İstanbul geri dönüşümle tanışırken dünya kentlerinden örnekler

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, halkı geri dönüşüme teşvik edecek bir projeyi harekete geçireceğini duyurdu. Şehrin farklı noktalarına kağıt, metal ve plastik atıkları geri dönüşüme kazandırmak için koyulacak otomatlar sayesinde, atıkların geri dönüşüm bedeli kadar miktar, İstanbulkart’a kredi olarak yüklenecek.

(İlgili haber: https://yesilgazete.org/blog/2018/01/08/atiginizi-donusturun-istanbulkartiniza-kredi-yuklensin/)

Ters Çalışan Otomat (reverse vending machine), aslında hiç de yeni değil. İçecek kutularını alarak para veren bu makinelerin patenti, ilk kez 1920’de Amerikan şirketi Reverse Vending® tarafından alınmış. Çalışan ilk makine, İsveçli Wicanders tarafından 1950’lerin sonunda üretilmiş, geliştiren ise 1962 yılında Norveçli Aage Tvetian olmuş. Avrupa’da 50 seneden uzun bir zamandır, genellikle marketlerde yer alan bu makineler, boş içecek kutularının toplanması ve tüketiciye depozito bedelinin geri verilmesi prensibiyle kullanımda. Hatta İsveç’te plastik şişe ile çalışan aterilerin yer aldığı bir oyun salonu bulunuyor. Japonya’da ve pek çok ülkede metro gibi toplu taşıma biletleri, bu otomatlardan alınabiliyor.

Yıl 2018, halkımız geri dönüşüm konusunda hala çok eğitimsiz. İstanbul’da atıklarımızı ayrıştırsak bile, atabileceğimiz noktaların yetersiz oluşundan dolayı, seyyar arabalı kağıt toplayıcılarına adeta duacıyız. Bazı süpermarketler, atık yağ ve kullanılmış pillerin bırakılabileceği noktalar sağlıyor. Yine de tüketiciler geri dönüşümün önemi konusunda yeterli bilince sahip değil. Forbes’in 2013 rakamlarına göre, şehir atıklarının geri dönüşüm oranı Türkiye’de %1. Bu oran, geri dönüşüm konusunda lider ülke olan Almanya’da %65.

“Atığını getir, kartına kredi yükle” uygulaması, karşılığında bir ödül vaadettiği için, şüphesiz vatandaşımızı işbirliğine razı edecektir. Kayıtlı 15 milyon nüfusu olan İstanbul için geç kalmış bir uygulama olsa da, halkı geri dönüşüm konusunda bilinçlendirmek, harekete geçirmek için çok önemli bir proje. Umarız ki başarılı olur ve ileride bu tarz projelerle daha çok karşılaşırız.

Bakalım dünyada diğer şehirlerde geri dönüşüme teşvik için nasıl projeler yapılmış?

Yeşil Ellerle Yakalandılar

İnsanın doğasında var, işin ucunda bir havuç yoksa zahmete girmemek. Geri dönüşüme katkıda bulun, ödülü kap projelerinden biri olarak ABD’de, Ohio’da 2010 yılında “Yeşil ellerle yakalandı” (Caught Green Handed) kampanyası yürütüldü. Geri dönüşüm kutularına atık getiren tüketiciler, çeşitli mağazalardan hediye kartlarıyla karşılandı. Başta az sayıda olan “yeşil elliler”, ödül dağıtıldığı haberi yayıldıkça arttı. Bu kampanya, daha sonra başka bölgelerde de uygulandı, üniversite öğrencileri tarafından sahiplenildi ve viral hale geldi.  

Barselona’da Mutfak Atık Yağı Geri Dönüşümü

Sıvı yağ, Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi. Yemek yaptıktan sonra, atık yağların lavabodan dökülmesi ise en büyük çevre sorunlarından biri. Yağlar suda çözünemediği için donarak boruları tıkıyabilir, ancak problem bundan çok daha büyük. Suları temizleyen bakterilerin yaşamasını engelleyen bir tabaka yaratıyor ve deniz kirliliğine sebep oluyor. 1 litre atık yağ, 1000 litre suyun kirliliğine yol açıyor.

2010 yılında, Barselona’da hayata geçen bir uygulama ile, mutfak atık yağlarının geri dönüşümü hedeflendi. Belediye tarafından ücretsiz olarak dağıtılan, “Olipot” olarak adlandırılan kapları edinen tüketiciler, atık yağlarını bu kaplarda toplayarak, şehirde belli alanlara yerleştirilmiş “yeşil noktalar”da geri dönüşüme kazandırmaya başladı. Kentlilerden gelen talep çok olunca, belediye Olipot’lardan daha fazla ürettirdi, ve her evde bir tane olması sağlandı. Toplanan ve geri dönüşüm fabrikalarına yollanan atık yağlar, biodizele dönüştürülüyor.

Case study Olipot. Ajuntament de Barcelona-SD from montse foncubierta on Vimeo.

Koca Göbekli Çöp Kutuları (BigBelly Bins)

Çöp kutuları akıllandı! Zeki göbekli çöp kutuları, çöpleri atıldığı anda ayrıştırıyor, ve yenisi için yer açabiliyor. Her kutu 600 litre kapasiteye sahip. Bu, standart sokak çöp kutularının 8 katı bir hacme sahip oldukları anlamına geliyor. Bu da, geri dönüşüme yardımcı olmalarının yanı sıra, atıkların yolculuğunda daha az yer kaplayarak bir defada daha fazla atık taşınmasına ve karbon salınımın düşmesi anlamına geliyor. Güneş enerjisiyle çalışan kutular, kapasitelerine ulaşmaya yakın GPS ile merkeze haber gönderiyorlar. Böylece taşıma kamyonları dolmadan gereksiz yolculuk yapmamış oluyor.

İlk defa Avustralya’da boy gösteren bu akıllı çöp kutuları, New York, Rotterdam, Amsterdam, Tokyo, Londra, Dublin gibi pek çok şehirde kullanımda.

Sıfır Atığa Doğru Bir Kasaba: Kamikatsu

Önümüzdeki birkaç sene içinde sıfır atık hedefleyen pek çok ülke var. Ancak Japonya’da bir kasabanın sakinleri bu amacı gönülden sahiplenmiş. Atıkları ayrıştırmak zor bir işe gibi görünebilir, ancak 1700 nüfuslu Kamikatsu kasabasında yaşayanlar atıklarını tam 34 kategoriye ayırıyor. 2003 yılında bir hedefe yöneldiler: 2020 yılına kadar sıfır atık kenti haline gelmek. 2017 yılı itibariyle, atıklarının %80’inden fazlasını geri dönüştürmekteler. Kamikatsu halkı, 34 kategoriye ayrıştırdıkları atıkları, geri dönüşüm merkezlerine kendileri taşıyorlar. Sadece kağıt atıkları bile gazete, dergi, karton, broşür olmak üzere 4 farklı kategoriye ayırıyorlar.

 

Kamikatsu sadece geri dönüşüme değil, ileri dönüşüme de önem veriyor. Kasabada, kullanılmış eşyaların yerliler tarafından yeniden değerlendirilmesiyle üretilmiş kıyafetler, oyuncaklar, objelerin bedava alınabildiği, kullanılmış eşyaların da bırakılabilindiği bir dükkan bulunuyor.  

Houston, Bir Problem Var

Ne yazık ki her proje bu örneklerdeki gibi başarılı olamıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde Houston’da 2014 yılında düşük geri dönüşüm oranını artırabilmek için, “One Bin For All” (Hepsi için bir çöp konteynırı) uygulaması başlatıldı. Amaç, atıklarını ayrıştırmayı zor bulan halkın, geri dönüşebilir atıkları ayrıştırmadan, tek bir kutuya atmalarını sağlamaktı. Ancak her türlü atık birlikte atıldığı için 2016 yılında bu proje başarısız olarak sonlandırıldı.

Bonus: İsveç’in Geri Dönüşüm devrimi

Hiçbir atığın ziyan olmaması harika olmaz mıydı? İsveç bu noktaya çok yakın.

Gazeteler kağıda dönüştürülüyor, şişeler tekrar kullanılıyor ya da eritilerek yeni ürünlere dönüşüyor, plastik kaplar plastik hammaddesi oluşturuyor, yiyecek atıkları kompost yapılıyor ve toprağa dönüşüyor veya biogaz elde ediliyor. Geri dönüştürülmeyen atıklar da yakılarak enerji elde ediliyor. Çöp yakma tesislerinden çıkan duman, filtrelemeye tabi tutuluyor. Geride kalan küller, yanmayan seramik/porselen içeriyor, bunlar da yol yapımında kullanılıyor. İsveç, 2014 yılında diğer ülkelerden 2.7 milyon ton atık ihraç etti. Üretilen enerjinin temiz enerji olup olmadığı bir tartışma konusu.

 

 

Rana Söylemez

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page