Kıbrıs’ta basın linççilerine tutuklama

22 Ocak günü, Kıbrıs’ın Lefkoşa kentinde Afrika Gazetesi’ni taşlayan, tabelasına saldıran ve yemin töreni esnasında Kuzey Kıbrıs Cumhuriyet Meclisi çatısına çıkıp açılışı sabote eden kişilerden 6sı çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

1 ayı geçmeyecek bir süre hükümsüz tutukluluk

Olayların ardından tespit edilip gözaltına alınmış zanlılar Ümit Taş, Ahmet Türkmen, Bayram Ak, Mehmet İpek, Oktay Güney ve Abdülhadi Doğan Pazartesi günü geniş güvenlik önlemleri altında mahkeme huzuruna çıkarıldılar. Zanlıları Avukat Recep Soner Sağlam savundu.

Kıdemli Yargıç Tacan Reynar, zanlıların işlemiş oldukları suçların çok ciddi olduğunu ve “müebbet hapis cezası ön gördüğünü” belirtti. Meclis’in çatısına çıkan, Afrika gazetesinin camlarını ve tabelasını kırarak, adeta linç girişiminde bulunan saldırganlar hakkında “teminat” talebine rağmen, 1 ayı geçmeyen bir süre hükümsüz tutuklu olarak cezaevinde beklemelerine emir verdi.

Davanın görüldüğü Lefkoşa Kaza Mahkemesi

Tutuklamaya neden olan olaylar

Tutuklamaya doğru giden olaylar, 21 Ocak günü, kendini ‘icazetsiz siyasi gazete’ olarak tanımlayan Afrika‘nın Türkiye’nin Afrin‘e müdahalesi hakkındaki “Türkiye’den Bir İşgal Harekatı Daha” manşetini atması üzerine TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kuzey Kıbrıs’taki kardeşlerini tavır almaya” davet etmesiyle tetiklenmişti. Bunun üzerine 22 Ocak Pazartesi günü Kuzey Kıbrıs bir linç girişimine sahne olmuştu. Polisin gözleri önünde Afrika gazetesini taşlayan, camlarını kıran, balkonuna tırmanan grup; ellerinde Türkiye bayrağı ve kayı boyu bayrağı addettikleri runik harf benzeri figürlerle deseli mavi flamalarla Meclis önüne de yığılmıştı. İki eylemci Çevik Kuvvet’in koruduğu Cumhuriyet Meclisi‘nin çatısına çıkarak tekbir getirmişti.
Tören esnasında ise, geniş bir özgürlükçü sol yelpazeyi temsil eden Cumhuriyetçi Türk Partisi‘nden milletvekili Doğuş Derya yemin ederken Meclis içindeki bir grubun sözlü saldırısına uğramış, Derya’nın “Faşizme Karşı Omuz Omuza” sözleri üzerine AKP’ye yakınlığıyla bilinen ve ilk defa meclise giren Yeniden Doğuş Partisi‘nin iki vekilinden biri olan Bertan Zaroğlu, katip koltuğundan kendisine gazete fırlatmıştı. Göstericiler,  Kıbrıslı Türk lider ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı‘nın üzerine de yürümüş, polisin gözü önünde Cumhurbaşkanı’na küfür ederek, yuhalamıştı.

22 Ocak günü Erdoğan’ın “tavır alma” çağrısını talimat kabul ederek harekete geçen zanlılardan bazıları

Cumhurbaşkanı Akıncı, “güvenlik zafiyeti” nedeniyle ülkede Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olan Polis Genel Müdürü’nden geniş rapor istemiş, gelen raporu ise yeterli bulmamıştı.

Kıbrıs Türk toplumu arasında polisin olaylar sırasındaki tepkisizliği özellikle rahatsızlık yaratırken, olayların ardından 26 Ocak Cuma akşamı binlerce kişi Sendikal Platform’un çağrısıyla Kıbrıs Türk toplumunun çoğulcu, demokratik yapısına sahip çıkmak için yağmura rağmen Lefkoşa’nın Dereboyu Caddesi’nden Afrika Gazetesi’nin ve Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nün önünden geçerek Cumhuriyet Meclisi’ne vardıkları bir Barış ve Demokrasi Yürüyüşü gerçekleştirmişti. “Barışa, Demokrasiye, Toplumsal Varlığımıza Sahip Çıkacağız” pankartı açılan yürüyüşte, atılan sloganlardan bazıları “Faşizme karşı omuz omuza”,  “Bu memleket bizim biz yöneteceğiz”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Birlik, mücadele dayanışma”, “ Düşünce özgürlüğü engellenemez”, “Vur vur inlesin Erdoğan dinlesin” idi.

