ManşetTürkiye

“Savaş bir halk sağlığı sorunudur” bildirisi yayınlayan TTB üyelerine gözaltı

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” başlıklı bir bildiri yayınladıkları gerekçesiyle hedef haline getirilen Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi’nin 11 yöneticisi hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi.

Gözaltı kararının ardından Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince operasyon başlatıldı ve TTB üyelerin sabah 6.30 sularında evleri polis tarafından basıldı.

Ankara merkezli 8 ilde başlatılan operasyon kapsamında aralarında TTB Başkanı Raşit Tükel’in de olduğu yöneticiler gözaltına alındı.

Tükel, gözaltına alındıktan sonra polis nezaretinde Çapa Tıp Fakültesi’ne götürüldü.

Polis, Türkel’in buradaki ofisinde de arama yaptı. Daha sonra Prof. Dr. Raşit Tükel ile Prof. Dr. Taner Gören sağlık kontrolü için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.

TTB Merkez Konsey üyesi Hande Arpat da, evine yapılan baskın sonucu gözaltına alındıktan sonra yapılacak aramaya eşlik etmesi için TTB Genel Merkezi’ne götürüldü.

Haberi alan sağlık emek ve meslek örgütlerinin yönetici ve üyeleri ile TTB üyesi hekimler genel merkez binası önünde toplandı.

Sağlık emekçileri, arama sonrasında Hande Arpat’ı alkışlar eşliğinde uğurladı.

Başsavcılık’tan açıklama

Gözaltılara ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Başsavcılığımızca Türk Tabibler Birliği yetkilileri hakkında 3713 sayılı kanun uyarınca yapılmakta olan soruşturma kapsamında 11 yönetici hakkında gözaltı kararı verilmiş olup, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlilerince yasal işlemler bu sabah itibarıyla başlatılmıştır. Ankara merkezli 8 ilde gözaltı, arama ve el koyma işlemlerine devam edilmektedir.”

Evleri basılıp, arama yapılan ve haklarında gözaltı kararı bulunan TTB Merkez konseyi üyesi doktorlar şöyle:

TTB Başkanı Raşit Tükel

Merkez Konsey üyeleri

Sezai Berber

Sinan Adıyaman

Selma Güngör

Şeyhmus Gökalp

Hande Arpat

Ayfer Horasan

Taner Gören

Funda Obuz

Yaşar Ulutaş

Nazım Yılmaz

Gözaltılara ilişkin ilk tepkiler CHP ve HDP’den geldi.

CHP milletvekili Ali Şeker, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “TBB Başkanı Raşit Tükel ve yönetim kurulu üyelerini gözaltına alan ceburrat iktidara boyun eğmeyeceğiz. 12 Eylül 1980’in üzerinden 37 yıl geçti ve faşizm yine bu ülkeyi hedef alıyor. Zulmün karşısında insanlık kazanacak, barış kazanacak” sözleriyle TBB üyelerine destek mesajı yayınladı.

HDP’li Ayhan Bilgen sosyal medyadan yaptığı açıklamada;” artık herkes savaş yanlısı doktor arasın” ifadelerini kullandı.

TTB ne demişti?

TTB, Afrin operasyonuna dair yaptığı “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” başlıklı açıklamada “Her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir” demişti.

TTB’nin açıklaması şöyleydi:

“Biz hekimler uyarıyoruz.

Savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur.

Her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir.

Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın, barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz.

Savaşla baş etmenin yolu, adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır.

Savaşa hayır, barış hemen şimdi!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan “terörist seviciler” demişti

Bu açıklama sonrası Erdoğan, Türk Tabipleri Birliği’ni “Terörist seviciler” ifadesiyle hedef gösterdi. Erdoğan konu hakkında şunları söyledi:

