçülen Hayatlar” Norveçli bir bilim insanının aşırı nüfusa çözüm olarak insanları 13 santimetreye küçültmeyi keşfetmesi ve bunu 200 yıl içinde gerçekleşecek global bir dönüşüm olarak sunması sonrasında olacakları hayal ediyor

“Para yemeyen bilimcilerin yüzde doksan dokuzu, biz insanların gezegeni mahvettiğimiz konusunda hemfikir”

-Yeni filminiz Küçülen Hayatlar’da mizahı, insanları çevre sorunları konusunda daha da bilinçlendirmek için bir araç olarak mı kullandınız?

Öyle olmasını umuyorum. İklim değişikliğini reddeden iş çevrelerinden para yemeyen bilimcilerin yüzde doksan dokuzu, biz insanların gezegeni mahvettiğimiz konusunda hemfikir. Yeni kuşakların bizim hakkımızda ne düşüneceklerini merak ediyorum çünkü korkunç derecede sorumsuzca davrandığımız apaçık ortada! Geldiğimiz şu noktada, yenilenemeyen kaynaklar kısa zamanda tükenip biteceğinden, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması dünyanın her tarafında çoktan yaygınlaştırılmış olmalıydı. Buna rağmen böyle bir noktadan o kadar uzakta duruyoruz ki… Vakit kaybetmeden eyleme geçmemiz gerekiyor.

“Yapılması gereken en acil şey, çocuklarımızı üstünde yaşadığımız gezegene kendimizden daha saygılı davranacak şekilde eğitmek”

-Bu yönde kendinizde, hayatınızda köklü bir değişiklik yapmayı düşündünüz mü?

Bazen düşünüyorum, evet. Yazları genellikle Kostarika’ya gider, elektriklerin sık sık kesildiği ormanlık bir alanda haftalarca kalırız. O koşullarda hayat tarzınızı, doğanın size dayattığı koşullara uydurmayı öğreniyorsunuz. Ondan sonra Los Angeles’a geri döndüğünüzde, uçaktan indiğiniz andan itibaren kendin ne kadar devasa bir büyüklükte olduğunu görüyor ve bu konuya kafa yormaya başlıyorsunuz. Yapılması gereken en acil şey, çocuklarımızı üstünde yaşadığımız gezegene kendimizden daha saygılı davranacak şekilde eğitmek. En ufak ve en aptalca ayrıntılara bile dikkat etmek gerekiyor. Sözgelimi benim çocuklarım dişlerini fırçalarken muslukları kapalı tutuyorlar, ki ben çocukken hiç böyle şeylere dikkat etmezdim.

Su kıtlığı önümüzdeki 10 yılda toplumun en ağır sorunlarından biri olacak

-Fakat bugün, 2009’da kurduğunuz Water.org’daki çalışmalarınızla suyun daha sorumlu biçimde kullanılmasının savunuculuğunu üstlendiniz…

Gayret ediyorum diyelim. Bizim hedefimiz dünya çapında içme suyu bulma imkânından yoksun, zamanlarının çoğunu suya ulaşmak için kilometrelerce yol yürümekle geçiren ve bundan dolayı yoksulluğa mahkum olmuş milyonlarca insana yardım eli uzatmak. Şunu söylemekten gurur duyuyorum ki birçok ailenin daha sağlıklı ve vakarlı bir hayat sürmelerini, birçok çocuğun beşinci doğum günlerini kutlamalarını sağlayarak çok sayıda kişinin hayatını değiştirmeyi başardık. Su kıtlığı ya da hiç su bulamamak muhtemelen önümüzdeki 10 yılda toplumumuzun en ağır sorunlarından biri olacak.

“Trump’ın başkan olması berbat bir şey”

-Gezegeni zerre umursamayan Donald Trump gibi bir başkanınızın olması sizde nasıl duygular uyandırıyor?

Bu berbat bir şey. Hala ona alışabilmiş değilim ve dürüst olmak gerekirse, asla alışmak istemiyorum. Trump’ın seçimi kesinlikle kazanamayacağını düşünecek kadar safça bir görüşü benimsediğimi itiraf etmem gerek. New York ve Kaliforniya’da yaşayıp çoğu ilerici olan insanların yanı sıra, ülkenin geri kalan kısmında çoğunlukla benimkinden çok farklı hayatlar süren insanlar da bulunduğunu kavrayamamışım.

 

Röportajın tamamına Tuhaf Dergi’nin Şubat 2018 sayısından ulaşabilirsiniz.

 

(Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi