“Ben soğuğa alışığım sen sadece silgi gönder”

Hiç şiir okumamış gibi kötüsünüz/ Bir köpeğin başını hiç okşamamış/ Hiç bayram şekeri dağıtmamış/ Çocukla çocuk olmamış gibi kötüsünüz.” dediğimiz bir dönemin içerisinde iken güzelliğe ve iyiliğe koşan insanlara dokunalım istedim.

Bir yıl önce başlattığı “1000 Motorcu 1000 Çocuk” projesi ile bin motorcunun fotoğrafını çekerek bin çocuğa yardım götürme hedefine ulaştı İlker Kül.

Hayatında aldığı radikal kararın üzerine çıktığı bu yolda sosyal projesine ve çocuklara dair İlker Kül ile konuştuk.

Röportaj: Meltem Dağcı

***

Motor tutkunu, fotoğraf sanatçısı İlker Kül’ü biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

İlker Kül: 1000 Motorcu 1000 Çocuk projesinin kurucusuyum. Uzun yıllar boyunca otomotiv sektöründe çalıştım. Hobim olan fotoğrafçılığı da paralel olarak sürdürdüm ve Atlas Çocuk dergisi, Borajet Havayolları gibi dergilerde fotoğrafçılık yaptım.

1000 Motorcu 1000 Çocuk projesinin tohumları ilk olarak 2011 yılında atıldı. Aradan geçen 6 sene içinde 158’in üzerinde okulda binlerce çocuğa yardım paketleri ulaştırdım.

2016 Mayıs ayında tüm zamanımı ve niteliklerimi bu projeye adamaya karar verdim ve projeyi bir adım ileri taşıma hayalimi 1000 Motorcu 1000 Çocuk adıyla hayata geçirdim.

2017 Temmuz ayında kurumsal iş hayatıma son verdim ve sadece çocuklara yardım yaparak geçireceğim yeni bir hayata başladım.

“ 1000 Motor 1000 Çocuk “ proje fikrinize çocuklara olan tutkunuz mu etken oldu? Nasıl ortaya çıktı, biraz süreçten bahseder misiniz? 

İlker Kül: Motosikletimle seyahat etmeyi ve fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Çocukları çok seviyorum. Bu üç sevdamı birleştirmek hiç zor olmadı.

Baktım ki hobilerimi insanlara açtığım zaman başta kendim olmak üzere binlerce insanı mutlu ediyorum. O yüzden hayatımı bu projeye adamaya karar verdim.

Çok iyi geliri olan bir işi bırakarak, paradan ve lüksten vazgeçip köylerde ihtiyacı olan çocuklar için yollara düştünüz. Bu projenin amacı neydi? Nerelere kadar gidip çocuklara sarıldınız?

İlker Kül: Çünkü çocuklar bizim geleceğimiz, her şeyimiz. Özellikle kırsal kesimde zorluklar içinde yaşayan çocukları mutlu etmek, onların yüreklerine, ruhlarına dokunmak çok özel.

Sarılmayı bilmeyen, hayatlarında gofret görmemiş, karda kışta ayağında naylon çizme veya patik ve terlikle giden çocuklara sevgiyi, almadan vermeyi, paylaşımı, köylerde yaşamanın da değerli olduğunu, ne iş olursa olsun severek yapılırsa her şeyi başarabileceklerini, ufuklarını daha geniş açarlarsa basit bir motosikletle bile neler başarabileceklerini, okumanın önemini aşılamak istiyorum. Bir nebze de olsa başardığımı düşünüyorum.

Sadece bu projede Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Kütahya, Van, Batman, Şırnak, Muğla, Ağrı, Malatya, Bitlis, Muş, Hatay, Manisa olmak üzere 29 okulda 1069 çocuğa sarıldım.

Çocukların saf sevgilerini hissetmek şüphesiz ki gerçek olan bir duygudur. Unutamadığınız ve yüreğinize dokunan bir anıyı bizimle paylaşır mısınız?

İlker Kül: “Ben soğuğa alışığım sen sadece silgi gönder” demişti altı yıl önce yanına gideceğimiz ve gelirken ne alalım diye sorduğumuz çocuk. Yanlış yazdığımda silecek silgi bulamıyorum burada dedi. Oysa karlı havada ayağında bir terlik ve patik vardı. Gofret uzatmıştım, almamıştı bir başka çocuk. Neden diye sorduğumda “O ne ki?” demişti. Gofret görmemiş çocuklar vardı bu ülkede.

Ya hediyelerini açtığımda “Bunlar gerçekten benim mi? Ama ben bunları nasıl giyerim?” diye soran Afyon’lu Meryem?