26 Ocak Barış ve Demokrasi Yürüyüşü, Lefkoşa. Fotoğraf: Hüseyin Saylı

9 kişi daha aranıyor

Olayla ilgili bulguları aktaran Polis memuru Ömer Karadağlı zanlılar aleyhine “ayaklanma, kanunsuz topluluk, kasti hasar, mülke tecavüz” suçlarından dava getirdi. Polis, olay gününden itibaren gerçekleştirilen soruşturma kapsamında huzurda bulunan zanlıların kamera kayıtlarından tespit edildiğini ancak zanlılar ile birlikte 9 kişinin daha arandığını ancak henüz tespit edilip tutuklanmadıklarını belirtti. Karadağlı zanlılar aleyhine “ayaklanma, kanunsuz topluluk, kasti hasar, mülke tecavüz” suçlarından dava getirildiğini mahkemeye aktardı. Polis zanlılar aleyhinde başlatılan soruşturmanın henüz tamamlanmadığını ancak serbest kalmaları durumunda tahkikata etki edemeyeceklerini belirterek yurtdışına çıkışlarının yasaklanması, haftada 1 gün en yakın polis karakoluna ispati vücut etmeleri ve KKTC vatandaşı muteber ikişer kefilin 50’şer bin TL değerinde kefalet senedi imzalamaları koşulu ile tutuksuz yargılanması talebinde bulundu.

Demokratik eylem yöntemleri dışında,infial ve endişe yarattı

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Kıdemli Yargıç Tacan Reynar teminat ile ilgili olarak kararı açıklamak için mahkemeye ara verdi. Aranın ardından vermiş olduğu kararı açıklamak için oturum açan Kıdemli Yargıç Tacan Reynar zanlıların işlemiş oldukları suçların çok ciddi bir suç olduğunu ve müebbet hapis cezası öngören suçlardan olduğunun altını çizdi. Kıdemli Yargıç sanıkların Demokratik eylem yöntemlerinin dışına taşarak polisin tüm uyarılarına rağmen şiddetin dozunu artırarak gazete binasının camlarını taşla kırdıklarını, hatta daha ileri giderek binaya tırmanıp önce tabelasını kırdıklarını ve sonrasında balkondan içeriye girdiklerini ve mülke tecavüz suçunu da işlediklerini belirtti. Kıdemli Yargıç Tacan Reynar bu olayların toplumda infiale neden olduğunu ve endişe ile karşılandığını belirterek bu tür suçları işleyenlerin sosyal durumlarının dışında kamu menfaati dikkate alınarak teminata bağlanması gerektiğini belirtti. Kıdemli Yargıç bu cümleden hareketle zanlıların ilerde görüşülecek davalarında hazır olmalarını sağlamak maksadı ile 1 ayı geçmeyen bir süre hükümsüz tutuklu olarak cezaevinde beklemelerine emir verdi.

Sağ “Hayret ve üzüntü”yle karşıladı

Mahkemenin vermiş olduğu karara zanlıları karşılamak için gelen, aralarında YDP Genel Başkanı Mağusa Milletvekili Erhan Arıklı ve Lefkoşa milletvekili Bertan Zaroğlu’nun yanı sıra  AKP Kıbrıs Temsilcisi Mehmet Demirci de bulunan destekçileri tepki gösterdi.

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Dursun Oğuz ise, eylem şeklini benimsemediklerini ancak olaylara neden olan unsurların ve buna zemin hazırlayanların hiçbir soruşturmaya tabi tutulmamasını kabul edilemez bulduklarını bildirdi. Dursun açıklamasında ‘Hele de tahrik sonucu gelişen olayların Dünya basınına Kıbrıs Türklerinin Anavatan Türkiye karşıtı olarak gösterilmesine sessiz kalanları hayret ve üzüntüyle karşılıyoruz.’ ifadelerine de yer verdi.

 

(Yeni Düzen, Yeşil Gazete.)