“Bazı kesimler bunu iyi duysunlar. Bugün operasyonun 7. günü. 343 terörist etkisiz hale getirildi. Bunlar tespit edilenler. Bundan rahatsız olan, sözde Türk Tabipler Birliği gibi bir kesim savaşa hayır diye kampanya yürütmek istiyor. Bu terörist sevicilerin bugüne kadar barışa evet dediklerini duymadık. Bunlar bugüne kadar güneydoğuda, doğuda, vatandaşlarım şehit edildi. İçeride olan terör uygulayıcılarına yönelik en ufak açıklama duyduk mu? Duymadık. Bunlar bu işin içindeler. Kandil’e kadar gidip, ondan sonra yazdıkları kitaplarla kendilerine kaynak temin etmeye çalışanların teröristlerin karşısında dikildiklerini duymadık. PYD, YPG, DEAŞ, PKK, bütün bu terör örgütlerinin yapmış olduğu taciz hareketlerine karşı bizim uluslararası hukuktan doğan haklarımızı hazmedemeyen bu sözde kişiler veya dernek kusura bakmasınlar. Attığımız adım kararlı bir adımdır.”

TTB’den yanıt: Hekimlik değerleri açıktır

Erdoğan’ın hedef göstermesi sonrası Türk Tabipler Birliği’nin sitesinden 7 maddelik bir açıklamayla yanıt verdi.

Açıklama şöyle:

1. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi 24 Ocak 2017 Çarşamba günü kamuoyuna bir açıklama yapmıştır.

  1. Açıklamayı izleyen iki gün içerisinde tarafımıza farklı tepkiler ulaşmıştır. Açıklamamızı olumlayan ve destekleyen bir çok geri bildirimin yanında, metinde yer almayan ifadeler eklenerek hedef gösteren ve adeta bir lince davetiye çıkaran söylemler ve tehditler de söz konusudur.
  2. TTB Merkez Konseyi gerek hekimlerin gerekse de vatandaşlarımızın tepkilerini dikkatle dinlemektedir.
  3. Öncelikle tekrarlanması gereken TTB Merkez Konseyi’nin açıklaması halen sınır ötesinde bulunan çocuklarımızı, onların ana, baba ve yakınlarını da gözeterek, büyük bir özenle, hiçbir insana hürmetsizlik etmeyen bir uslupla kaleme alınmıştır. Orada görevli bulunan insanlar tepki gösterenler kadar bizim de canımızdır. TTB Merkez Konseyi bu anlamda kendisi hakkında yapılan çarpıtmaları reddetmektedir.
  4. TTB Merkez Konseyi bu süreçte bir hekim birliği tutumu ve sorumluluğuyla görüşlerini ifade etmiştir. Savaş, çatışma, terör operasyonu ve benzeri durumlarla ilgili hekimlik değerleri ve yıllar boyunca geliştirilen tutum bildirgeleri hiçbir farklı yoruma yer bırakmayacak kadar açıktır. TTB Merkez Konseyi’nin 24 Ocak tarihli açıklaması bütünüyle bu birikime sadık kalarak yapılmıştır.
  5. Yukarıdaki gerçeklere rağmen tepkilerin kimi provokatif saldırılara da meydan verecek çağrılara, hedef göstermelere dönüştüğünü üzülerek duyuyor, görüyor, yaşıyoruz.  Son olarak devletin en yetkili makamlarının açıkladıkları görüşler kimileri için TTB Merkez Konseyi’nin hedef olarak algılanması tehlikesini de içermektedir.
  6. TTB Merkez Konseyi bu bilgiler ışığında kamu otoritesine herkesin can güvenliğini güvence altına alacağı ve hiç kimseyi dışlamadan görüşlerini ifade edebileceği bir ortamı tesis etme görevini yerine getirme sorumluluğunu hatırlatır, bu vesileyle özgür, demokratik ve barış içerisinde bir Türkiye ve dünya özlemimizi bir kez daha paylaşırız.”

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedef gösterdiği Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi 11 kişi hakkında soruşturma başlatmıştı. İçişleri Bakanlığı “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) başlattığı Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Harekâtı’na ‘savaş’ değerlendirmeleri yaptığı” gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açılmasını talep edeceğini açıklamıştı. İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada “Merkez Konseyi üyelerinin görevlerine son verilmesi amacıyla dava açılmasını talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur” denilmişti.

 

(Cumhuriyet, Evrensel)

Kategori: Manşet