Büyüyünce ne olacaksın dediğimde “Ben de senin gibi köy köy dolaşıp çocukları mutlu edeceğim” diyen Hataylı çocuk.

Daha önce ziyaret edip hediyelerini dağıtıp ikinci kez sürpriz ziyaret yaptığımda beni okul bahçesinde gören çocukların “Bin motorcu amca geldiiiii” diye bağıra bağıra öğretmenlerinin yanına koşması.

Batmanlı Berfin: “İlker abı seni öpebilir miyim? Ama seni babamı öptüğüm gibi öpeceğim” diyip bana sarılması yok mu? Meğer babası kamyon şoförüymüş ve aylarca yollarda olurmuş.

Ya bir gofreti verdiğinizde herkes yediği halde çantasına saklayan ve sonra okul çıkısı takip ettiğimde bahçede bekleyen diğer iki kardeşi ile paylasan Şırnaklı kız : “Sen o kadar yolu bu soğukta motosikletle bize hediye vermek için mi geldin?” diyen sümüklü çocuk. Sen ne tatlısın diye yanağımı seven altı yasındaki minik kalp.

Okulun bahçesinde kurduğum çadırda sabahın yedisinde güne başlamak için kafamı çıkardığımda sessizce uyanmamı bekleyen soğuktan donmuş ama meraklarından bir yere kıpırdayamamış onlarca minik göz.

İste böyle hikâyelerle geçiyor günler… 

Yardım götürdüğünüz çocuklar için ilerleyen zamanlarda farklı projeleriniz var mıdır? Bu arada gideceğiniz rotanızda hangi iller var acaba? 

İlker Kül: Tabi ki var. Bazı bölgelerde birkaç okulu bir araya toplayıp, devletten de yardım alarak çocuk tiyatroları organize etmek istiyorum. Bu bölgelerdeki çocuklar hayatlarında hiç tiyatro seyretmemiş. Ayrıca dönem dönem çocukları toplayıp belli sayılarda gruplarla İstanbul’u gezdirmek istiyorum.

Şubat’ın ilk haftası Şanlıurfa Siverek’te 3, 10 Şubat’ta Adana’da 1, 2 Mart’a Samsun Havza ve Vezirköprü’de 1’er okulum var. 

Şu an itibariyle rakamsal olarak zaten binden fazla çocuğa ulaştınız. 13 yaşında bir kızınız var.  Kızınızla bu hususta fikir paylaşımı yapıyor musunuz? Neler söylüyor kendisi?

İlker Kül: Artık kızım bu olaylara çok alıştı. Çok normal karşılıyor. Dile kolay tam 6 yıldır bu yardımları sürdürüyorum.

Yeni alışmaya çalıştığı şey ise artık bir evimin olmayışı ve sürekli yollarda olmam. Ayda 10 gün gibi görebiliyorum artık kızımı. Ama bu süreci daha da arttırmaya başlayacağım yakında.

 

Çocuklara olan sevgimi sanırım bu dünyada en iyi bilen insan o.

Kendi kendinizin sponsoru olarak başladığınız bu projede şu an da herhangi bir maddi destek sağlayan, yardım eden kimseler var mıdır? Size nasıl ulaşabilirler? 

İlker Kül: Şu anda projemi yürütebilmek adına motosikletim, bakımları ve motosiklet kıyafetlerim dâhil olmak üzere, cep telefonumdan internetime kadar birçok masraf tutan kalemler sponsorlarım tarafından karşılanıyor. Sadece yakıt, yemek ve özellikle fotoğraf ekipmanımın destekçisi yok ve beni en zorlayan kalemler bunlar. Ama bir şekilde onları da sorun etmeyerek aşmaya çalışıyorum.

Bunun dışında fotoğraf çekimlerine katılarak destek olabilirler hem de çocuklara hediyelerini aldığım ve ayrıca bu ürünleri sıfır karla bana temin eden sponsorum Ercanlar Kırtasiye’den (http://www.ercanlar.com/1000-motorcu-1000-cocuk ) linkteki ürünlerden istedikleri kadar alıp havuzumuza atarak destek olabilirler.

Ancak takip edebilmemiz için sipariş numarasını da bize iletmeleri gerekiyor. İ[email protected] adresinden iletişim kurabilirler.

Ya da sosyal medyada 1000motorcu1000cocuk sayfalarından bize ulaşabilirler.         

Son olarak, tüm dünya çocukları için neler söylemek istersiniz? 

İlker Kül: Onlar bizim geleceğimiz. Onları sevip, sahip çıkıp, iyi eğitilmelerini sağlamak hepimizin görevi olmalı.

 

Röportaj: Meltem Dağcı

(Yeşil Gazete)